Ana içeriğe geç
Sözlük

kulak ile cümle

kulak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O onların ricasına kulak asmadı.He turned a deaf ear to their request.
O, onlara göz kulak oldu.He kept an eye on them.
Onun uyarısına kulak vermeliydin.You should have paid attention to her warning.
Onun yeni saç modeli kulaklarını örtüyor.Her new hairstyle covers her ears.
Sesi hâlâ kulaklarımda çınlıyor.Her voice still rings in my ears.
Onun güzel sesi kulaklar için gerçek bir bayramdı.Her lovely voice was a real feast to the ears.
O ellerini sıkıca kulakları üzerinde tuttu.She held her hands tightly over her ears.
O, kulaklarına küpe takar.She wears rings on her ears.
O, onun söylediğine kulaklarını kapattı.She closed her ears to what he was saying.
Duvarların kulakları vardır, shouji'nin gözleri vardır.Walls have ears, shouji have eyes.
Çalıştığım zaman kulaklıkla müzik dinlerim.When I study, I listen to music with earphones.
Ben yokken bebeğe göz kulak ol.Keep an eye on the baby while I am away.
Kulak misafiri olmak istemedim ama tesadüfen duydum.I didn't mean to eavesdrop, but I did overhear you.
Babanın söylediklerine kulak asmaDon't pay any attention to what your father says.
Neden kulak memelerimiz olduğunu merak ediyorum.I wonder why we have ear lobes.
Kulak memelerinin ne işe yaradığını merak ediyorum.I wonder what ear lobes are for.
Kulaklarıma inanamadım!I couldn't believe my ears!
O, kulakları olan kirpileri asla görmediğini söylüyor.She says that she's never seen hedgehogs with ears.
Tavşanların büyük kulakları vardır.Rabbits have big ears.
Duvarların kulakları var, sürgülü kağıt kapıların gözleri var.Walls have ears, sliding paper doors have eyes
Kulaklarının arkasını kaşıdığımda kedim bundan hoşlanıyor.My cat likes it when I scratch her behind the ears.
Köpek kulaklı sayfalar kitapları daha az değerli yaptı.The dog-eared pages made the book less valuable.
Bavuluma bir dakika göz kulak olabilir misiniz?Would you mind watching my suitcase for a minute?
Kulak yolu ses dalgalarını kulak zarına iletir.The ear canal sends sound waves to the eardrum.
Kulak kanalı, kulak zarına ses dalgaları gönderir.The ear canal sends sound waves to the eardrum.
Kulaklarım tıkalı hissediyorum.My ears feel stuffy.
O kulaklıklar çalışmıyor.Those earphones don't work.
Lütfen bagajıma göz kulak ol.Please look after my luggage.
Bana kulak asman için ne yapabilirim?What can I do to make you pay attention to me?
Afrika fillerinin, Asya fillerinden daha büyük kulakları vardır.African elephants have bigger ears than Asian elephants.
Amacım konuşmanıza kulak misafiri olmak değildi.I didn't mean to eavesdrop on your conversation.
Tom, çocuklara göz kulak olur musun?Tom, could you keep an eye on the kids?
Tom sık sık kulak enfeksiyonu olur.Tom often gets ear infections.
Tom kulaklarına inanamadı.Tom couldn't believe his ears.
Tom Mary'den gelen bir tavsiyeye kulak asmaz.Tom doesn't heed any advice from Mary.
Tom Mary'nin kalmak için eve geri döndüğünü duyduğunda kulaklarına güçlükle inandı.Tom could hardly believe his ears when he heard that Mary was coming back home to stay.
Bence Mary kulaklarını deldirmek için çok genç.I think Mary is too young to have her ears pierced.
Tom Mary'nin onun hakkında konuştuklarına kulak misafiri oldu.Tom overheard Mary talking about him.
Tom kulaklarına kadar borçlu.Tom is up to his ears in debt.
Tom, Mary'nin John'a söylediğine istemeden kulak misafiri oldu.Tom couldn't help overhearing what Mary said to John.
Tom, Mary'nin John'a göz kulak olmasını rica etti.Tom asked Mary to keep an eye on John.
Tom Mary'nin John'a göz kulak olmasını rica etti.Tom asked Mary to keep an eye on John.
Kulaklığım olmadan güçlükle duyabiliyorum.I can barely hear without my earphone.
Sevinç ve utanç ile o, kulaklarına kadar kızardı.With joy and shame, she blushed to her ears.
Kulaklarım ağrıdı.My ears hurt.
Traş olurken kulaklarını yaraladı.He hurt his ear while he was shaving himself.
Tavşanların uzun kulakları ve kısa kuyrukları vardır.Rabbits have long ears and short tails.
Ona göz kulak ol.Keep an eye on him.
Kedilerin sivri kulakları var.Cats have pointed ears.
Çok kötü bir kulak ağrım var.I have a very bad earache.
Ona kulak verme.Don't pay attention to her.
Kulaklığı tak.Put the headphone on.
Duvarların kulakları vardır, kapıların gözleri vardır.The walls have ears, the doors have eyes.
Afrika filinin, Asya filinden daha büyük kulakları vardır.The African elephant has bigger ears than the Asian elephant.
Yaban tavşanlarının uzun kulakları vardır.Hares have long ears.
Tüm uyarılara kulak verin.Heed all warnings.
"Bunlar kimin kulakları?" "Mickey Mouse'un.""Whose ears are these?" "They are Mickey Mouse's."
"Bunlar kimin kulaklıkları?" "Onlar Fatima'nın.""Whose earphones are these?" "They are Fatima's."
Hiç kimsenin onlara sahip olmadığı yerde kulaklarım ve gözlerim var.I have ears and eyes where nobody has them.
Karıncaların kulakları var mı?Do ants have ears?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod