Kulağıma bağırmayı bırak.Stop yelling in my ear.
Büyükbabana göz kulak ol.Take care of your grandfather.
Kulak misafiri olabilir miyiz?Can we be overheard?
Kulaklarını oynatabilir misin?Can you wiggle your ears?
Konuştuklarımıza kulak misafiri olabilecek birini düşünüyor musun?Do you think anyone will be able to overhear what we're talking about?
Kulaklarım donuyor.My ears are freezing.
Sen onu benim külahıma anlat!Tell it to the marines!
Tom Mary'nin dediğine kulak misafiri olmaktan kendini alamadı.Tom couldn't help overhearing what Mary said.
Kulaklığını çıkar.Take your headphones off.
Tom yeni bir kulaklık seti satın aldı.Tom bought a new set of headphones.
Tom ellerini kulaklarının üzerine koydu.Tom put his hands over his ears.
Kulaklarım hâlâ çınlıyor.My ears are still ringing.
Tom'un komşusu o uzaktayken onun için Tom'un evine göz kulak olacağını söyledi.Tom's neighbour said he would keep an eye on Tom's place for him while he was away.
Tom, Mary'nin sevgilisiyle yaptığı konuşmaya kulak misafiri oldu.Tom overheard Mary's conversation with her lover.
Onlara göz kulak olalım.Let's keep an eye on them.
Ona göz kulak olalım.Let's keep an eye on him.
Sana göz kulak olacağım.I'll keep an eye on you.
Onlara göz kulak olacağım.I'll keep an eye on them.
Ona göz kulak olacağım.I'll keep an eye on him.
Her zaman onlara göz kulak olurum.I always keep an eye on them.
Her zaman ona öz kulak olurum.I always keep an eye on him.
Ona her zaman göz kulak olurum.I always keep an eye on her.
Onlara göz kulak olur musun?Could you keep an eye on them?
Ona göz kulak olabilir misin?Could you keep an eye on him?
Onlara göz kulak olabilir misin?Can you keep an eye on them?
Onlara göz kulak olurdum.I would've taken care of them.
Onlardan benim eşyalarıma göz kulak olmasını istedim.I asked them to watch my things.
Burada kal ve onlara göz kulak ol.Stay here and look after them.
Burada kal ve ona göz kulak ol.Stay here and look after him.
Dan Linda'nın sevgilisi ile konuşmasına kulak misafiri oldu.Dan overheard Linda's conversation with her lover.
Tom'un bir kulak enfeksiyonu var.Tom has an ear infection.
Tom, tavsiyeleri sağır kulaklara düştüğünde hayal kırıklığına uğradı.Tom became frustrated when his suggestions fell on deaf ears.
Onun kulak memeleri büyük ve etliydi.His earlobes were large and fleshy.
O benim hiç başıma gelmedi, şeytan kulağına kurşun.That has never happened to me, touch wood.
Dan her zaman bana göz kulak olacak.Dan will always be watching over me.
Dan'in boğazı neredeyse kulaktan kulağa kesildi.Dan's throat was cut almost from ear to ear.
Tom'a göz kulak ol, tamam mı?Keep an eye on Tom, will you?
Beş dakika için valizime göz kulak olabilir misin?Could you keep an eye on my suitcase for a few minutes?
Van Gogh sahiden kulağının birini kesmiş mi?Did Van Gogh really cut off one of his ears?
Kulağa pek hoş gelmiyor.It doesn't sound so good.
Kulağın dış tarafı kıkırdaktan yapılmıştır.The outer part of the ear is made of cartilage.
Mary, Tom'un kulağına bir şey fısıldadı.Mary whispered something in Tom's ear.
Çocuğunuzun kulağının çekilmesi lazım.That child of yours needs a good talking to.
Kulaklarındaki devamlı tiz çınlama Tom'u çılgına çeviriyor.The constant, high-pitched ringing in Tom's ears is driving him crazy.
Onun yelken gibi kulakları var.She has sail-like ears.
Pamuklu çubuklar kullanarak kulaklarımı temizlerim.I clean my ears using cotton swabs.
Ben bir pamuklu çubukla kulak zarımı patlattım.I punctured my eardrum with a cotton bud.
Neden tavşanların uzun kulakları vardır?Why do rabbits have big ears?
Tavşanların neden büyük kulakları vardır?Why do rabbits have big ears?
Neden tavşanların kulakları büyüktür?Why are rabbits' ears big?
Tavsiyeme kulak ver ve Ubatuba'ya git.Take my advice and go to Ubatuba.
Bir milyon dolar için gözlerinizden vazgeçer miydiniz? Kulaklarınıza ne dersiniz?Would you give up your eyes for a million dollars? What about your ears?
Kedilerin iki kulağı vardır.Cats have two ears.
Tom duyarsız kulaklı.Tom is tone deaf.
Tom müzik kulağı olmadığını söylüyor.Tom says he's tone deaf.
Kulağa hiç inandırıcı gelmiyor.That sounds terribly farfetched.
Geceleyin artık müzik dinleyemiyorum çünkü kulaklığım bozuldu.I can't listen to music at night anymore because my headphones broke.
Kulağa hoş geliyor.It sounds very beautiful.
Tom gece silahlı gündüz külahlıydı.Tom was leading a double life.
Kulağım sende değildi. Tane tane anlatabilir misin?I'm not following you at all. Can you break it down for me?