Kulak püskülleri bulunmaz.귀 피부에 색소가 없다.
Kulak makarnası (Kulak makarnası içine et konularak katlanmış yufkanın haşlanmasıyla yapılır.)탁구에게 옥떨메(옥상에서 떨어진 메주)란 소리를 들으며 후일 거성가 맏 며느리가 된다.
Daha büyük kulak yüzeyi daha çok ısının çıkabilmesine olanak verir.이러한 큰 귀는 열이 식는 것을 도와 준다.
Kulak İçi kulaklıklar (İng.(예) 개가 귀를 기울인다.
Kedigiller iki kulağını birbirinden bağımsız şekilde farklı yönlere doğru hareket ettirebilir.각각의 코어는 다른 것들과는 독립적으로 작업을 처리할 수 있다.
Yapraklar basit, derimsi, kulakçıksız, almaşık (nadiren karşılıklı).그들이 다루는 소재는 통속적이고 비속하고 시사적(時事的)이고 유행적인 것들이다.
Kulakları tırmalayan havlama gibi sesi vardır.귀나 코를 대신해서 소리나 냄새를 느낀다.
Bu ismin Araplar'daki ortak kullanımı iki türün de uzun kulaklara sahip olmasından kaynaklanır.현대에서 사용되는 아랍어로는 다음 두 종류가 있다.
Ama diğerlerinin aksine çok uzun kulakları vardır.특이하게 긴 귀를 갖고 있다.
Kafaları iri ve ağır, kulakları geniş, ucu püsküllü olan kuyrukları ince ve oldukça kısadır.털이 이중으로 나는데, 겉털은 길고 거칠며 약간 곱슬기가 있으며 속털은 부드럽고 두껍다.
Kulakları; gözleri kadardır.눈을 뜬 채로 잔다(다른 멤버의 증언).
Fakat Yezid sonunda etrafındakilere dayanıp bu nasihatlere kulak asmadı.이후 사간원에서 그의 적합하지 못함을 들어 반대하였으나 명종이 듣지 않았다.
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.음악에서 샘플링은 음악의 일부 구간을 잘라 사용하는 것을 의미한다.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.코끼리는 몸을 실룩거리고 귀를 바짝 세워 적을 위협한다.
Bu kulağa çok hoş geliyordu.זה פשוט נשמע טוב.
İlk nesil kulaklıklar, orijinal iPod'la birlikte 23 Ekim 2001'de paketlendi.הדור הראשון של האוזניות הגיע עם הדור הראשון של ה-iPod Classic, ב-23 באוקטובר 2001.
Ama diğerlerinin aksine çok uzun kulakları vardır.עם זאת יש להם אוזניים ארוכות.
Vipo, sıradışı büyük kulaklarını kullanarak uçmasını öğrenen bir köpektir.דמבו הוא פיל בעל אוזניים ענקיות המסוגל להשתמש בהן לתעופה.
Oyunlara katılabilmek için, kulaklarında en azından 55 dBlik bir duyma kaybına sahip olmaları gerekmektedir.כדי להשתתף במשחקים, לספורטאים המתחרים צריך להיות אובדן שמיעה של לפחות 55 דציבלים, באוזן ה"טובה" שלהם.
Kulaklarının şekli türlere göre değişkenlik gösterir.זאת מפני צורה מיוחדת של אוזניו.
Kulakçıklar dikkati çekecek şekilde büyüktür.הדוד חייב להיות גבוה מהקולט.
Ateş, kulak ağrısıyla başlar.העיניים נפתחות בתגובה לכאב.
Kulakları kesilmişti.האוזניים קצרות.
Kulakları daha büyük ve kuyruğu daha uzundur.האוזניים והזנב גדולים יותר.
Kısa dilcikler 0,5 mm uzunlukta ince ve kulakçıklar zarımsı yapıdadır.ישנן מסוריות בעובי 0.4 מילימטר לחיתוכים מורכבים ועדינים במיוחד.
Balinaların kulakları da gözleri gibi küçüktür.ראובן: לא, משום שבעיני הלווייתנים הן קטנות.
Gazetecilik kulaktan dolma bilgilerle yapılmaz.להודעת העיתונות לא מצורף מאזן.
Küçük kulaklarına rağmen iyi işitir.אוזניו קטנות אך חוש השמיעה שלו מפותח מאוד.
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.תזמור: הדרך שבה הצלילים שביצירה מוזיקלית מחולקים בין כלי הנגינה השונים.
Wonka kulaklarına inanamaz.סאלונן התקשה להאמין למשמע אוזניו.
Kulak püskülleri bulunmaz.אין לחלזונות חוש שמיעה.
9 Nisan - Türkiye'de ilk kez bir hastanın kulağına kıkırdak nakli yapıldı.5 באפריל – נגיף שפעת העופות התגלה לראשונה בסקוטלנד.
Kral, Kuladevata'yı azizi bellemiş ve onu yazmalarında onurlandırmıştır.המלך החשיב את הקדוש כ"קולאדוואטה" (אלוהות של המשפחה), והזכיר אותו בהערצה בכתביו.
Kulakların bir kısmı da çalışma kamplarına (gulag) gönderildi.חלקם נשלחו למחנות עבודה מחוץ לגטו.
Ses insan kulağına geldiğinde duyulur.קולו ערב מאוד לאוזן.
Kulakları düşüktür ve yanaklara kadar uzanır.הכיפה מכסה את עיניו ויורדת עד מתחת לתנוכי האזניים.
Kulak çekme oyunu (İng.חשיבה מוזיקלית (Audiation).
"Kulak verilmeyi bekleyen ses".מי שלו אוזניים לשמוע, ישמע!"
Moskova Zamanı ayrıca bütün ülkenin tren tarifesi saatinde kulanılır.בכל תחנות הרכבת המשמשות את הקו ברוסיה מותאם השעון בתחנה לפי שעון מוסקבה.
Başının iki yanına düşük küçük kulakları vardır.אוזניהם קטנות ובפיהם שני מלתעות קטנות.
Bu yüzden savaşçılar, örme zincir külahlarının üzerine sert miğferler giyerlerdi.הלוחמים נהגו לענוד שרשרות עשויות משיני הקורבנות.
Kulak arkasında sigarayla dolaşır.מאחורי כל עין איבר חשמלי.
Kulakları temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.חוש השמיעה שלה אינו חד במיוחד אך אינו גרוע.
Şiirde söyleyişleri kulağa sert gelen sözcükleri tanımlar.לצד השירים ניתן ביאור למלים קשות.
12-16 gün boyunca kulaçkaya yatar ve bu süre boyunca erkek onu yuvada besler.היא דוגרת על הביצים במשך כ-16–19 ימים, בעוד הזכר מביא לה ולגוזלים אוכל.
Bu bilgiler başka hastalıklar için kulanılabilir.גילוי זה אפשר לרופאים אחרים לאפיין את המחלה.
Çocukken Milk kepçe kulaklara, iri bir burna ve fazlasıyla büyük ayaklara sahipti.בעבר היה לה גשר בשיניים והיא הרכיבה משקפיים וכשהייתה תינוקת היה לה ראש מוזר ויותר מדי אצבעות.
15. günde kulakların dış kısımları görünür hale gelir.בשבוע החמישי כבר ניתן לזהות בהתרחבויות עצמן חלוקות פנימיות.
Ses Kaydedici bir mikrofon veya kulaklıktan ses kaydı yapabilir.Sound Recorder може да записва звук от микрофон.
Oyunlara katılabilmek için, kulaklarında en azından 55 dBlik bir duyma kaybına sahip olmaları gerekmektedir.За да имат право на участие, атлетите трябва да имат загуба на слух от поне 55 db в по-здравото им ухо.
Öfkelenen Apollon, Midas’ın kulaklarını eşek kulaklarına çevirir.Аполон се разгневил и превърнал ушите на Мидас в магарешки.
Vipo, sıradışı büyük kulaklarını kullanarak uçmasını öğrenen bir köpektir.Випо е малко куче с необикновено дълги уши, чрез които се научава да лети.
Suya daldıkları zaman burun ve kulak delikleri birer kapakla örtülür.Когато главата е под водата, ноздрите и ушите се затварят с клапи.
Otorinolaringoloji, kulak - burun - boğaz (KBB) ile ilgilenen tıp dalı.Оториноларингология (или Уши, нос и гърло, съкратено УНГ) е медицинска наука.
Dondurma külahı GofretХокей на лед
Kulakepçeleri büyüktür.Ушите са големи.
Bu kulağa çok hoş geliyordu.Мислех, че звучи чудесно.
Kulaklık ve mikrofon içerir.Използване на камерата и микрофона.
Kimi zaman külah ucuna da faset atılabilir.Понякога могат и да ходят докато уловят плячката.
Ama Isildur buna kulak asmamıştır.Игрейн дори не го слуша.