Ana içeriğe geç
Sözlük

kula ile cümle

kula kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Cihaz kulaklık üstündeki tekerleğini kullanarak kalibre edilebilir.可以使用耳机顶部的滚轮校准设备。
Uyakları kimi zaman göz için, kimi de kulak içindir.寒宵听行漏,古月看悬玦。
Koromon kıvrık kulaklara, parlak kırmızı gözlere, keskin dişlere sahiptir.他擁有軟軟的耳朵、鮮紅色的眼睛和鋒利的牙齒。
Kulak küpesi (imigluktuq) ve yüzük (qitiqłiaġun) de kullanılır.右耳的外耳和中耳,正视。
Babası Yoşiyahu'nun tavsiyelerine kulak asmadı.不過平原君没有听赵奢的意見。
Yardım istedim ölüler diyarının bağrından, Kulak verdin sesime.我僻處荒徼,幸入朝睹天子声光,即死無憾。
İbrahimağa, Manisa ilinin Kula ilçesine bağlı bir mahalledir.易卜拉欣一世時,開齋亭已具現貌。
Kafaları iri ve ağır, kulakları geniş, ucu püsküllü olan kuyrukları ince ve oldukça kısadır.顱骨短及低,頂部扁平,有很大及高的枕骨髁。
Yürüyemiyor, kulakları ağır işitiyor ve bir gözü hiç görmüyordu.他们有眼睛看不见,有耳朵听不见。
Kulakların gerçekleştirdiği eylemlerinin bastırılması kararlaştırıldı.當場一聽證明自己的耳朵沒錯。
Ortakulak ve kulak zarı yoktur.諸有聽者,莫不開悟。
Çünkü kulak, göz ve kalpten her biri bundan sorumludur.為識等依者,眼識及相應法,依此而生。
Kulaklık, 27 Kasım 2015 tarihinde serbest bırakıldı.该耳机于2015年11月27日发布。
Kalpleri bir kulakçık ve karıncık olmak üzere iki gözlüdür.頭兩側有兩條深色斜紋,由眼睛伸展至上唇。
Kulak makarnası (Kulak makarnası içine et konularak katlanmış yufkanın haşlanmasıyla yapılır.)金屬樂的高音量是用來將聽眾捲入其中,並且注入一劑強心針」。
M. leucurus'un yüz çizgileri gözün gerisinde daralır ve kulakların ötesine kadar uzanır.米格魯的耳朵規定不能長過鼻頭,且耳朵下緣是圓且寬。
Boğazlayan: Çiçeklü, Kulağuzlu.順風:耳朵、電話。
İkilinin sesleri kulağa harika geliyordu.此二空智諸大聲聞。
Kulakları temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.好惡發於至誠,絕無掩飾顧忌。
Hollanda lop tavşanı, düşük kulaklı evcil tavşan türüdür.荷蘭垂耳兔則是美國最小的垂耳兔品種。
Kediler mükemmel bir kulağa sahiptirler.特徵是擁有非常高音域的嗓子。
Kıbrıs Harekâtında kulanılmıştır.廢棄於日心軌道。
Ama diğerlerinin aksine çok uzun kulakları vardır.他們都有尖尖的耳朵。
Bu arada dörtlü ise ne yapacaklarını düşünürken bir anda garip bir olaya kulak misafiri olurlar.因此,每當我們聽到外國人說我們的語言時,總會有一種怪怪的感覺。
Tanrı onu bağışlamış ve Midas kulaklarını geri almış.众神惩罚那耳喀索斯,让他爱上了自己的倒影。
Yapraklar basit, almaşık, kulakçık yoktur.性格十分直爽,没有架子。
Osmanlılar ültimatoma kulak asmadı.孤意犹谓未耳。
Artık kulaklarını gizlemez, törenlerde halka sergiler.从此不再为百官设宴,只宴请將領們。
23 Aralık: Van Gogh, Gauguin ile tartıştıktan sonra sol kulağını kesti.這最終導致梵高在12月23日割掉了自己的左耳。
Kulaklıyı herkes aynı kabdan yer.含生负气皆从同。
Hırsızlar kenti Arenjun'da hırsızlık öğrenmiş ve gerektikçe kulanmıştır.正統己巳,大盜起沙縣,攻圍汀城,勢張甚。
Kulakları diğer atlardan uzun ve hafif orak şeklindedir.牠們的耳朵比其他的兔或野兔明顯的短小。
Fakat Velid'in bu uyarılara hiç kulak asmadığı belirtilir.明白声讨,还怕他们听不到呢。
Bir maç sırasında Mike Tyson sağ kulağını ısırmış, küçük bir kısmını koparmıştır.在第三回合時,泰森咬了何利菲德的一隻耳朵,讓泰森扣了兩分。
Kulakçık bulunmaz.無人簡易站。
Yeremya'nın uyarılarına kulak asmayan İsrailoğulları tövbe etmedi.너는 ‘이스라엘을 거슬러 예언하지 말고 이사악의 집안을 거슬러 설교하지 마라.’
Çünkü “Er Kulaktu”/“Çir Kulaktı” (Yer Kulağı) onu duyar.순무사가 이를 듣고 조정에 포계(褒啓)하니 벽단첨절제사(碧團僉節制使)를 제수하였다.
Dolichotis, Antik Yunan'da uzun kulaklı (dolichoː ‘uzun’ + ōtː ‘kulak’) anlamına gelir.학명 "돌리코티스"(Dolichotis)는 고대 그리스어로 "긴귀"(from dolicho- ‘long’ + ōt- ‘ear’)를 의미한다.
Diğerleri tahminlere veya kulaktan dolma bilgilere dayanır.소연경(所緣境)은 인식대상(認識對象) 또는 인식범위(認識範圍) 의 다른 말이다.
Valve ve HTC kulaklığın seçilen geliştiriciler için ücretsiz olacağını açıkladı.밸브와 HTC는 그 이후로 헤드셋이 선별된 개발자들에게는 무료일 것이라 발표하였다.
Küçük kulaklarına rağmen iyi işitir.귀가 크고 듣기를 잘 했다고도 한다.
Ortak Lisan’da Kulak Tepesi veya İşitme Tepesi olarak geçer.번뇌성의 이 8가지 마음작용을 대수번뇌(中隨煩惱) 또는 대수혹(中隨惑)이라 한다.
İlk nesil kulaklıklar, orijinal iPod'la birlikte 23 Ekim 2001'de paketlendi.1세대 이어버드는 2001년 10월 23일 오리지널 아이팟에 포장되었다.
Ama onlar da adaletin ve kan bağımızın feryatlarına kulaklarını tıkadılar.그러나 이들 또한 정의와 혈연의 소리에 귀를 기울이지 않았다.
Çünkü kulak, göz ve kalpten her biri bundan sorumludur.하느님께서 보신 모든 것, 그가 들으신 모든 것, 그리고 그가 유념하신 모든 것을.
Kulağında siyah bir beni vardı.귀에는 검은색의 털이 나 있다.
Boğazlayan: Çiçeklü, Kulağuzlu.박규수, 오경석, 유홍기의 문인이다.
(Ancak gözleri hala görmektedir, kulakları da duymaktadır.)우리의 눈은 원불견(遠不見), 근불견(近不見).
Osmanlılar ültimatoma kulak asmadı.물론 조조는 귓등으로도 듣지 않았다.
Uzun, oval kulakları birbirlerine yakındırlar.귀는 높고 서로가 좀 더 가깝다.
İnsan kulağının duyamadığı yüksek frekanslı ses titreşimlerini kaydederek çok hafif sesleri duyarlar.사람의 귀로 들을 수 없는 저주파 소리를 저주파음이라고 하며 흔히 말하는 소음과는 구별한다.
Dünyanın kenarları olan Lintukoto (kuşların yuvası), kuların kışın yaşadığı sıcak ülkedir.땅의 가장자리에는 새들이 겨울을 나는 따뜻한 곳인 "새들의 고향" 린투코토(Lintukoto)가 있다.
Kulakepçeleri büyüktür.귀가 아주 크다.
İnsan kulağının algıladığı frekanslar 20 Hz ile 20 kHz (20 000 Hz.) arasındadır.인간의 가청 주파수의 범위는 20Hz에서 20kHz이다.
9. Kudüs'teki bazı Yahudilerin Yahudi olmayanlar ile evlendiği Ezra'nın kulağına çalınır.많은 포로된 유대인들과 함께 예루살렘으로 돌아갔던 에스라는 그곳의 유대인들이 유대인이 아닌 여자와 결혼했다는 것을 알게 되었다.
Külah bölümünde 24 faset bulunur.납지리속에는 42종의 종이 있다.
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.불상이 서 있는 대좌(臺座)는 연꽃이 새겨진 8각이며, 하대에는 귀꽃이 높게 솟아 있다.
Kulakları düşüktür ve yanaklara kadar uzanır.귀가 쫑긋 서 있고 꼬리는 위로 말려 있다.
Sevdiklerin önerilerine kulak kabartmayı sever.게스트는 맘에 드는 질문을 선택해 답한다.
Mitral kapak: Sol karıncık ve sol kulakçık arasında bulunur.이첨판(bicuspid): 좌심방과 좌심실 사이에 있다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod