"Bunlar kimin kulakları?" "Mickey Mouse'un.""Whose ears are these?" "They are Mickey Mouse's."
"Bunlar kimin kulaklıkları?" "Onlar Fatima'nın.""Whose earphones are these?" "They are Fatima's."
Neden kulağına elliyorsun?Why are you touching your ear?
Hiç kimsenin onlara sahip olmadığı yerde kulaklarım ve gözlerim var.I have ears and eyes where nobody has them.
O, kulağa harika geliyor.That sounds great.
Fillerin iki kulağı vardır.Elephants have two ears.
Karıncaların kulakları var mı?Do ants have ears?
Tom'a göz kulak ol.Keep an eye on Tom.
Kulaklarımı kontrol ettirdim.I had my ears checked.
Odanın için gerçekten gürültülüydü Tom bu yüzden kulaklarını örttü.It was really noisy in the room so Tom covered his ears.
Bir kulaklık almak istiyorum.I'd like to buy some earplugs.
Kulak burun boğaz uzmanı hipopotomonstrosesquipedaliofobia'dan muzdaripti.The Otolaryngologist suffered from hipopotomonstrosesquipedaliofobia.
Tom'a göz kulak olalım.Let's keep an eye on Tom.
Size göz kulak olmak istedim.I wanted to keep my eye on you.
Tom'a göz kulak olmanı istiyorum.I want you to keep an eye on Tom.
Tom'a göz kulak olursan bunu isterim.I'd like it if you would keep an eye on Tom.
Tom'un konuşmamıza kulak misafiri olmasını istemedim.I didn't want Tom to overhear our conversation.
Şeylere göz kulak olmanı istiyorum.I want you to keep an eye on things.
Dediklerime kulak ver.Pay attention to what I say.
Tom kulak misafiri oluyor.Tom's eavesdropping.
Kendinize göz kulak olun!Watch yourselves!
Dinlemek istemiyorsan kulaklarını kapat.If you don't want to listen, cover your ears.
Birinin evine göz kulak oluyorum.I'm housesitting.
Biz birinin evine göz kulak oluyoruz.We're housesitting.
Tom birinin evine göz kulak oluyor.Tom is housesitting.
Tek başıma birkaç gün kulanabilirim.I could use a couple of days alone.
Kulaklarıma inanamıyorum.I can't believe my ears.
Kulaklarıma inanamadım.I could not believe my ears.
Onun ağzı kulaklarına varmış.He grinned from ear to ear.
Vulkanların sivri kulakları var.Vulcans have pointy ears.
Elflerin sivri kulakları vardır.Elves have pointy ears.
Volkanlıların sivri kulakları vardır.Vulcans have pointed ears.
Tom bize kulak misafiri oldu.Tom overheard us.
Can kulağıyla dinliyoruz.We're all ears.
Kulaklarıma bağırmayı durdur.Stop screaming in my ears.
Kulaklarıma bağırmayı kes.Stop screaming in my ears.
Bu, kulağa çok doğal gelen bir Japonca.That's very natural-sounding Japanese.
Yerinize göz kulak olun.Keep your place.
Koltuklarınıza göz kulak olun.Keep your seats.
Bu, kulağa ilginç geliyor.This sounds interesting.
Kulak misafiri olmamalısın.You shouldn't eavesdrop.
Sen kulak misafiri oluyordun.You were eavesdropping.
Bu, kulağa pek hoş gelmiyor.That doesn't sound right.
Tom kulaklık takıyor.Tom is wearing headphones.
Kulağa çok kârlı gelmiyor.That doesn't sound very profitable.
Kulak misafiri olmadan edemedim.I couldn't help overhearing.
Tom'a her zaman göz kulak olurum.I always keep an eye on Tom.
Senin Tom'a söylediğin şeye istemeden kulak misafiri oldum.I couldn't help but overhear what you said to Tom.
O, kulaklarını deldirdi.She got her ears pierced.
Kulaklarımı deldirmek istiyorum.I want to get my ears pierced.
Eğer sağ kulağını deldirirsen bu eşcinsel olduğun anlamına gelir.If you get your right ear pierced, that means you're gay.
Kulağa hoş geliyor!Sounds good!
Radyo kulaklığını açtım bu yüzden Tom'un odaya girdiğini duymadım.I had my headphones on so I didn't hear Tom enter the room.
Sana göz kulak oluyorum.I've been keeping an eye on you.
İyi kulaklarım var.I have good ears.
Böyle bir işte kulaklarınızı kulaklıklarla kapatmak önemlidir.It’s important to cover your ears with ear muffs in a job like that.
Kulağa nasıl geldiğini biliyorum.I know how it sounds.
Kulak misafiri olmamam gerektiğini biliyorum.I know I shouldn't have eavesdropped.
Tom'a ne olduğu asla kulağıma gelmedi.I never did hear what happened to Tom.
Tom ve Mary konuşurken kulak misafiri oldum.I overheard Tom and Mary talking.