Ana içeriğe geç
Sözlük

kula ile cümle

kula kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kulakepçeleri büyüktür.Fülei nagyok.
Bazı ufak meseleleri Massino'nun kulağına fısıldadılar.Nagy emberek beszélgetései az Elisium mezején.
Her bir kulağının arkasında ise birçok diğer kedi türünde olduğu gibi beyaz bir leke taşır.Szeme körül pedig egy fehér gyűrű található, mint minden más mókusfajnak.
Diğer önemli fark kulaklarının büyüklükleridir.Jellegzetes bélyege nagy fülei.
Sextus, üvey annesi Cornelia Metella'ya göz kulak olmak için Roma'da kaldı.Sextus jäi Roomaan pitämään huolta äitipuolestaan Cornelia Metellasta.
Marksizm-Leninizm ideolojisine göre kulaklar daha fakir köylülerin sınıf düşmanıydı.Marxismi-leninismin mukaan kulakit olivat köyhien maanviljelijöiden luokkavihollisia.lähde?
Kulakepçeleri büyüktür.Korvat ovat suuret.
Kulak İçi kulaklıklar (İng.Hymy korviin, me ikävöimme sinua).
Kulaklının yanına ayran yapılarak içilir.Vinot poskipäistä korvien ulkoreunaan.
Fil kulaklarının tabanı kalın uçları incedir.Hirven korvat kuuntelevat eteenpäin.
Bu yüzden buzdağı uyarılarına kulak asmadı.Tällöin jäävuorten poikimista ei tarvitse huomioida.
Ateş, kulak ağrısıyla başlar.Salla alkoi palamaan törmäyksestä.
Kulak zarının delinmesine yol açabilir.Leikkaus saattaa pelastaa korvan kuulon.
Yardım istedim ölüler diyarının bağrından, Kulak verdin sesime.Sotahuutomme hurmaten maalle soi, mi katkovi kahleitansa.
Ayrıca daha büyük kulakları ve daha uzun bacakları vardır.Sillä on suuret korvat ja silmät sekä pitkät jalat.
Kulakçıklar bulunur ve erken dökülür.Uposlehdet ovat erimuotoisia ja varhain lakastuvat.
Ayrıca kulakları radar olarak görev yapmaktadır.Naginataa harjoitellaan myös rytmisenä joukkuelajina.
Kulaklar bazı farelerde çok büyük bazılarında ise çok küçüktür.Korvat, jos niitä on lainkaan, ovat hyvin pienet.
Kürşat Başar ile Kaldığımız Yerden (2016) - Kulakların Çınlasın'ı seslendiriyor.Teemu Keisteri ) Hei mä soitan sulle ihan kohta (2016 – ohj.
Kulakları temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.Jos korvat ovat puhtaat, ei niitä tarvitse puhdistaa turhaan.
Kulakların uçları diğer tilkilerden daha yuvarlağımsıdır.Korvat ovat lyhyemmät kuin useimmilla muilla jäniksillä.
Ancak bu durum, (yakıtı tükenmiş) roketin ne amaçla kulanılacağına bağlı olarak sorun teşkil etmeyebilir.Tutkimus ei silti ottanut kantaa siihen, kuka ohjuksen laukaisi.
Genelde kulak çubuğu ile temizlenir.Olkipaalit päällystetään yleensä savirappauksella.
Bu donmuş ürünlerin tümü dondurma külahılarında, bardaklarda, sundae ve milkshake'lerde satılabilir.Näitä kaikkia jäätuotteita myydään vohveleissa, kupeissa, sundaeina ja pirtelöinä.
Söyleyen çavuş kulak dolgunluğu ile yanlış anımsıyor olabilir.Korhonen sanoo puheitaan käsitetyn väärin.
Kulakları çıkıktır.Korvat paukkuvat.
Külah bölümünde 24 faset bulunur.Pohjaistukassa on 24 siemenaihetta.
Google Cardboard kulaklıkları basitdir, düşük maliyetli bileşenlerden oluşturulmuştur.Google Cardboard ovat Googlen kehittämät edulliset pahviset virtuaalitodellisuuslasit.
Deniz filleri, fok ailesinin (Phocidae) kulaksız fok alt takımına dahildirler.Hylkeiden eli varsinaisten hylkeiden heimon (Phocidae) lajeilta puuttuvat ulkoiset korvalehdet.
Kulağa hoş geliyor!Kuulostaa hyvältä!
15. günde kulakların dış kısımları görünür hale gelir.Σε 15 ημέρες τα εξωτερικά μέρη του αυτιού είναι ορατά.
Kulak enfeksiyonları, vakaların %30'unda baş gösterir.Οι λοιμώξεις των αυτιών λαμβάνουν χώρα στο 30% των περιπτώσεων.
İlkel roketler, barut gibi katı yakıt kulanıyordu.Οι πύραυλοι εκείνοι χρησιμοποιούσαν σαν καύσιμο την πυρίτιδα.
Bu bilgiler başka hastalıklar için kulanılabilir.Περαιτέρω εξετάσεις μπορεί να χρειαστούν για να αποκλείσουν τις παραπάνω ασθένειες.
Bu şehir bütünüyle, deniz kulağı da dahil, Dünya Mirasları listesindedir.Ολόκληρη η πόλη είναι καταγεγραμμένη ως Μνημείο Παγκόσμιας Κληρονομιάς, μαζί με τη λιμνοθάλασσά της.
Küçük kulaklarına rağmen iyi işitir.Τα αυτιά του είναι κι αυτά μικρά.
Kulakları ince ve sivri olur.Τα αυτιά του είναι μεγάλα και όρθια.
Mark Twain, Mississippi gemilerinde “iki kulaç derinlik” anlamına gelen bir takma addır."Μαρκ Τουαίην" θα πει "μαρκάρισε δύο βάθη".
Ayrıca kulakları radar olarak görev yapmaktadır.Επίσης διαδραματίζει ρυθμιστικό ρόλο στη λειτουργία των νεφρών.
İnsan kulağının algıladığı frekanslar 20 Hz ile 20 kHz (20 000 Hz.) arasındadır.Στους ανθρώπους το ακουστό φάσμα εκτείνεται κατά προσέγγιση από τα 20 Hz έως τα 20 KHz (20.000 Hz).
Kulaklık ve mikrofon içerir.Eνσωματωμένα στερεοφωνικά ηχεία και μικρόφωνο.
Kulakepçeleri büyüktür.Οι οφθαλμοί είναι μεγάλοι.
Karakulağın kulaklarının ucunda sivri tüy kümecikleri vardır.Στα αυτιά είναι κρεμασμένα κρικοειδή σκουλαρίκια.
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ve şu an kulanılır durumdadır.Διαθέτει Δημοτικό Σχολείο που αυτή την περίοδο είναι κλειστό.
Kulak arkasında sigarayla dolaşır.Περιβάλει το μάτι στο πίσω μέρος του.
Eğer açılmazsa kendini patlatır ve ses daha da kötü bir kulak tırmalayıcı sesle konuşur.Όταν ενθουσιάζεται, βγάζει μία λεπτή κραυγή ή ένα βέλασμα με ανοιχτό στόμα.
Buna karşılık en yüksek rakımlı noktası Kula Kangri'nin zirvesi olup tam 7.553 m'dir.Το ύψος πολλών βουνών υπερβαίνει τα 7.000 ενώ η ψηλότερη κορυφή είναι το Κουλα Κανγρι (7.553 μ.).
Kulakların bir kısmı da çalışma kamplarına (gulag) gönderildi.Οι υπόλοιποι εγκλείστηκαν σε στρατόπεδα καταναγκαστικής εργασίας (γκουλάγκ).
Yürüyemiyor, kulakları ağır işitiyor ve bir gözü hiç görmüyordu.Έβγαλε το συκώτι και τα μάτια δεν έβλεπαν.
Pratik kulanış başlangıçta biraz karartan bir etki yaratıyor.Συναισθηματικά μπορείς να ξεκινήσεις από μια λεπτομέρεια.
Dış kulakları körelmiş ya da tümüyle yok olmuştur.Οι οπίσθιες πτέρυγες είναι ατροφικές ή λείπουν τελείως.
Tavşan kulaklı bir şapka giyerek dolaşır.Στο κεφάλι φοράει φαρδύ ψάθινο καπέλο.
Ayrıca, bazı türlerin kulakları oldukça iyi duymaktadır.Επίσης, ένα μέρος των ειδών έχει πολύ ανεπτυγμένα όργανα ακοής.
Midas artık bıkkınlıkla kulaklarını kestirmeye karar vermiş ve kulaklarını kestirmiş.Ο βασιλιάς Μίδας ντρεπόταν πολύ για τα αυτιά του και προσπάθησε να τα κρύψει με ένα σκούφο.
Kıbrıs Harekâtında kulanılmıştır.Ανεπάρκεια στην αυτοτελή κίνηση.
Farelerin de iki kulağı vardır.Τα ποντίκια έχουν επίσης δύο αυτιά.
Kulakları çıkıktır.Ørehårene skal ud.
Aşil Operasyonu 30 Mayıs 2007'de bitti ve hemen ertesi gece bunu Lastay Kulang Operasyonu izledi.Operation Achilles sluttede 30. maj 2007 og blev fulgt af Operation Lastay Kulang samme dag.
Ekolokasyon yapan hayvanların iki kulağı birbirinden hafifçe uzaktadır.Ekkolokaliserende dyr har to ører, der er placeret lidt forskelligt.
Wonka kulaklarına inanamaz.Hwoarang kunne ikke tro sine egne øjne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kula ile cümle - Sayfa 38 - kula kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App