Tavsiyeme kulak ver!Прислушайся к моему совету!
Filin iki kulağı vardır.У слона два уха.
Benim bilmediğim bir dilde konuşmaya başladılar, ama kulağa melodik geliyordu ve dinlemesi güzeldi.Они стали говорить на незнакомом мне языке, но звучал он мелодично, и слушать его было приятно.
Tom piyanoyu kulaktan çalar.Том играет на пианино на слух.
Dedikodulara kulak asmam.Я не обращаю внимания на слухи.
Şu ney çalan adamın kafasındaki başlığa külah deniyor.Тот головной убор, который надет на голову играющего мужчины, называется кулах.
Günümüzde külah denince akla şunlar geliyor.Когда мы говорим о кулахе в наши дни, то на ум приходит это.
Bu dil kulağa çok hoş geliyor.Этот язык очень красиво звучит.
Burun ve Nazal Kavite External and orta kulak, önden açılan kısım.Наружное и среднее ухо, спереди.
(Ancak gözleri hala görmektedir, kulakları da duymaktadır.)Речитатив (альт или сопрано): Then shall the eyes of the blind be opened (инф.)
Küçük kulaklarına rağmen iyi işitir.Несмотря на небольшой размер ушных раковин, обладают хорошим слухом.
Headphone Joe (Kulaklık Joe): Okulun hademesidir.Наушник Джо (англ. Headphone Joe) — школьный уборщик.
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.Вокруг Него пребывают восемь Шакти - восемь воплощений Лакшми - стоят они вокруг Него.
O, bu uyarılardan hiç birine kulak asmadı.До этого никто не слышал наши предостерегающие окрики.
Kulak İltihabıПрослушиванивПрослушиванив
Fakat Yezid sonunda etrafındakilere dayanıp bu nasihatlere kulak asmadı.Они полагали, что в таком месте никто не сможет «услышать его чистое послание».
Yeremya'nın uyarılarına kulak asmayan İsrailoğulları tövbe etmedi.Точных сведений о месте и времени рождения Х. Исраилова нет.
Ve kulağa geliş şeklini çok seviyorum.Мне нравится, как всё звучит.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.Слоны стараются казаться более угрожающими, подымая голову и расправляя уши.
Kulak: Rus toprak sahibi.Хозяин Земли Русской.
Fakat Velid'in bu uyarılara hiç kulak asmadığı belirtilir.Данная сура говорит о тех, которые не хотели слушать и понимать увещевание и не уверовали.
Achilles IIC Full-Track Prime Mover M35 - Taretsiz M10A1 ağır silah çekmek için kulanılıyordu.Full-Track Prime Mover M35 — безбашенный тягач M10A1 для буксируемых тяжёлых орудий.
Oyunlara katılabilmek için, kulaklarında en azından 55 dBlik bir duyma kaybına sahip olmaları gerekmektedir.Для участия в Сурдлимпийских играх спортсмен должен иметь потерю слуха не менее 55 дБ на лучшее ухо.
Eski adı Yukarı Gersut (Gersud-u Balâ) olup daha sonra Yukarı Kulaca olarak değiştirilmiştir.Позже они были заменены одним высшим существом, называемым Eebe (Бог, также известным как Waaq).
Onun kulaklarında hâlâ şu sözler vardı.Но их слова "продолжали звенеть в его ушах".
HTC Vive, HTC ve Valve Corporation şirketi tarafından tanıtılan sanal gerçeklik kulaklıkıdır.HTC Vive — разрабатываемый компаниями HTC и Valve шлем виртуальной реальности.
AirPods Apple tarafından üretilen Bluetooth kulaklıklardır.AirPods — беспроводные Bluetooth наушники от корпорации Apple.
Ancak hayranları için Homer'ı çizerken kulağı "G" şeklinde çizmeye devam etmektedir.Тем не менее, он по-прежнему рисует на ухе «G», когда он делает рисунки Гомера для фанатов.
Bedeni, gözü ve(ya) kulağı yoğun olarak yoran işler.Вращение небыстрое, ровное и до самого горизонта.
Kediler mükemmel bir kulağa sahiptirler.Виотти обладал мощным звуком.
Kulakları baştan dikkat çekecek kadar uzundur.Достаточной длины, чтобы гордо держать голову.
Kulağa geldiği gibi kolay değildi.Не все было так просто, как могло показаться.
Kulakları daha büyük ve kuyruğu daha uzundur.Мех гуще и длиннее, хвост более пушистый.
Deride ve kulakta bulunur.В ухе и над ухом.
Ortakulak ve kulak zarı yoktur.Не имеет надписей и украшений.
Şarj etmek için USB özellikli kablo kulaklık jakına takılır.Для его использования к приставке необходимо подключить специальную USB-камеру EyeToy.
Fakat neden benim celladım olmalısın, seninkinden faklı bir eli kulanmak istermisin?" dedi.Примете ли вы меня к себе и возьмете ли на свои руки?»
"Kısmen kulakla yazıyorum, duyduğum gibi, hissetmekte ve görmekte olduğum şeyi yazıyorum."Я слышу, а также чувствую и вижу, что я пишу.
Gözleri ve kulakları küçüktür.Глаза и уши маленькие.
Kulak Burun Bogaz Mütehassısıdır.Ушные хрящи мясистые.
Diğer önemli fark kulaklarının büyüklükleridir.Характерная черта — большие стоячие уши.
Daha iri ve yuvarlak olan kulakları ile biraz katıra benzer.Его внешность (длинная морда и заострённые уши) имеет больше схожестей с волками, чем внешность его потомков.
1 cadde vardır ve tüm dükkânlar bu cadde üzerindedir (Kulaksız Caddesi).Та улица… (Подобная есть в городе любом.)
Ev kemesinin kulakları göçebe kemenin kulaklarından büyüktür.От рёва моторов Уайлер оглох на одно ухо.
Bu kulağa çok hoş geliyordu.Вот разве голос был приятный.
Uzun kulakları vardır.Имеет большие уши.
Sidney’deki havaalanında Sayid Shannon’ın yanına gelerek ondan bavuluna göz kulak olmasını ister.В аэропорту Шеннон впервые увидела Саида — он попросил её присмотреть за его вещами.
Uzun, oval kulakları birbirlerine yakındırlar.Вечное эхо друг друга.
Nimfleri kulak, baş ve bacaklara, larvalar ise baş ve bacaklarda bulunur.Хаш готовится из бараньих (а в Закавказье из телячьих) ног, голов и внутренних органов.
Her kulakta 3 yarım daire kanalı bulunur.Во внутреннем ухе рыб имеются три полукружных канала.
Tavşan kulaklı bir şapka giyerek dolaşır.Он носит на голове кроличьи уши.
Öfkelenen Apollon, Midas’ın kulaklarını eşek kulaklarına çevirir.Разгневанный Винсент кусает Зазу за ухо.
Osmanlılar ültimatoma kulak asmadı.Уши почти незаметны.
İlkel roketler, barut gibi katı yakıt kulanıyordu.Ракеты были начинены твёрдым топливом — порохом.
Bu çalışmalar 2006 yılından itibaren Fikri Kulakoğlu tarafından yürütülmektedir.Начиная с 2006 года группа находится в творческом отпуске.
Kulak arkasında sigarayla dolaşır.Позади глаз расположены дыхальца.
Türk dilinde kulanılmakta olan müzikalite sözcüğü Türkçeye Fransızca'dan girmiştir.Предполагается, что это значение данного слова в тюркские языки перешло из иранских.
Kulak kepçeleri bulunmamaktadır.Уши не купируются.
Taliban rejiminin tamamıyle göçmesinin eli kulağında görünüyordu.Уезд почти полностью оказался под властью талибов.
Wonka kulaklarına inanamaz.Лайт не может поверить своим глазам.