Ana içeriğe geç
Sözlük

kula ile cümle

kula kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bunun üzerine biz de kulaklarını tıkayarak mağarada onları yıllarca uyuttuk.We sealed off their ears in the cave for a number of years,
Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun.Have they not travelled in the land that they could have the heart to understand, and ears to hear?
Onlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdır.Who listens to you (for spreading rumours); but most of them are liars.
Hâlâ kulak vermeyecekler mi?Will they even then not listen?
Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder.Except those who eavesdrop and are pursued by a shooting flame.
Kulaklarımızda da bir ağırlık vardır. Seninle bizim aramızda anlaşmamıza engel bir de perde vardır.There is a deafness in our ears, and a veil lies between us and you.
İşte onlar, Allah'ın lanetlediği, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.They are those who were condemned by God, whose ears were blocked by Him and their eyes blinded.
Bunlar, Allah'a yönelen her kula gönül gözünü açmak ve ona ibret vermek içindir.As instruction and reminder to every penitent creature.
Bir münadinin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver.Take heed that the day the crier calls from a place close (to every one),
De ki: "Sizi yaratan, size kulaklar gözler ve gönüller veren O'dur.Say: "It is He who raised you and gave you ears and eyes and hearts.
Onu size bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye.In order to make it a warning for you, and that the ear retentive may preserve it.
Kulakları sağır eden o gürültü geldiğinde,But when the great calamity comes
Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerine de bir perde inmiştir.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes.
Yıldırımların verdiği dehşetle, ölüm korkusundan, parmaklarını kulaklarına tıkarlar.They thrust their fingers into their ears for safety against noise and death.
Allah dileseydi kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi. Allah gerçekten her şeye kadirdir.And if the Lord wills so He could take away their hearing and sight; surely God is all-powerful.
Ancak kulak verenler bu dâveti kabul ederler.Only they will respond who can hear.
Öyle ise, Kur'ân okunduğunda hemen ona kulak verin, susup dinleyin ki merhamete nail olasınız.When the Qur'an is recited listen to it in silence. You may perhaps be blessed.
İtaat kulağıyla işitip dinlemedikleri halde, bir de yalan atıp “işittik!” diyenler gibi olmayın.And do not be like those who say: "We have heard," but do not hear.
Onlardan bazıları Peygamberi incitmek için “O herkese kulak veren safın biridir.” derler.There are some among them who talk ill of the Prophet by saying: "He listens to everyone."
Çünkü kulak, göz, kalb gibi azaların hepsi de sorguya çekilecektir. [49,12]Verily the ear, the eye, the heart, each will be questioned.
Çünkü o iftiracılar şeytanlara kulak verirler, esasen onların çoğu yalancıdırlar.Who listens to you (for spreading rumours); but most of them are liars.
İşte bunlar, Allah'ın lânet edip kulaklarını sağırlaştırdığı, gözlerini kör ettiği kimselerdir.They are those who were condemned by God, whose ears were blocked by Him and their eyes blinded.
Münâdînin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver.Take heed that the day the crier calls from a place close (to every one),
De ki: Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve gönüller veren O'dur.Say: "It is He who raised you and gave you ears and eyes and hearts.
Ama vakti gelip de o kulakları patlatan dehşetli gün geldiği zamanBut when the great calamity comes
ALLAH kalplerini ve kulaklarını mühürler.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes.
İşitmeleri için kulakları mı var? De ki, "Ortaklarınızı çağırın ve benim için plan kurun.Say to them: "Call your compeers, and work out a plot against me, and do not give me time.
Kuran okunduğu zaman, onu dinleyip kulak verin ki merhamet edilesiniz.When the Qur'an is recited listen to it in silence. You may perhaps be blessed.
Onlardan kimi de, "O (haber toplayan) bir kulaktır," diyerek peygamberi incitiyorlar.There are some among them who talk ill of the Prophet by saying: "He listens to everyone."
Ancak onlardan kulak hırsızlığı eden olursa onu alevli bir ateş mermisi kovalarExcept the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.
Ve onu anlamalarını engellemek için kalplerine kabuklar, kulaklarına da ağırlık koyarız.And We put covers over their hearts and deafness in their ears that they should not understand it.
Bunun üzerine sayılı yıllar süresince mağarada kulaklarını kapadık.We sealed off their ears in the cave for a number of years,
Düşünen beyinlerle ve işiten kulaklarla yeryüzünü dolaşmadılar mı?Have they not travelled in the land that they could have the heart to understand, and ears to hear?
Kulak verirler; ancak çoğu yalancıdır.Who listens to you (for spreading rumours); but most of them are liars.
"Ey ALLAH'ın kulları, bana kulak verin."Deliver the creatures of God to me.
Bunda, zeka sahibi olan yahut tanık olarak kulak veren herkes için bir mesaj vardır.Surely there is a reminder in this for whosoever has a heart (to feel), or takes heed.
Çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.Take heed that the day the crier calls from a place close (to every one),
Ki o size bir ders olsun ve dinleyen kulaklar anlasın.In order to make it a warning for you, and that the ear retentive may preserve it.
Ve doğal yapısı gereğince Rabbine kulak verdiği zaman.And hearkens to its Lord and is dutiful,
Onlar, Allah'ın kalblerini kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte gafiller onlardır.These are the ones whose hearts, ears, and eyes Allah has sealed; and they are the neglectful.
Yoksa işitecek kulakları mı var?Or have they ears to hear with?
İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır.The Book in a foreign language, and the Prophet an Arab?!
Bunlarda elbette ibretler vardır. Hala kulak vermezler mi?Indeed in this are signs; so do they not heed?
Şüphesiz bunda nice ibretler vardır. Hâlâ kulak vermeyecekler mi?Indeed in this are signs; so do they not heed?
İşitmeleri için kulakları mı var?Or have they ears to hear with?
Yalana kulak verirler, haram yerler.who listen to falsehood, and consume the unlawful.
Ve sizin için kulak(lar), gözler ve gönüller yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!And He appointed for you hearing, and sight, and hearts; little thanks you show.
Şüphesiz bunda ibretler vardır. (Öğüt alma kulağıyle) İşitmiyorlar mı?Surely in that are signs; what, will they not hear?
Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz?And He appointed for you hearing, and sight, and hearts; little thanks you show.
Ki onlar, Mele'i A'la'ya kulak verip dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar;they listen not to the High Council, for they are pelted from every side,
Muştulayıcı ve uyarıcı olarak. Onların pek çoğu yüz çevirdi; kulak verip dinlemezler onlar.good tidings to bear, and warning, but most of them have turned away, and do not give ear.
Ve sizin için kulaklar, gözler, kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!And He appointed for you hearing, and sight, and hearts; little thanks you show.
Onlar, artık mele-i a'la'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.they listen not to the High Council, for they are pelted from every side,
Ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var etti. Siz pek az şükrediyorsunuz!And He appointed for you hearing, and sight, and hearts; little thanks you show.
"Ey ALLAH'ın kulları, bana kulak verin. Ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."saying, 'Deliver to me God's servants; I am for you a faithful Messenger,
Yalana iyice kulak verirler, haramı tıka-basa yerler.Listeners are they to falsehood, devourers of the forbidden.
Hep yalana kulak verir, durmadan haram yerler.Listeners are they to falsehood, devourers of the forbidden.
Şimdi vahyedilene kulak ver.I have chosen thee hearken thou then to that which shall be revealed.
Onlar, yalana çok kulak verirler ve çok haram yerler.Listeners are they to falsehood, devourers of the forbidden.
Yalana kulak veriyor, yasadışı yoldan yiyorlar.Listeners are they to falsehood, devourers of the forbidden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod