Onlar yalana kulak verirler, haram yerler.Eavesdropping for telling lies, earning through unlawful means!
Ancak kulak verenler daveti kabul ederler.Only they will respond who can hear.
Kuran okunduğu zaman ona kulak verin, dinleyin ki merhamet olunasınız.When the Qur'an is recited listen to it in silence. You may perhaps be blessed.
İkiyüzlülerin içinde "O her şeye kulak kesiliyor" diyerek Peygamberi incitenler vardır.There are some among them who talk ill of the Prophet by saying: "He listens to everyone."
Kulak ve gözlerin sahibi kimdir?Or, who is the lord of ear and eye?
Kulak veren millet için bunlarda ayetler vardır.Indeed there are signs in this for those who listen.
Fakat kulak hırsızlığı yapan olursa, parlak bir ateş onu kovalar.Except the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.
Kulak veren kimseler için bunda ibret vardır.Here is a sign for those who listen.
Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk.And We put covers over their hearts and deafness in their ears that they should not understand it.
Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun.Have they not travelled in the land that they could have the heart to understand, and ears to hear?
Oysa, sizin için kulaklar, gözler ve kalbler vareden O'dur. Pek az şükrediyorsunuz.It is He who gave you hearing, sight, and hearts, but only few of you give thanks.
Bunlar şeytanlara kulak verirler, çoğu yalancıdırlar.Who listens to you (for spreading rumours); but most of them are liars.
Bunlarda kulak veren millet için dersler vardır.Verily there are signs in this for those who pay heed.
Size kulaklar, gözler, kalbler verilmiştir. Öyleyken, pek az şükrediyorsunuz.And yet how little are the thanks you offer!
Doğrusu bunda, kalbi olana veya hazır bulunup kulak verene ders vardır.Surely there is a reminder in this for whosoever has a heart (to feel), or takes heed.
Bir çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.Take heed that the day the crier calls from a place close (to every one),
"Eğer kulak vermiş veya akletmiş olsaydık, çılgın alevli cehennemlikler içinde olmazdık" derler.They will say: "If we had listened and been wise, we would not have been among the inmates of Hell."
De ki: "Sizi yaratan sizin için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur.Say: "It is He who raised you and gave you ears and eyes and hearts.
Allah kalplerini, kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde var, pek büyük azab onlara.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes. For them is great deprivation.
Ölüm korkusuyla yıldırımların sesini duymamak için parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar.They thrust their fingers into their ears for safety against noise and death.
Ve onlar da Şeytanlara kulak verirler ve Şeytanların çoğuysa yalancıdır.Who listens to you (for spreading rumours); but most of them are liars.
Bu, size bir öğüt ve ibret olsun ve belleyip unutmayan kulaklarda kalsın diye.In order to make it a warning for you, and that the ear retentive may preserve it.
Derken adeta kulakları sağır eden o bağırış gelip çattı mı.But when the great calamity comes
Yıldırımlar yüzünden ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar.They thrust their fingers into their ears for safety against noise and death.
İçlerinden bazıları da o Peygamber'i incitirler ve şöyle derler: "O, her şeye kulak kesilir."There are some among them who talk ill of the Prophet by saying: "He listens to everyone."
Ancak kulak hırsızlığı eden olur; onun peşine de parlak bir ateş alevi düşer.Except the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.
Kuşkusuz, bunda kulak verip dinleyen bir topluluk için mutlaka bir mucize vardır.Here is a sign for those who listen.
Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.Verily the ear, the eye, the heart, each will be questioned.
Kalpleri üzerine, onu anlamamaları için kabuklar geçiririz, kulaklarına da bir ağırlık koyarız.And We put covers over their hearts and deafness in their ears that they should not understand it.
Bunun üzerine birçok yıl boyunca mağarada onların kulakları üzerine ağırlık vurduk.We sealed off their ears in the cave for a number of years,
Kulak kabartırlar ama çoğu yalancılardır onların.Who listens to you (for spreading rumours); but most of them are liars.
Kentte, korku içinde sabahladı, göz-kulak kesiliyordu.In the morning he came to the city, fearful and hesitant.
Onların pek çoğu yüz çevirdi; kulak verip dinlemezler onlar.And yet most of them are averse and do not listen,
İbretle bakılası, gönüller açıcı şeyler olarak; hakka yönelen her kula öğüt olarak.As instruction and reminder to every penitent creature.
Onları gördüğünde gövdeleri hoşuna gider. Bir şey konuşsalar sözlerine kulak verirsin.Pleasing seem their persons when you look at them; and when they talk, you listen to their speech.
Ki onu size bir hatırlatıcı/düşündürücü yapalım ve kavrayabilen kulak kavrasın.In order to make it a warning for you, and that the ear retentive may preserve it.
Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes.
O münafıklar yıldırımlardan gelecek ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar.They thrust their fingers into their ears for safety against noise and death.
Ya da kulaklara ve gözlere kim malik (ve hakim) bulunuyor?Or, who is the lord of ear and eye?
Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür.Except the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.
Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.Verily the ear, the eye, the heart, each will be questioned.
Ayrıca, onu anlamamaları için kalplerine bir kapalılık ve kulaklarına bir ağırlık veririz.And We put covers over their hearts and deafness in their ears that they should not understand it.
Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk (uykuya daldırdık.)We sealed off their ears in the cave for a number of years,
Ben seni seçtim. Şimdi vahyedilene kulak ver.I have chosen you, so listen to what is revealed to you.
O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne de az şükrediyorsunuz!It is He who gave you hearing, sight, and hearts, but only few of you give thanks.
Bunlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar.Who listens to you (for spreading rumours); but most of them are liars.
Hala kulak vermezler mi?Will they even then not listen?
Kulaklarımızda da bir ağırlık vardır. Bizimle senin aranda bir perde bulunmaktadır.There is a deafness in our ears, and a veil lies between us and you.
Allah'a yönelen her kula gönül gözünü açmak ve ibret vermek için (bütün bunları yaptık).As instruction and reminder to every penitent creature.
Seslenenin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver.Take heed that the day the crier calls from a place close (to every one),
Onu sizin için bir ibret ve öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.In order to make it a warning for you, and that the ear retentive may preserve it.
Kulakları sağır eden o ses geldiğinde,But when the great calamity comes
Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği zaman,And hearkens to its Lord and is dutiful,
Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes.
Yıldırımlardan ölmek korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar.They thrust their fingers into their ears for safety against noise and death.
Gözleri vardır, fakat onlarla görmezler. Kulakları vardır, fakat onlarla işitmezler.They are people unconcerned.
Onların yürüyecek ayakları, tutacak elleri, görecek gözleri veya işitecek kulakları mı var?Do they have feet to walk on, or hands to hold with, or eyes to see and ears to hear with?
O, kulaklara ve gözlere hükmeden kim?Or, who is the lord of ear and eye?
Ancak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder.Except the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.
Çünkü kulak, göz, gönül, bunların her biri yaptıklarından sorumludurlar.Verily the ear, the eye, the heart, each will be questioned.