Ana içeriğe geç
Sözlük

kula ile cümle

kula kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kulaklarımı diktim.I pricked up my ears.
Kulaklarınızdaki kulak kirini çıkarmak için ne kullanırsınız?What do you use to pick wax out of your ears?
Bir kulak enfeksiyonum var.I have an ear infection.
Kulağım ağrıyor.I have an earache.
Sık sık kulak enfeksiyonu geçiriyorum.I often have ear infections.
Kulaklarım çınlıyor.I have a ringing in my ears.
Trafik gürültüsü kulak için çok sert.Traffic noise is very harsh to the ear.
Delikanlı Tom'un üzerine abandı ve kulağına bağırdı.The lad leaned over and shouted into Tom's ear.
Sonbaharın eli kulağında.Autumn is just around the corner.
Kızlara göz kulak olun.Keep an eye on the girls.
Çocuklara göz kulak ol, onlar afacan.Keep an eye on the boys. They're mischievous.
İki kulağımız var.We have two ears.
Biletimi alırken çantama göz kulak ol.Keep an eye on my suitcase while I buy my ticket.
Bilet alacağım sırada çantama göz kulak ol.Keep an eye on my bag while I buy a ticket.
İçeri girmezsem kulaklarım donacak.My ears are going to freeze if I don't go in.
Ara sınavlar tam eli kulağında.The mid-term exams are just around the corner.
Onun için iyi bir haberim olduğunu ona söylediğimde o can kulağıyla dinledi.When I told him I had some good news for him, he was all ears.
Kulağıyla kapıyı dinledi.He listened with his ear to the door.
O herhangi bir tavsiyeye kulak vermez.He doesn't heed any advice.
Onun kulağına bir şey fısıldadı.He whispered something in her ear.
Onun müzik kulağı var.He has an ear for music.
O, dışarı gittiğinde, onun evine göz kulak olmamı rica eder.When he goes out, he asks me to keep an eye on his house.
O, konuşmaya tesadüfen kulak misafiri oldu.He overheard the conversation by accident.
Cevabı kulağıma fısıldadı.He whispered the answer in my ear.
O, ricama kulaklarını tıkadı.He turned a deaf ear to my request.
O, kurşun kalemini kulağının arkasına sıkıştırdı.He stuck his pencil behind his ear.
O, kulaklarına inanamadı.He could not believe his ears.
O, öğretmene hiç kulak vermez.He pays no attention to the teacher.
O, oğlunun kulağını çekti.He pulled his son by the ear.
O onların şikayetlerine kulaklarını tıkadı.He turned a deaf ear to their complaints.
O onların ricasına kulak asmadı.He turned a deaf ear to their request.
O, onlara göz kulak oldu.He kept an eye on them.
Kulağını duvara dayadı.He pressed his ear against the wall.
Onun uyarısına kulak vermeliydin.You should have paid attention to her warning.
Onun yeni saç modeli kulaklarını örtüyor.Her new hairstyle covers her ears.
Sesi hâlâ kulaklarımda çınlıyor.Her voice still rings in my ears.
Onun güzel sesi kulaklar için gerçek bir bayramdı.Her lovely voice was a real feast to the ears.
O ellerini sıkıca kulakları üzerinde tuttu.She held her hands tightly over her ears.
O onu kulağıma fısıldadı.She whispered it in my ear.
O tekrar küpeyi kulağına takmaya çalıştı.She tried again to fix the earring into her ear.
O, kulaklarına küpe takar.She wears rings on her ears.
O, gürültünün girmesini engellemek için ellerini onun kulağının üzerine koydu.She put her hands over her ears to shut out the noise.
Onun kulağına bir şeyler fısıldadı.She whispered something into his ear.
O, onun söylediğine kulaklarını kapattı.She closed her ears to what he was saying.
O ünlü bir şarkıcı ile karşılaştığında külahını havaya attı.She was beside herself with joy when she met the famous singer.
Can kulağıyla dinliyorum.I'm all ears.
Duvarların kulakları vardır, shouji'nin gözleri vardır.Walls have ears, shouji have eyes.
Çalıştığım zaman kulaklıkla müzik dinlerim.When I study, I listen to music with earphones.
Ben yokken bebeğe göz kulak ol.Keep an eye on the baby while I am away.
Kulak misafiri olmak istemedim ama tesadüfen duydum.I didn't mean to eavesdrop, but I did overhear you.
Kendisinde müzik kulağı olmadığını farketmiyor.He doesn't realise that he's tone deaf.
Kulağım kaşınıyor.My ear is itching.
Babanın söylediklerine kulak asmaDon't pay any attention to what your father says.
Ne kulağa hoş gelen bir kelime!What a nice sounding word!
Jessie onun kulağına bir şey söylerken Charles'ın tarafında durdu.Jessie stood at Charles's side talking into his ear.
Benim bir müzik kulağım yok.I don't have an ear for music.
Neden kulak memelerimiz olduğunu merak ediyorum.I wonder why we have ear lobes.
Kulak memelerinin ne işe yaradığını merak ediyorum.I wonder what ear lobes are for.
Kulaklarıma inanamadım!I couldn't believe my ears!
O, kulakları olan kirpileri asla görmediğini söylüyor.She says that she's never seen hedgehogs with ears.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod