Ana içeriğe geç
Sözlük

kula ile cümle

kula kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sonunda içindeki sese kulak vereceksinYou'll find your peace at last
Karakteristik olarak kulak memeleri küpelerden arınmış fakat sarkıktır.So, you see the Buddha with the elongated earlobes and the jewels removed.
Yapılan yardımlar, buralardan sağlanan paraların yanında devede kulak kalıyor.Between them, these new revenue flows dwarf aid.
"Sizbeklerken kulaklar delinmiştir."It said, "Ears pierced while you wait."
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.If the city looks after the country, the country will look after the city.
Kulaklarımızın kendilerini duyması -- tamamen imkansız; olay da bu.Or ears being able to hear themselves -- it's just impossible. That's the thing.
Yani, yanmış kimseler için kulak yapıyorlar.I mean, they make ears for burn victims.
Dağdan toplanmış yeşil çay aromalı ızgara ve deniz kulaklı yulaf lapasıI would like abalone porridge, with grilled green tea mountain roots.
Deniz kulaklı yulaf lapası yerine tavuk göğsü olsun.Instead of the abalone porridge, I would like the chicken breast.
Bıkma, İnatçılığını kaybetme ve onun söylediklerine kulak asma.Don't you care what he says about you being persistent or tired of you.
Kulaklarım bunu duymayı reddediyor.My ears refuse to hear it.
Bu deniz kulağı.This is abalone.
Eşit olmayan duvarlara ve etraftaki ıvır zıvıra rağmen ses kulağa gerçekten baya iyi geliyordu.With all the uneven walls and all the crap everywhere, it actually sounded pretty good.
Ve şarkıyı tam kulağınıza söylüyor.And he's singing right into your ear.
Kulağınıza fısıldıyor.He's whispering into your ears.
Sanki adam yanınızda oturmuş, kulağınıza kim bilir neler fısıldıyor.It's like the guy is sitting next to you, whispering who knows what into your ear.
Kulağa çok büyük geliyor.It sounds big.
Göze hitap eden sanat, kulağa ve akla.Art for amusing the eye, the ear and the mind.
Ona göz kulak olurum. Sen sanatına yoğunlaş, hayattaki tek eğlencen bu.I'll keep watch over her. you concentrate on your art, it's your only pleasure in life.
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. ''It's no use speaking to it,' she thought, 'till its ears have come, or at least one of them.'
Bu, kulağa sosyalist komplosu gibi geliyor, değil mi? Komplo teorileri üretenler için söylüyorum.It's kind of, it's kind of weird socialist conspiracy.
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.Now the crap doesn't just happen in the ear.
Kulağa tuhaf geliyor, biliyorum.It does seem odd.
Matematiksel olarak kulağa anlamlı gelmiyor mu?"Doesn't that, like, mathematically make sense?"
Kulağa hoş geliyor bu ama pek çok zamanınızı alır.Sounds nice, but this can only buy time.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.It wants to be chanted out loud, to sound its music in the ear and on the tongue.
O zaman buna kulak verin, lütfen.Then hear this, please.
Kulaklarımız için tasarım yapmanın vakti geldi.It's time to start designing for our ears.
Sağlık hizmetlerinde kulaklarımıza göre tasarım yapmak büyük oranda kazanç sağlar.There are just huge benefits to come from designing for the ears in our health care.
Kendime şu soruyu sormak zorunda kalıyorum ("Mimarların kulakları var mı?") (Gülüşmeler)I am forced to ask myself a question. ("Do architects have ears?") (Laughter)
Bazı yakın arkadaşlarım mimar (Gülüşmeler) ve kesinlikle kulakları var.Some of my best friends are architects. (Laughter) And they definitely do have ears.
Nezle olan ya da kulak nezlesi, kulak enfeksiyonu olan hatta saman nezlesi olan çocuklar.That could be any child who's got a cold, glue ear, an ear infection, even hay fever.
Kulaklar için tasarlamaya başlamanın zamanı geldi.It's time to start designing for the ears.
Ama ben şahsen gördüm ki, kulak verdiğimizde, kat kat çoğalacaklar.But I have seen first hand that if we do, they will multiply.
Hadi onlara kulak verelim böylece her yerde işe yaradığını ispat edebilsinler.Let's give them attention so they can prove it works everywhere.
Kulaktan kulağa yayılıyor ve dolayısıyla bu bir yaygın eğitim ürünü.It's taught [by] word of mouth, and it's an informal education system around this.
Kulak arkasının ortasına doğru toplayalım,kulağın arka kısmına bırakıyoruz saçları,
Kulaklarınız her zaman çalışıyor. Kulak kapağınız yok.Your ears are always on -- you have no ear lids.
Algılayabileceğiniz en düşük ses kulak zarınızı sadece dört atom çapında hareket ettirir.The smallest sound you can perceive moves your eardrum just four atomic diameters.
Kulaklar duymak için yaratılmamıştır, fakat dinlemek için yaratılmıştır.Ears are made not for hearing, but for listening.
Yaygınlaşan kulaklık kullanımı 3 büyük sağlık problemini getiriyor.The trouble with widespread headphone use is it brings three really big health issues.
Kulaklık kullanmanın ikinci kötü tarafı ise sıkıştırma.The second problem that comes with headphone abuse is compression.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.The third problem with headphones is this: deafness -- noise-induced hearing disorder.
Kulaklarınızı korumak için size üç hızlı numara vereceğim, ve lütfen bunu çocuklarınıza da gösterin.I'll give you three quick tips to protect your ears and pass these on to your children, please.
Profesyonel kulak koruyucuları mükemmel; ben bunları her zaman kullanıyorum.Professional hearing protectors are great; I use some all the time.
Kulaklarınızı bu şekilde koruyun.Protect your ears in that way.
Kulaklarınızı koruyun?Protect your ears?
Kulakların duymuyor mu senin?Have you lost your senses!
Böylece ivme ve açısal ivme ölçer -- bir insan kulağı gibi, iç kulak gibi.So it measures acceleration, angular acceleration -- like a human ear, inner ear.
Ortaklık kurulması kulağa hoş gelebilir fakat neler yanlış gidebilir?So this sounds great. Partner sound wonderful but what could go wrong with this?
Şimdi bunlar büyük bir şirket açısından kulağa hoş geliyor.Or my favorite is, "We want an exclusive for a year."
Kulağa geldiğinden daha mantıklı.It's less naughty than it sounds.
Gözünüz kulağınız olacağım !I'will be your eyes and ears in town !
Eğer bir teknenin içine girerseniz, iç kulağınız size hareket ettiğinizi söyler.Right? If you go down below on a boat, your inner ears are you telling you you're moving.
O benim küçük kızım ve ona hep göz kulak olacağına söz vermeni istiyorum." dedim.She said, "That's my baby girl, and you have to promise me now you'll always take care of her."
Kulağıma fısıldadı:And he whispered in my ear.
Ve kulağa çok basit gibi geliyor ama, aslında bu çok çok büyük bir iş.And it sounds quite simple, but actually it's quite a big, big job.
Çünkü tabii ki kulak -- demek istediğim, pek çok şeyin etkisi altında kaldığındanBecause of course, the ear is, I mean, subject to all sorts of things.
Her zaman birşeyler vardır -- şu yukarıda kulağa hoş gelir, burada pek birşeye benzemezThere's always something -- it may sound good up there, may not be so good there.
Yarasaların renkleri kulakları ile görebileceğini ortaya atmıştım.I've speculated that bats may see color with their ears.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod