Ana içeriğe geç
Sözlük

kula ile cümle

kula kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kongrenin kulağı oluruz.We will have the ear of Congress.
Ancak gelen önerilere de kulak verdim. .But it is fair. That's just kind of a first cut.
İşin kötü tarafı, inek öğrenci gibi bir kulaklık takmak zorundasınız.The downside is that you have to wear a headset like a nerd.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.I think basically it's like these guys in India with headsets, you know, listening in.
Kulağa çok afflli geliyor.It sounds very fancy.
Kulağa pahalı geliyor.That sounds expensive.
Gözlerin varsa ve ışık varsa görürsün. Eğer gözlerin yoksa duymak için kulakların olur sanıyorsun.You have eyes and you see if there's light, but you don't have eyes too see with.
Hayır, kulakların burada.No, you have ears and you hear.
Kimi hayvanların kulakları ise burada. Dönüyor.In some animals ears turn into the direction of the sound.
"Sen kendi kreş geri gelmek ya da kutusu kulakları olacak.""You come along back to your own nursery or I'll box your ears."
Kulağımı ısıran Tommaso...[Giulio] The guy who's biting my ear is Tommaso...
Ve hayalimi yaşamaya çalışıyorum -- aslında, hiç hayalim olmadı, ama kulağa hoş geliyor.And I try to live my dream -- well, actually, it was never my dream, but it sounds so good.
Hadi Adem'i ayartan diyalogun ilkelerine kulak verelim şimdi.Let's tune into the conversation of the principals in Adam's temptation.
'Eşinin kulağından sarkan o şeyler ne?' dese O öyle bir aksesuar... -Peki, nedir yani?Oh that's decoration, that's ornament... - Yes, but what is it? you see what I mean?
Güvenliymiş gibi geliyor kulağa.That sounds safe.
Kulađa basit gelebilir ama kamusal alana kamunun eriţimi yoktur.It may sound obvious that you'd have public access to the public domain, but in fact it's not true.
Steve'in benimle konuţmak istediđini söylediklerinde kulađa makul gelmiţti.When they came to me and said, "Steve wants to talk to you," that seemed reasonable.
İki haftayı kulaklıksız geçirmiştin.Two weeks you went without headphones. Remember that?
Kulaklıkla dinleyip, seviyelere benim için bakar mısın?Can you just listen on the cans, watch the levels for me?
Sadece kulaklığı takıp, kaydettiklerini dinleyecektim.It's just put on the headphones and listen to it as it's being recorded.
- Kulaklıkta ne duydun?What did you hear in the headphones? Tangles!
- Tangles! Kulaklıkta ne duydun?What did you hear in your headphones?
Kulağıma tutda yemek yerken konuşabileyimHold it to my ear so I can speak eating.
Kulaklarıma inanamıyorum.Don't believe my ears.
Hatta bu kulağa biraz aptalca geliyor.In fact, that sounds kind of dumb.
Siz kuşa bakarsınız, kuş size bakar ve kuş kralın kulağına fısıldar. -So what is the cost of apples and bananas? So you look at the bird:
Çünkü konuşmamıza kulak misafiri olmandan şüphelendim.Because I didn't like you eavesdropping.
Kulağa eğlenceli geliyor.That sounds fun.
Kulağa empati gibi duyuluyor ama empatiden oldukça uzak bir kavram. .It sounds like empathy, but it's quite a different concept.
Yine gül ve kulak arkasında ciddi bir darbe oldu.He rose again and was hit severely behind the ear.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Toothache," said Mr. Marvel, and put his hand to his ear.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie still, you fool!" bawled the Invisible Man in Kemp's ear.
KULAK KESMEEAR CLlPPlNG
Kulak kesme de benzer bir işlem, yine anestezi olmadan yapılır.Ear clipping is a similar procedure, also administered without anesthetic.
Bu kulağa karışık geliyor olabilir fakat çizince çok basit olduğunu göreceksiniz. -Now if that seems confusing to you, when I draw it, it'll be very obvious.
Ama kulağa saçma geldiği kadar, şu an da sınıflarımızda olan şey de bu.But as ridiculous as that sounds, that's exactly what's happening in our classrooms right now.
Eğer kulaklarınıza gece engellemek emin olun.Make sure you block your ears tonight.
Bazen kulaklarım zil.Sometimes my ears ring.
Onlar bile uyku, ve kulaklarında zil tutmak.They keep sleeping, and even their ears ring.
Kulağa hoş geliyor.Sounds good.
"Bir kulağı açık, Phineas ile?" Simeon, sessizce söyledi."With one ear open, Phineas?" said Simeon, quietly.
Sonra her iki kulağı ile dinledi ve ben bu çok bahsediyoruz olduğu bulundu. parti.Then I listened with both ears, and I found that they were talking about this very party.
CA:Savaş odası, güçlü ve dramatik geliyor kulağa.CA: The war room sounds, it sounds powerful and dramatic.
Kulağa harika geliyor." dedim.It sounds great."
Aynı zamanda da bu kulağa garip gelir.On the one hand, it sounds ridiculous.
(Gülüşmeler) Dükkanda bluetooth kulaklığımla diğer insanlarla yaptığım konuşmaları duymalısınız.You should hear some of the phone conversations that I have with people on my Bluetooth in the shop.
Bu gördüğünüz iletişim kulaklığı çoğu uzay kıyafetindeki gibi.This is the communication headset you'll see on lots of space suits.
Bu onun kulakları.That's his ear.
Kulağa karmaşık geldiğinin farkındayım.I know sounds complicated.
Bunu kulağınıza küpe yapın!Remember that.
Haydi kulaklığı bana veriniz.Come on. I'll take over.
Geri döneceğine söz verirsen, arabana göz kulak bile olurum.I even watch your car if you promise that you'll be right back.
Bu kulağa garip geliyor.That sounds like fancy word.
Şu an kulağa çok da mantıklı gelmeyecek.It won't make much sense now.
Ses, kulaklarınızın tam yanında oluşturuluyor.The sound is being made right next to your ears.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.I can put it so that one ear hears one speaker, the other ear hears the other.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.When you listen to stereo on your home system, your both ears hear both speakers.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Turn on the left speaker sometime and notice you're hearing it also in your right ear.
Veya terörist olduğu düşünülen birinin kulağına İncil ayetleri fısıldayabiliyorlar.Or you can whisper in the ear of a supposed terrorist some Biblical verse.
Hiç Jabber kulaklıklarından taktınız mı -küçük kulaklıklardan?Any of you ever wore a Jabber headphone -- the little cell headphones?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kula ile cümle - Sayfa 13 - kula kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App