kulağım ile cümle

kulağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.O Senhor Deus abriu-me os ouvidos, e eu não fui rebelde, nem me retirei para trás.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Pán Hospodin mi otvára ucho, a ja sa neprotivím, neuhybujem zpät.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Panovník Hospodin otvírá mi uši, a já se nepostavuji zpurně, aniž se nazpět odvracím.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Panujący Pan otwiera mi uszy, a Ja się nie sprzeciwiam, ani się na wstecz wracam.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Thật , Chúa_Giê - hô-va đã mở tai ta , ta không trái nghịch , cũng không giựt lùi .
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Thật, Chúa Giê-hô-va đã mở tai ta, ta không trái nghịch, cũng không giựt lùi.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.TUHAN memberi aku pengertian; aku tidak berontak atau berbalik daripada-Nya
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Κυριος ο Θεος ηνοιξεν ωτιον εν εμοι και εγω δεν ηπειθησα ουδε εστραφην οπισω.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Господ Иеова ми отвори ухото; И аз не се резбунтувах, Нито се обърнах назад.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Господь Бог открыл Мне ухо, и Я не воспротивился, не отступил назад.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.אדני יהוה פתח לי אזן ואנכי לא מריתי אחור לא נסוגתי׃
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.السيد الرب فتح لي اذنا وانا لم اعاند. الى الوراء لم ارتد.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.主 耶 和 華 開 通 我 的 耳 朵 、 我 並 沒 有 違 背 、 也 沒 有 退 後
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.主 耶和華 開通 我 的 耳朵 、 我並沒 有 違背 、 也沒 有 退後
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Aj, všecko to vidělo oko mé, slyšelo ucho mé, a srozumělo tomu.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Ecco, tutto questo ha visto il mio occhio, l'ha udito il mio orecchio e l'ha compreso
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Eis que os meus olhos viram tudo isto, e os meus ouvidos o ouviram e entenderam.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Glejte, to vse je videlo moje oko, slišalo je moje uho in je razumelo.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.He aquí que todo esto han visto mis ojos; mis oídos lo han escuchado y entendido
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Hľa, všetko to videlo moje oko, počulo moje ucho a porozumelo tomu.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Iată, ochiul meu a văzut toate acestea, urechea mea a auzit şi a luat seama.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Ímé, mindezeket látta az én szemem, hallotta az én fülem és megértette.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Ja, alltsammans har mitt öga sett, mitt öra har hört det och nogsamt givit akt.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı."Katso, kaikkea tätä on silmäni nähnyt, korvani kuullut ja sitä tarkannut.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.나의 눈이 이것을 다 보았고 나의 귀가 이것을 듣고 통달하였느니라
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Nầy , mắt ta đã thấy các điều đó , Tai ta có nghe và hiểu đến .
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Nầy, mắt ta đã thấy các điều đó, Tai ta có nghe và hiểu đến.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Oto te wszystkie rzeczy widziało oko moje, słyszało ucho moje, i zrozumiało.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Se, alt sammen har mitt øie sett, mitt øre hørt og merket sig.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Se, mit Øje har skuet alt dette, mit Øre har hørt og mærket sig det;
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Semuanya itu pernah kulihat dan kudengar sendiri, dan sungguh-sungguh kufahami
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Siehe, das alles hat mein Auge gesehen und mein Ohr gehört, und ich habe es verstanden.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Voici, mon oeil a vu tout cela, Mon oreille l`a entendu et y a pris garde.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Ιδου, ταυτα παντα ειδεν ο οφθαλμος μου το ωτιον μου ηκουσε και ενοησε ταυτα.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Вот, все это видело око мое, слышало ухо мое и заметило длясебя.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Ето, моето око е видяло всичко това, Ухото ми е чуло и го е разбрало.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.הן כל ראתה עיני שמעה אזני ותבן לה׃
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.هذا كله رأته عيني. سمعته اذني وفطنت به.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.這 一 切 我 眼 都 見 過 、 我 耳 都 聽 過 、 而 且 明 白
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.這 一切 我眼 都 見過 、 我 耳 都 聽過 、 而且 明白
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Ikävä häiritä teitä, vaan olen peloissani.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Jag är ledsen att störa dig, men jag är rädd.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Jeg er ked af at forstyrre dig, men jeg er bange.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Maaf mengganggu Anda, tapi aku takut.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Mi scusi se la disturbo, ma ho paura.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Ospravedlňujem sa, že ruším, ale mám strach.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Przepraszam, że przeszkadzam, ale jestem przerażona.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Tôi xin lỗi làm phiền bạn, nhưng tôi sợ hãi.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Λυπάμαι που σας ενοχλεί, αλλά είμαι φοβισμένος.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Мені шкода вам заважати, але я боюся.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Мне жаль вам мешать, но я боюсь.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!أنا آسف لإزعاجكم ، ولكن أنا خائفة.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!- それは何でしたか?それらの犬? - 私の弟。
Kulağıma fısıldadı:A do ucha mi pošeptal:
Kulağıma fısıldadı:Dann flüsterte er mir ins Ohr.
Kulağıma fısıldadı:E mi sussurrò all'orecchio.
Kulağıma fısıldadı:És azt súgta a fülembe:
Kulağıma fısıldadı:E sussurrou-me ao ouvido:
Kulağıma fısıldadı:Hij fluisterde in m'n oor. Hij zei:
Kulağıma fısıldadı:Il m'a chuchoté à l'oreille.

İlgili Sayfalar