kulağı ile cümle
kulağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kulağı yapmanın başka yolları da var.Υπάρχουν και άλλοι τρόποι να κάνεις πτερύγια.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.Есть и другие способы сделать соединение.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.Има и други начини да се направят крайници.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.יש דרכים נוספות ליצירת כנפיים.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.هناك طرق أخرى لصناعة الجنيحات
Kulağı yapmanın başka yolları da var.辺の部分にフラップを作るには、円の2分の1が必要です
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi?(93:9) Насадивший ухо не услышит ли? и образовавший глаз не увидит ли?
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi?Der das Ohr gepflanzt hat, sollte der nicht hören? Der das Auge gemacht hat, sollte der nicht sehen?
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi?El que puso el oído, ¿no oirá? El que formó el ojo, ¿no verá
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi?Izali ten, który szczepił ucho, nie słyszy? i który ukształtował oko, izali nie widzi?
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi?Joka on korvan istuttanut, hänkö ei kuulisi? Joka on silmän luonut, hänkö ei näkisi?
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi?귀를 지으신 자가 듣지 아니하시랴 눈을 만드신 자가 보지 아니하시랴
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi?Mon han som planter øret, ikke skulde høre? Mon han som skaper øiet, ikke skulde se?
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi?Skulde han, som plantede Øret, ej høre, han, som dannede Øjet, ej se?
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi?Zdali ten, jenž učinil ucho, neslyší? A kterýž stvořil oko, zdali nespatří?
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi?Ο φυτευσας το ωτιον, δεν θελει ακουσει; ο πλασας τον οφθαλμον, δεν θελει ιδει;
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi?Оня, Който е поставил* ухото не чува ли? Който е създал окото, не вижда ли?
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi?הנטע אזן הלא ישמע אם יצר עין הלא יביט׃
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi?الغارس الاذن ألا يسمع. الصانع العين ألا يبصر.
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi?造 耳 朵 的 、 難 道 自 己 不 聽 見 麼 . 造 眼 睛 的 、 難 道 自 己 不 看 見 麼
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi?造 耳朵 的 、 難道 自己 不聽見麼 . 造 眼睛 的 、 難道 自己 不看 見麼
Kutsal Ruh ne diyeceğini kulağına fısıldayacak.Свещените духове ще ви прошепнат какво да кажете.
Manyetik alanın birimi kulağımıza pek hoş gelmedi. Buna daha güzel bir isim bulalım.A to se zdá příliš komplikované, a tak lidé přišli se skvělým jménem.
Manyetik alanın birimi kulağımıza pek hoş gelmedi. Buna daha güzel bir isim bulalım.E isso pode parecer um pouco deslocado, mas eles colocaram um nome brilhante.
Manyetik alanın birimi kulağımıza pek hoş gelmedi. Buna daha güzel bir isim bulalım.Que podría parecer un poco inconexo y han llegado hasta con un nombre genial.
Manyetik alanın birimi kulağımıza pek hoş gelmedi. Buna daha güzel bir isim bulalım.Това може да изглежда малко несвързано, но са измислили чудесно име за него.
Manyetik alanın birimi kulağımıza pek hoş gelmedi.זה עלול להיראות קצת חסר קשר, על כן
Marvel ve elini kulağına koymak.Marvel, és tegye a kezét a füle.
Marvel ve elini kulağına koymak.Marvel ja laittoi kätensä hänen korvaansa.
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;(37)Господи, послушал си желанието на кротките; Ще утвърдиш сърцето им; Ще направиш внимателно ухото Си,
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;(9:38) Господи! Ты слышишь желания смиренных; укрепи сердце их; открой ухо Твое,
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;A szegények kivánságát meghallgatod, oh Uram! Megerõsíted szívöket, füleiddel figyelmezel,
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;Das Verlangen der Elenden hörst du, HERR; ihr Herz ist gewiß, daß dein Ohr darauf merket,
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;De ödmjukas trängtan hör du, HERRE; du gör deras hjärtan ståndaktiga; du låter ditt öra giva akt
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;De saktmodiges begjæring hører du, Herre! Du styrker deres hjerte, du vender ditt øre til
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;du har hørt de ydmyges Ønske, HERRE, du styrker deres Hjerte, vender Øret til
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;El deseo de los humildes escuchas, oh Jehovah; tú dispones sus corazones y tienes atento tu oído
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;Il Signore si è manifestato, ha fatto giustizia; l'empio è caduto nella rete, opera delle sue mani
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;여호와여 주는 겸손한 자의 소원을 들으셨으니 저희 마음을 예비하시며 귀를 기울여 들으시고
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;Sinä kuulet nöyrien halajamisen, Herra, sinä vahvistat heidän sydämensä, sinä teroitat korvasi,
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;Tu auzi rugăciunile celor ce sufăr, Doamne! Le întăreşti inima, Îţi pleci urechea spre ei,
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;Tu entends les voeux de ceux qui souffrent, ô Éternel! Tu affermis leur coeur; tu prêtes l`oreille
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;TUHAN, Engkau mendengar doa orang hina dan menguatkan hati mereka
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;Tu, Senhor, ouvirás os desejos dos mansos; confortarás o seu coração; inclinarás o teu ouvido,
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;Żądości pokornych wysłuchiwasz, Panie! utwierdzasz serca ich, nachylasz ku nim ucha twojego.
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;Žádost ponížených vyslýcháš, Hospodine, utvrzuješ srdce jejich, ucha svého k nim nakloňuješ,
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;Žiadosť ponížených čuješ, ó, Hospodine; posilňuješ ich srdce a nakláňaš k nim svoje ucho,
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;תאות ענוים שמעת יהוה תכין לבם תקשיב אזנך׃
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;تأوه الودعاء قد سمعت يا رب. تثبت قلوبهم. تميل اذنك
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;耶 和 華 阿 、 謙 卑 人 的 心 願 、 你 早 已 知 道 . 〔 原 文 作 聽 見 〕 你 必 豫 備 他 們 的 心 、 也 必 側 耳 聽 他 們 的 祈 求
Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde;耶和華 阿 、 謙卑人 的 心願 、 你 早 已 知道 . 〔 原文 作 聽見 〕 你 必 豫備 他 們的心 、 也 必側耳聽 他 們 的 祈求
Nelson bir kolunu kaybetti, bir gözünü, bir kulağını ve bir ayağını çeşitli savaşlarda.Nelson a pierdut un braţ, un ochi, o ureche şi un picior în diverse bătălii.
Nelson bir kolunu kaybetti, bir gözünü, bir kulağını ve bir ayağını çeşitli savaşlarda.Nelson bị mất một cánh tay, một mắt, một tai và một chân trong các trận chiến khác nhau.
Nelson bir kolunu kaybetti, bir gözünü, bir kulağını ve bir ayağını çeşitli savaşlarda.Nelson je izgubil roko, oko, uho in nogo v svojih bojih.
Nelson bir kolunu kaybetti, bir gözünü, bir kulağını ve bir ayağını çeşitli savaşlarda.Nelson perdió un brazo, un ojo, una oreja y una pierna en varias batallas.
Nelson bir kolunu kaybetti, bir gözünü, bir kulağını ve bir ayağını çeşitli savaşlarda.Nelson verloor een arm, een oog, een oor en een been in verschillende strijden.
Nelson bir kolunu kaybetti, bir gözünü, bir kulağını ve bir ayağını çeşitli savaşlarda.Nelson ztratil ruku, oko, ucho a nohu v rùzných bitvách.
Nelson bir kolunu kaybetti, bir gözünü, bir kulağını ve bir ayağını çeşitli savaşlarda.Ο Νέλσον έχασε ένα χέρι, ένα μάτι, ένα αυτί και ένα πόδι σε διάφορες μάχες.
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Ani do zeme ani do hnoja sa nehodí; von ju vyhadzujú. Kto má uši nato, aby počul, nech počuje!
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Ani do země, ani do hnoje se nehodí; ale vyvržena bude ven. Kdo má uši k slyšení, slyš.