kulağı ile cümle
kulağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Det duer hverken i jord eller i gjødsel; det blir kastet ut. Den som har ører å høre med, han høre!
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Ei se kelpaa maahan eikä lantaan; se heitetään pois. Jolla on korvat kuulla, se kuulkoon!"
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Không dùng chi được cho ruộng hoặc cho phân ; người_ta phải bỏ nó ra ngoài . Ai có tai mà nghe , hãy nghe .
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Không dùng chi được cho ruộng hoặc cho phân; người ta phải bỏ nó ra ngoài. Ai có tai mà nghe, hãy nghe.
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››땅에도 거름에도 쓸데 없어 내어버리느니라 들을 귀가 있는 자는 들을지어다 하시니라
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Não presta nem para terra, nem para adubo; lançam-no fora. Quem tem ouvidos para ouvir, ouça.
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Ne da se rabiti ne za zemljo, ne za gnojišče; vržejo jo proč. Kdor ima ušesa, da sliši, naj sliši!
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Nie przygodzi się ani do ziemi ani do gnoju, ale ją precz wyrzucają. Kto ma uszy ku słuchaniu, niechaj słucha.
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››No es buena ni para la tierra ni para abono; por eso la arrojan fuera. Quien tiene oídos para oír, oiga.
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Non serve né per la terra né per il concime e così lo buttano via. Chi ha orecchi per intendere, intenda»
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Sem a földre, sem a trágyára nem alkalmas: kivetik azt. A kinek van füle a hallásra, hallja.
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››ни в землю, ни в навоз не годится; вон выбрасывают ее. Кто имеет уши слышать, да слышит!
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Нї в землю, нї в гній не годить ся вона; геть викидають її. Хто має уші слухати, нехай слухає.
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Тя не струва нито за земята, нито за тор; изхвърлят я вън. Който има уши да слуша, нека слуша!
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››לא יצלח גם לאדמה גם לדמן החוצה ישליכהו מי אשר אזנים לו לשמע ישמע׃
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››لا يصلح لارض ولا لمزبلة فيطرحونه خارجا. من له اذنان للسمع فليسمع
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››或 用 在 田 裡 、 或 堆 在 糞 裡 、 都 不 合 式 . 只 好 丟 在 外 面 。 有 耳 可 聽 的 、 就 應 當 聽
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››或用 在 田裡 、 或 堆 在 糞裡 、 都 不 合式 . 只好 丟 在 外面 。 有 耳 可 聽 的 、 就 應當聽
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Dia membungkuk telinganya pada keluhan saya - Tidak ada lagi paus itu saya membatasi.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Er verbeugte sich sein Ohr auf meinen Beschwerden - nicht mehr den Wal hat mich zu beschränken.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Han böjde öra till mina klagomål - Inga fler valen gjorde mig nöja.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Han bøjede sit øre til mine klager - Ikke mere hvalen gjorde mig begrænse.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Hän painoi korvansa minun valituksia - Ei enää valas tehnyt minulle rajoittaa.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Ha piegato l'orecchio alle mie lamentele - Non più la balena mi limita.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Hij boog zijn oor naar mijn klachten - niet meer de walvis deed me beperken.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Il baissa l'oreille à mes plaintes - Pas plus la baleine ne m'a confiner.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Inclinou seu ouvido para as minhas queixas - Não há mais a baleia fez-me limitar.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.그는 나의 불만 귀를를 숙이고 - 더 이상 고래 나를 한정하지 않았다.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Ő meghajolt fülét a panaszok - Nincs több a bálna volt számomra korlátozódik.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Ông cúi tai của mình để khiếu nại của tôi - Không có nhiều cá voi đã làm tôi hạn chế.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.On priklonil uho na moje pritožbe - Nič več kita pa me omejujejo.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Se înclină urechea la plângerile mele - Nu mai mult de balene m-au limitat.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Se inclinó su oído a mis quejas - No más que la ballena no me limita.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Skłonił ucha na moje skargi - nie więcej wieloryba nie mnie ograniczać.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Sklonil ucho k mé stížnosti - Žádné další velryba se mi omezit.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Sklonil ucho k mojej sťažnosti - Žiadne ďalšie veľryba sa mi obmedziť.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Υποκλίθηκε αυτί του για τις καταγγελίες μου - Δεν υπάρχει πλέον η φάλαινα δεν με περιορίζει.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Він вклонився йому на вухо, щоб мої скарги - Немає більше кита зробив мені обмежитися.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Он поклонился ему на ухо, чтобы мои жалобы - Нет больше кита сделал мне ограничиться.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Той наведе ухото ми оплаквания - Не повече кита не ме ограничава.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.הוא הרכין את אוזנו התלונות שלי - אין יותר את הלוויתן עשה לי להגביל.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.انحنى له أذنه لانشغالاتي -- لا أكثر الحوت لم تقصر معي.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz."速さで彼は負担輝くイルカの場合と同様に、私の救済に飛んだ;
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Anakku, jika engkau tak mau belajar lagi, engkau akan lupa apa yang sudah kaupelajari
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Cessa, filho meu, de ouvir a instrução, e logo te desviarás das palavras do conhecimento.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Cesse, mon fils, d`écouter l`instruction, Si c`est pour t`éloigner des paroles de la science.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Figlio mio, cessa pure di ascoltare l'istruzione, se vuoi allontanarti dalle parole della sapienza
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Hijo mío, deja de atender la enseñanza que te hace divagar de las palabras del conocimiento
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Hỡi con , hãy thôi nghe sự khuyên dạy Khiến cho con lầm_lạc cách xa các lời tri_thức .
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Hỡi con, hãy thôi nghe sự khuyên dạy Khiến cho con lầm lạc cách xa các lời tri thức.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Hold op, min sønn, med å høre på formaning, når du allikevel bare forviller dig bort fra kunnskaps ord!
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Hør op, min Søn, med at høre på Tugt og så fare vild fra Kundskabsord.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Încetează, fiule, să mai asculţi învăţătura, dacă ea te depărtează de învăţăturile înţelepte. -
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Jos herkeät, poikani, kuulemasta kuritusta, niin eksyt pois tiedon sanoista.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.내 아들아 지식의 말씀에서 떠나게 하는 교훈을 듣지 말지니라
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Laß ab, mein Sohn, zu hören die Zucht, und doch abzuirren von vernünftiger Lehre.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Mijn zoon, als je toch niet van plan bent om verstandige raad op te volgen, luister dan maar helemaal niet.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Min son, om du icke vill höra tuktan, så far du vilse från de ord som giva kunskap.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Nehaj, sin moj, poslušati pouk, in zablodiš od besed znanja.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Prestaň, môj synu, prestaň poslúchať naučenie, ktoré vedie k tomu, aby si zablúdil od slov známosti.