kulağı ile cümle

kulağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Jolla on korva, se kuulkoon, mitä Henki seurakunnille sanoo.`"
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Jolla on korva, se kuulkoon, mitä Henki seurakunnille sanoo.`
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Kdo má uši, slyš, co Duch praví církvím.
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Kdo má uši, slyš, co Duch praví církvím.
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Kdor ima uho, naj sliši, kaj Duh govori cerkvam.
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Kdor ima uho, naj sliši, kaj Duh govori cerkvam.
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Kdor ima uho, naj sliši, kaj govori Duh cerkvam.
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››귀있는 자는 성령이 교회들에게 하시는 말씀을 들을찌어다
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››귀 있는 자는 성령이 교회들에게 하시는 말씀을 들을찌어다
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››귀 있는 자는 성령이 교회들에게 하시는 말씀을 들을찌어다
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Kto má uši, nech počuje, čo Duch hovorí sborom!
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Kto má uši, nech počuje, čo Duch hovorí sborom!
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Kto ma uszy, niechaj słucha, co Duch mówi zborom.
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Kto ma uszy, niechaj słucha, co Duch mówi zborom.
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Que celui qui a des oreilles entende ce que l`Esprit dit aux Églises!
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Que celui qui a des oreilles entende ce que l`Esprit dit aux Églises!
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Quem tem ouvidos, ouça o que o Espírito dia �s igrejas.
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Quem tem ouvidos, ouça o que o espírito diz �s igrejas.
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Quem tem ouvidos, ouça o que o Espírito diz �s igrejas.
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Quem tem ouvidos, ouça o que o Espírito diz �s igrejas.
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Wer Ohren hat, der höre, was der Geist den Gemeinden sagt!
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Wer Ohren hat, der höre, was der Geist den Gemeinden sagt!
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Οστις εχει ωτιον ας ακουση τι λεγει το Πνευμα προς τας εκκλησιας.
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Οστις εχει ωτιον, ας ακουση τι λεγει το Πνευμα προς τας εκκλησιας.
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Οστις εχει ωτιον, ας ακουση τι λεγει το Πνευμα προς τας εκκλησιας.
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Имеющий ухо да слышит, что Дух говорит церквам.
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Имеющий ухо да слышит, что Дух говорит церквам.
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Имеющий ухо(слышать) да слышит, что Дух говоритцерквам.
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Така, понеже си хладък, нито топъл, нито студен, ще те повърна из устата Си.
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Хто має ухо, нехай слухає, що Дух глаголе церквам.
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››Хто має ухо, нехай слухає, що Дух глаголе церквам.
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››מי אשר אזן לו ישמע את אשר הרוח אמר לקהלות׃
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››מי אשר אזן לו ישמע את אשר הרוח אמר לקהלות׃
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››من له اذن فليسمع ما يقوله الروح للكنائس
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››من له اذن فليسمع ما يقوله الروح للكنائس
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››聖 靈 向 眾 教 會 所 說 的 話 、 凡 有 耳 的 、 就 應 當 聽
Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.› ››聖靈 向 眾教會 所 說的話 、 凡 有 耳 的 、 就 應當聽
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››聖 靈 向 眾 教 會 所 說 的 話 、 凡 有 耳 的 、 就 應 當 聽
Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.› ››聖靈 向 眾教會 所 說的話 、 凡 有 耳 的 、 就 應當聽
Kulağı sağır eden çığlıklar bir saldırıyı zamanlarChúng đồng loạt kêu the thé để bắt đầu cuộc tấn công.
Kulağı sağır eden çığlıklar bir saldırıyı zamanlarPronikavé výkřiky synchronizují akci.
Kulağı sağır eden çığlıklar bir saldırıyı zamanlarŢipete ascuţite sincronizează atacul.
Kulağı sağır eden çığlıklar bir saldırıyı zamanlarΟι διαπεραστικές κραυγές συγχρονίζουν την επίθεση.
Kulağı sağır eden çığlıklar bir saldırıyı zamanlarקריאות חדות מתאמות .את ההסתערות
Kulağı sağır eden çığlıklar bir saldırıyı zamanlarتزامن النداءات الثاقبة تعني الهجوم
Kulağı şişmiş, zedelenmiş. .Bu dönemin heykellerinde oturan figürler çok azdır, genelde figürler ayakta durur.Его ухо распухло, деформировалось. Ж: Нечасто можно увидеть сидящую статую.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.Ada cara lain untuk membuat lipatan.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.Ci sono altri modi per fare i risvolti.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.Còn nhiều cách khác nữa.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.Er zijn andere manieren om flappen te maken.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.Es gibt andere Möglichkeiten, Laschen zu formen.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.Hay otras maneras de hacer solapas.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.Il y a d'autres manières de faire des rabats.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.Jsou i jiné možnosti vytvoření cípu.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.이외에도 플랩 만드는 법은 여러가지입니다.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.Lahko jih naredim še drugače.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.Máshogy is lehet csinálni.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.Są inne sposoby robienia wypustek.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.Sú aj iné spôsoby výroby hrotov.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.Sunt şi alte căi de a face îndoituri.

İlgili Sayfalar