kulağı ile cümle

kulağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.Da riß alles Volk seine goldenen Ohrenringe von ihren Ohren, und brachten sie zu Aaron.
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.Då tog allt folket av sig guldringarna som de hade i öronen, och de buro dem till Aron;
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.Da tok alt folket gullringene ut av sine ører og kom til Aron med dem;
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.Então todo o povo, tirando os pendentes de ouro que estavam nas suas orelhas, os trouxe a Arão;
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.Entonces todos los del pueblo se quitaron los aretes de oro que tenían en sus orejas, y los trajeron a Aarón
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.Et tous ôtèrent les anneaux d`or qui étaient à leurs oreilles, et ils les apportèrent à Aaron.
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.Hết thảy đều lột vòng vàng nơi tai mình mà đem lại cho A-rôn;
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.Hết_thảy đều lột vòng vàng nơi tai mình mà đem lại cho A-rôn ;
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.In odtrga vse ljudstvo obodce zlate, ki so jih imeli v ušesih, in jih prinesejo k Aronu.
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.I poodrywał wszystek lud nausznice złote, które były na uszach ich, a przynieśli do Aarona.
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.Ja kaikki kansa irroitti kultarenkaat, jotka heillä oli korvissaan, ja he toivat ne Aaronille;
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.모든 백성이 그 귀에서 금고리를 빼어 아론에게로 가져 오매
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.Leszedé azért mind az egész nép az aranyfüggõket füleirõl, és elvivék Áronhoz.
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.Maka mereka melepaskan anting-anting emas masing-masing dan membawanya kepada Harun
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.Så rev hele Folket deres Guldørenringe af og bragte dem til Aron.
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.Şi toţi şi-au scos cerceii de aur din urechi, şi i-au adus lui Aaron.
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.Tedy strhl všecken lid náušnice zlaté, kteréž byly na uších jejich, a přinesli k Aronovi.
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.Tutto il popolo tolse i pendenti che ciascuno aveva agli orecchi e li portò ad Aronne
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.Και αφηρεσε πας ο λαος τα χρυσα ενωτια, τα οποια ησαν εις τα ωτα αυτων, και εφεραν προς τον Ααρων.
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.И весь народ вынул золотые серьги из ушей своих и принесли к Аарону.
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.И тъй, всичките люде, извадиха златните обеци, които бяха на ушите им, и донесоха ги на Аарона.
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.ויתפרקו כל העם את נזמי הזהב אשר באזניהם ויביאו אל אהרן׃
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.فنزع كل الشعب اقراط الذهب التي في آذانهم وأتوا بها الى هرون.
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.百 姓 就 都 摘 下 他 們 耳 上 的 金 環 、 拿 來 給 亞 倫
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.百姓 就 都 摘下 他 們 耳上 的 金環 、 拿 來給 亞倫
Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.Phản ứng của bạn khi nghe thấy một âm thanh khó chịu khi bạn còn bé Đó là bịt tai lại.
Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.Reacția unui bebe la sunete neplăcute e că-și pune degetele în urechi.
Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.Reakcją małego dziecka na nieprzyjemny dźwięk jest zatykanie uszu palcami.
Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.Se sentite un suono sgradevole, la reazione da bambini è di tapparsi le orecchie,
Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.Si escucharon un sonido desagradable cuando eran bebés, la reacción fue la de poner los dedos en sus oídos.
Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.התגובה לרעש לא-נעים כתינוקות, היא להכניס אצבעות לאוזניים,
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.A ktorýsi jeden z nich uderil sluhu najvyššieho kňaza a odťal mu pravé ucho.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Eén van hen zwaaide met zijn zwaard en sloeg de knecht van de hogepriester het rechteroor af.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Então um deles feriu o servo do sumo sacerdote, e cortou-lhe a orelha direita.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.És közülök valaki megvágá a fõpap szolgáját, és levágá annak jobb fülét.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Et l`un d`eux frappa le serviteur du souverain sacrificateur, et lui emporta l`oreille droite.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.E uno di loro colpì il servo del sommo sacerdote e gli staccò l'orecchio destro
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.In eden izmed njih udari hlapca velikega duhovnika in mu odseka desno uho.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.I udeřil jeden z nich služebníka nejvyššího kněze, a uťal ucho jeho pravé.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.I uderzył jeden z nich sługę najwyższego kapłana, i uciął mu ucho prawe.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Ja eräs heistä iski ylimmäisen papin palvelijaa ja sivalsi häneltä pois oikean korvan.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.그 중에 한 사람이 대제사장의 종을 쳐 그 오른편 귀를 떨어뜨린지라
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Lalu salah seorang dari mereka memarang hamba imam agung dengan pedang sehingga putus telinga kanannya
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Một người trong các sứ đồ đánh đầy tớ của thầy cả thượng phẩm và chém đứt tai bên hữu.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Một người trong các sứ đồ đánh đầy_tớ của thầy_cả thượng phẩm và chém đứt tai bên hữu .
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Och en av dem högg till översteprästens tjänare och högg så av honom högra örat.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Og en af dem slog Ypperstepræstens Tjener og afhuggede hans højre Øre.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Og en av dem slo til yppersteprestens tjener og hugg det høire øre av ham.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Şi unul din ei a lovit pe robul marelui preot, şi i -a tăiat urechea dreaptă.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Und einer aus ihnen schlug des Hohenpriesters Knecht und hieb ihm sein rechtes Ohr ab.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Y uno de ellos hirió a un siervo del sumo sacerdote y le cortó la oreja derecha
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Και εκτυπησεν εις εξ αυτων τον δουλον του αρχιερεως και απεκοψεν αυτου το ωτιον το δεξιον.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.И един от тях удари слугата на първосвещеника и му отсече дясното ухо,
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.И один из них ударил раба первосвященникова, и отсек ему правое ухо.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.І вдарив один хтось із них слугу архиєрейського, та й відтяв йому ухо праве.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.ויך אחד מהם את עבד הכהן הגדול ויקצץ את אזנו הימנית׃
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.وضرب واحد منهم عبد رئيس الكهنة فقطع اذنه اليمنى.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.內 中 有 一 個 人 、 把 大 祭 司 的 僕 人 砍 了 一 刀 、 削 掉 了 他 的 右 耳
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.內中 有 一 個 人 、 把 大 祭司 的 僕人 砍 了 一 刀 、 削掉 了 他 的 右耳
İsanın yanında bulunanlardan biri kılıcını çekti, başkâhinin kölesine vurup kulağını uçurdu.A jeden, ktorýsi z tých, ktorí tam stáli, vytasil meč a uderil sluhu najvyššieho kňaza a odťal mu ucho.

İlgili Sayfalar