kulağı ile cümle
kulağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Wenn Sie dem Stereogerät an Ihrer Heimanlage zuhören, hören beide Ohren beide Lautsprecher.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Когато слушаш стерео на домашната си система, и двете ти уши чуват и двата усилвателя.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Когда вы дома слушаете стереосистему, оба уха слышат оба динамика одновременно.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.כשאתם מקשיבים לסטריאו במערכת הביתית, שתי אוזניכם שומעות את שני הרמקולים.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.عندما تستمع إلى الستريو في نظام منزلك تستمع أذنيك إلى كلتا مكبري الصوت
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.両方の耳で両方のスピーカーの音を聞いています。 左スピーカーだけをつけても
Getir kulağınıAvvicina il tuo orecchio.
Getir kulağınıDaj ušesa bliže.
Getir kulağınıDa-mi urechile.
Getir kulağınıGe mig dina öron.
Getir kulağınıKemarilah.
Getir kulağınıKom dichterbij.
Getir kulağınıLại đây em nói cho nghe
Getir kulağınıLeih mir ein Ohr.
Getir kulağınıPrête-moi ton oreille.
Getir kulağınıΔώσ'μου τα αυτιά σου.
Getir kulağınıНаклонись.
Getir kulağını.תני לי את האוזן שלך
Getir kulağınıأعطني إذنيكِ
Getir kulağınıえ゛っ?!
Hadi kulağına bir muz tak!Alors mets une banane dans l'oreil!
Hadi, kulağına bir muz tak!Alors, mets une banane dans l'oreil!
Haftada saatler boyu yüksek sesi kulağınıza iletmek işitme duyunuzu öldürür.Escuchar horas y horas a la semana de música a todo volumen
Haftada saatler boyu yüksek sesi kulağınıza iletmek işitme duyunuzu öldürür.Głośna muzyka wtłaczana godzinami w głąb uszu tępi słuch.
Haftada saatler boyu yüksek sesi kulağınıza iletmek işitme duyunuzu öldürür.Hàng giờ mỗi tuần với tiếng nhạc quá lớn được truyền đến sâu trong tai bạn sẽ phá hủy khả năng nghe của bạn
Haftada saatler boyu yüksek sesi kulağınıza iletmek işitme duyunuzu öldürür.Multe ore pe săptămână de muzică dată tare intrată în profunzimea urechilor vă va distruge auzul.
Haftada saatler boyu yüksek sesi kulağınıza iletmek işitme duyunuzu öldürür.Ore e ore alla settimana di musica ad alto volume direttamente nelle orecchie ammazza l'udito.
Haftada saatler boyu yüksek sesi kulağınıza iletmek işitme duyunuzu öldürür.שעות על גבי שעות בשבוע של מוסיקה חזקה שמושמעת בעומק האוזניים תהרוס את השמיעה.
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Ack att någon bland eder ville lyssna härtill, för framtiden giva akt och höra härpå!
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Chi fra di voi porge l'orecchio a ciò, vi fa attenzione e ascolta per il futuro
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Hvem af jer vil lytte til dette, mærke sig og fremtidig høre det:
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Hvem blandt eder vil herefter vende øret til dette, gi akt og høre på det?
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Kdo je med vami, ki bi nagnil ušesa za to, ki bi pazil in poslušal v prihodnje?
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Kdo z vás ušima pozoruje toho, srozumívá tomu, aby se bedlivěji chtěl míti napotom?
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Ki veszi ezt közületek fülébe? a ki figyelne és hallgatna ezután!
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?너희 중에 누가 이 일에 귀를 기울이겠느냐 누가 장래사를 삼가 듣겠느냐
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Któż to z was w uszy przyjmuje? kto zrozumiewa, aby czulszym był napotem?
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Kto z vás nakloní k tomu ucho, kto bude pozorovať ušima, aby počul, čo bude potom?
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Kuka teistä ottaa tämän korviinsa, tarkkaa ja kuulee vastaisen varalta?
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Quem há entre vós que a isso dará ouvidos? que atenderá e ouvirá doravante?
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?¿Quién de entre vosotros oirá esto? ¿Quién atenderá y escuchará con respecto al porvenir
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Qui parmi vous prêtera l`oreille à ces choses? Qui voudra s`y rendre attentif et écouter à l`avenir?
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Siapa di antara kamu mau mendengarkan hal ini, dan memperhatikannya untuk selanjutnya
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Trong vòng các ngươi ai là kẻ lắng tai nghe điều nầy, ai để ý đến và nghe sự xảy có về sau?
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Trong vòng các ngươi ai là kẻ lắng_tai nghe điều nầy , ai để_ý đến và nghe sự xảy có về sau ?
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Wer ist unter euch, der solches zu Ohren nehme, der aufmerke und höre, was hernach kommt?
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Τις απο σας θελει δωσει ακροασιν εις τουτο; θελει προσεξει και ακουσει εις το μετα ταυτα;
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Кой от вас ще даде ухо на това? Кой ще внимава и слуша за бъдещето?
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?Кто из вас приклонил к этому ухо, вникнул и выслушал это для будущего?
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?מי בכם יאזין זאת יקשב וישמע לאחור׃
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?من منكم يسمع هذا. يصغى ويسمع لما بعد.
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?你 們 中 間 誰 肯 側 耳 聽 此 、 誰 肯 留 心 而 聽 、 以 防 將 來 呢
Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?你 們中間誰 肯側 耳 聽此 、 誰肯 留心 而 聽 、 以防 將來 呢
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.A-rôn đáp rằng: Hãy một những vòng vàng đeo nơi tai vợ, con trai và con gái các ngươi đi, rồi đem lại cho ta.
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.아론이 그들에게 이르되 너희 아내와 자녀의 귀의 금고리를 빼어내게로 가져 오라
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.ויאמר אלהם אהרן פרקו נזמי הזהב אשר באזני נשיכם בניכם ובנתיכם והביאו אלי׃
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.فقال لهم هرون انزعوا اقراط الذهب التي في آذان نسائكم وبنيكم وبناتكم وأتوني بها.
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.亞 倫 對 他 們 說 、 你 們 去 摘 下 你 們 妻 子 兒 女 耳 上 的 金 環 、 拿 來 給 我
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.亞倫對 他 們說 、 你 們去 摘下 你 們 妻子 兒女 耳上 的 金環 、 拿來 給我
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.A všetok ľud, všetci si strhali zlaté náušnice, ktoré boly na ich ušiach, a doniesli k Áronovi.