kulağı ile cümle
kulağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer buraya yeterince yakın dursaydınız, kulağınız sıkışan ve gerinen uzay yüzünden çınlayabilirdi.Jika Anda berdiri cukup dekat, telinga Anda akan ber-resonansi dengan ruang angkasa yang menciut dan meregang.
Eğer buraya yeterince yakın dursaydınız, kulağınız sıkışan ve gerinen uzay yüzünden çınlayabilirdi.Kdybyste stáli dostatečně blízko, ve vašich uších by rezonovalo smršťování a roztahování kosmického prostoru.
Eğer buraya yeterince yakın dursaydınız, kulağınız sıkışan ve gerinen uzay yüzünden çınlayabilirdi.만약 여러분들이 근처에 서 계시다면, 압축, 팽창하는 우주때문에 여러분의 귀는 진동할 것입니다.
Eğer buraya yeterince yakın dursaydınız, kulağınız sıkışan ve gerinen uzay yüzünden çınlayabilirdi.Nếu bạn đứng đủ gần, tai bạn sẽ dội lại với sự xiết chặt và kéo dài của khoảng không.
Eğer buraya yeterince yakın dursaydınız, kulağınız sıkışan ve gerinen uzay yüzünden çınlayabilirdi.Se estivermos perto o suficiente, o nosso ouvido ressoaria com a compressão e o alongamento do espaço.
Eğer buraya yeterince yakın dursaydınız, kulağınız sıkışan ve gerinen uzay yüzünden çınlayabilirdi.Si vous étiez assez près vous entendriez résonner l"étirement e la compression de l'espace.
Eğer buraya yeterince yakın dursaydınız, kulağınız sıkışan ve gerinen uzay yüzünden çınlayabilirdi.Αν στεκόσασταν αρκετά κοντά, το αυτί σας θα αντηχούσε από τη συμπίεση και τη διαστολή του χώρου.
Eğer buraya yeterince yakın dursaydınız, kulağınız sıkışan ve gerinen uzay yüzünden çınlayabilirdi.Если бы вы стояли достаточно близко, ваше ухо резонировало бы, по мере сжатия и растяжения пространства.
Eğer buraya yeterince yakın dursaydınız, kulağınız sıkışan ve gerinen uzay yüzünden çınlayabilirdi.И ако бяхте достатъчно близо, вашите уши щяха да резонират със свиването и разтягането на пространството.
Eğer buraya yeterince yakın dursaydınız, kulağınız sıkışan ve gerinen uzay yüzünden çınlayabilirdi.Якщо ви будете стояти достатньо близько, ваше вухо буде резонувати зі стисненням і розтягуванням простору.
Eğer buraya yeterince yakın dursaydınız, kulağınız sıkışan ve gerinen uzay yüzünden çınlayabilirdi.אם היינו עומדים מספיק קרוב, האוזניים שלנו היו מהדהדות עם ההתכווצות וההתפשטות של החלל.
Eğer buraya yeterince yakın dursaydınız, kulağınız sıkışan ve gerinen uzay yüzünden çınlayabilirdi.إذا وقفتم بالقرب من ذلك، فترتد آذانكم نتيجة لتقلص و تمدد الفضاء.
Eğer buraya yeterince yakın dursaydınız, kulağınız sıkışan ve gerinen uzay yüzünden çınlayabilirdi.みなさんの耳も空間の 伸び縮みに共鳴するはずですよ まあ もちろんその時には
Eğer içsel kulağınla dinlersen, bir şey içeride tarama yapıyor ve basitçe onaylıyor:Als je luistert met het innerlijke oor wordt er binnenin iets afgetast, gescand, en bevestigd:
Eğer içsel kulağınla dinlersen, bir şey içeride tarama yapıyor ve basitçe onaylıyor: 'Ama bu böyle!Si escuchas con el oído interior, algo esta escaneando dentro y simplemente confirmando;
Eğer içsel kulağınla dinlersen, bir şey içeride tarama yapıyor ve basitçe onaylıyor:Dacă asculți din interior, ceva scanaează și va confirma simplu;
Eğer içsel kulağınla dinlersen, bir şey içeride tarama yapıyor ve basitçe onaylıyor:Jeśli słuchasz wewnętrznym uchem, coś się skanuje w środku i tylko potwierdza:
Eğer içsel kulağınla dinlersen, bir şey içeride tarama yapıyor ve basitçe onaylıyor:Jos kuuntelet sisäisellä korvallasi, jotakin skannautuu sisällä ja vahvistaa:
Eğer içsel kulağınla dinlersen, bir şey içeride tarama yapıyor ve basitçe onaylıyor:Když posloucháte svým vnitřním uchem, něco uvnitř vás skenuje a jen potvrzuje.
Eğer içsel kulağınla dinlersen, bir şey içeride tarama yapıyor ve basitçe onaylıyor:Si tu écoutes avec l'oreille intérieure, tu entends quelque chose qui scanne à l'intérieur et confirme:
Eğer içsel kulağınla dinlersen, bir şey içeride tarama yapıyor ve basitçe onaylıyor:Wenn du mit dem inneren Ohr zuhörst, prüft etwas im Innern nach und bestätigt:
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."누워, 바보야!"켐프의 귀에 투명 인간을 bawled.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Berbaringlah dengan tenang, tolol!" The Invisible Man menangis di telinga Kemp.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Ležať, blázon!" Zareval Neviditeľný do ucha Kemp je.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Ležet, blázne!" Zařval Neviditelný do ucha Kemp je.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Leż, głupcze!" Bawled Invisible Man w ucho Kempa.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie ainda, seu tolo!" Berrou o homem invisível na orelha Kemp.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie ancora, idiota!" Urlò l'uomo invisibile nell'orecchio Kemp.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie encore, imbécile!" Engueuler l'homme invisible à l'oreille de Kemp.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie încă, prostule!" Bawled Omul Invizibil în urechea lui Kemp.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie még, te bolond!" Bawled a Láthatatlan Ember Kemp fülébe.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie noch, du Idiot!" Brüllte der Invisible Man in Kemp Ohr.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie nog steeds, idioot! 'Schreeuwde de onzichtbare man in het oor van Kemp's.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie še vedno, si bedak!" Bawled Nevidno Človek v uho Kemp je.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie vẫn còn, bạn đánh lừa!" Invisible Man bawled trong tai Kemp.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie vielä, senkin typerys!" Bawled Näkymätön Mies Kemp korvaan.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie ακόμα, ανόητε!" Bawled ο Αόρατος Άνθρωπος στο αυτί Kemp του.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Ligg stilla, lura dig!" Tjöt den osynliga mannen i Kemp öra.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Quédate quieto, tonto!" Gritó el hombre invisible en el oído de Kemp.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Легнете все още, глупако!" Bawled невидим човек в ухото Кемп.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Лежи, дурак!" Орал Человек-невидимка в ухо Кемпа.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Лежи, дурень!" Орал Людина-невидимка у вухо Кемпа.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."لا تزال ماثلة ، أنت غبي!" الرجل الخفي bawled في الأذن لكيمب.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled.ケンプは、別のちょっとの間苦労して、じっと伏せている。
'Eşinin kulağından sarkan o şeyler ne?' deseApa itu benda yang menggantung di telinga istri Anda?
'Eşinin kulağından sarkan o şeyler ne?' deseCosa è questa cosa che esce dall orecchio di tua moglie?
'Eşinin kulağından sarkan o şeyler ne?' dese"¿Qué son esas cosas de las orejas de tu mujer?"
'Eşinin kulağından sarkan o şeyler ne?' dese"Какво е това, което е закачено на ушите на жена ви"?
Evet, neymiş o? Getir kulağınıTak, co to? nadstaw ucha
Evet, yine intibak eksikliği. Kulağını aç da dinle.Да, отново липса на адаптация. слушай ме внимателно.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Als je thuis in stereo naar je audiosysteem luistert, horen beide oren beide speakers.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Când ascultați stereo la sistemul de acasă, ambele urechi aud ambele difuzoare.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Cuando escucháis el estéreo en vuestro home system, ambos oídos escuchan a los dos altavoces.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Khi bạn nghe máy hát tại nhà, cả hai tai bạn nghe hai loa.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Kiedy słuchasz radia w domu, oba uszy słyszą oba głośniki.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.집에서 홈시어토로 스테레오 음향을 들을 때, 양쪽 귀로 양쪽 소리를 다 듣습니다.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Når man lytter til stereo på ens anlæg derhjemme, hører begge ører begge højtalere.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Quando ascoltate lo stereo sul vostro impianto di casa entrambe le orecchie odono entrambi gli altoparlanti.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Quand vous écoutez en stéréo sur votre système à la maison, vos deux oreilles entendent les deux enceintes.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Saat Anda mendengar stereo di rumah Anda kedua telinga Anda mendengar kedua speaker.