kul ile cümle

kul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bugün arabanı kullanabilir miyim?May I use your car today?
Bugün arabamı kullanabilirsin.You can use my car today.
Bu yıl Kültür Günü pazartesi gününe rastlıyor.Culture Day falls on Monday this year.
Benim sol kulağımda bir akıntı var.I have a discharge from my left ear.
Benim sol kulağımda yabancı bir cisim var.I have a foreign object in my left ear.
Ne kadar şeker kullanırsın?How much sugar do you use?
Bu günlerde az sayıda öğrenci kurşun kalem kullanıyor.Few students use pencils these days.
Sadece en iyi malzemeleri kullanmak için büyük özen gösterilmiştir.Great care has been taken to use only the finest ingredients.
Şemsiyemi telefon kulübesinde unutmuşum.I have left my umbrella in the phone booth.
Dağ kulübesinde bir gece geçirdik.We spent a night at the mountain hut.
İstersen daktilomu kullanabilirsin.You may use my typewriter if you want to.
Eğer istersen arabamı kullanabilirsin.You can use my car, if you want to.
Kullanabileceğim fazla bir rafın var mı?Do you have an extra shelf I can use?
Kullanmadan önce şişeyi salla.Shake the bottle before using.
Kullanmadan önce ilaç şişesini çalkala!Shake the medicine bottle before use.
Eğer çocuklara göz kulak olursan, temizlenecek takım elbiseni alacağım.If you'll keep an eye on the kids, I'll take your suit to be cleaned.
Ben onlara hikaye anlatıyorken çocuklar can kulağı ile dinliyorlardı.The children were all ears when I was telling them the story.
Parmakları kullanmak terbiyesizlik mi?Is using fingers uncivilized?
Şaşırdım, o, sözlüğü nasıl kullanacağını bilmiyordu.To my surprise, he didn't know how to use the dictionary.
Ben babama köpek kulübesini boyamada yardım ettim.I was helped by my father to paint the kennel.
Firmamız farklı kültürel etkinlikleri destekler.Our company supports several cultural events.
On üç tane kulübümüz var.We have thirteen clubs.
Bu kitaplar kültürümüzü tanımlamış ve şekillendirmiştir.These books have defined and shaped our culture.
Kulübümüze katılması için onu ikna edebilir misin?Can you persuade him to join our club?
Kulübümüze katılmak isteyen herkes kabul edilecek.Whoever wants to join our club will be welcome.
Kulübümüz aylık toplantısını gelecek çarşamba günü düzenleyecek.Our club will hold its monthly meeting next Wednesday.
Kulübümüze hoş geldiniz.We welcome you to our club.
Evimizde kullanmadığımız iki oda var.We have two unused rooms in our house.
Okulumuzda bir boks kulübümüz var.We have a boxing club in our school.
Beyzbol kulübümüze katılır mısın?Will you join our baseball club?
Ozon tabakasını incelten kimyasalları kullanmayı hemen durdurmalıyız.We must stop using ozone-depleting chemicals immediately.
Duyuruya kulak vermeliydik.We should have paid attention to the announcement.
Bir teniz kulübü organize etmeyi düşünüyoruz.We hope to organize a tennis club.
Biz bıçak ve çatal yerine yemek çubuklarını kullanırız.We use chopsticks in place of knives and forks.
Onu ikna etmek için her yolu kullanmalıyız.We have to use every means to persuade him.
Tereyağı yapmak için yeni bir işlem kullanıyoruz.We are using a new process to make butter.
Sadece en iyi marka şarap kullanırız.We use only the best brand of wine.
Genellikle basit mesajları iletmek için el hareketlerini kullanırız.We often use gestures to convey simple messages.
İletişim kurmak için sözcükler kullanırız.We use words to communicate.
Biz kulaklarımızla duyarız.We hear with our ears.
Genelde duygularımızı söz kullanmaksızın ifade ederiz.We often express our emotions nonverbally.
Biz her gün çok su kullanırız.We use a lot of water every day.
Biz güneş ve rüzgar gibi enerji kaynakları kullanacağız.We'll use energy sources such as the sun and wind.
Osaka Kulesi'nin tepesine vardık.We got to the top of Osaka Tower.
Şiddete başvurma yerine aklımızı kullanmalıyız.We should appeal to reason instead of resorting to violence.
Bana o kadar çok soru sorma. Kafanı kullan.Don't ask me so many questions. Use your head.
Bir sürü param ve onu kullanacak yeterli zamanım var.I have a lot of money and enough time to use it.
Kullanılmış bir araba almayı göze alamam.I can not afford to buy a used car.
Yeni bir tane şöyle dursun, kullanılmış bir arabayı almaya gücüm yetmez.I can't afford to buy a used car, much less a new one.
Keşke sihir kullanabilsem.I wish I could use magic.
Lütfen bavuluma göz kulak olun.Please keep an eye on my suitcase.
Daktiloyu kullanmadan önce isteyebilirsin.You might ask before you use my typewriter.
Benim piyano derslerinin fiyatı piyano kullanımını içermektedir.The price of my piano lessons includes the use of the piano.
İstediğin zaman dolma kalemimi kullanabilirsin.You may use my pen at any time.
Benim kalemimi kullanma.Don't use my pen.
Sen benim kalemimi kullanabilirsin.You may use my pen.
Benim konumumdan kuleyi göremiyorum.From my position, I cannot see the tower.
Evim Tokyo kulesine yakındır.My house is near Tokyo Tower.
Erkek kardeşim bu bisikleti kullanır.My brother uses this bike.
Söylemek zorunda olduğum şeye kulak ver.Hear what I have to say.

İlgili Sayfalar