Kulaklarım çınlıyor.I have a ringing in my ears.
Araba kullanacaksan içki içme!If you drive, don't drink.
Yemek fişlerini nasıl kullanırım?How do I use meal tickets?
Ebeveynleri zengin olan çocuklar parayı nasıl kullanacaklarını bilmezler.Children whose parents are rich do not know how to use money.
Sadece insan ateşi nasıl kullanılacağını bilir.Only man knows how to use fire.
Masao tenis kulübünün üyesidir.Masao belongs to the tennis club.
Bana çamaşır makinesinin nasıl kullanıldığını söyle.Tell me how to use the washing machine.
Pencereyi kırmak için bir çekiç kullanıldı.A hammer was used to break the window.
O, makineyi nasıl kullanacağını göstermeye devam etti.He went on to demonstrate how to use the machine.
Büyük arabalar çok yakıt kullanırlar.Large cars use lots of gas.
Onu dikkatli sürdüğün sürece arabamı kullanabilirsin.You can use my car as long as you drive it carefully.
Kulenin tepesine yakın büyük bir saat var.There's a large clock near the top of the tower.
Kule batıya doğru hafifçe eğildi.The tower leaned slightly to the west.
Oy kullanmak için yeterince yaşlı mısın?Are you old enough to vote?
Onun kullandığı kalemde bir sorun olmalı.There must be something wrong with the pen he is using.
O, daha az yakıt kullanan yeni bir motor icat etti.He devised a new engine to use less gas.
Beş yıl önce bu kulübün bir üyesi oldu.He became a member of this club five years ago.
O, futbol kulübünün üyesidir.He belongs to the soccer club.
Futbol kulübünün düzenli bir üyesiydi.He was a regular member of the soccer club.
O, yanlış kullanarak makineyi bozdu.He broke the machine by using it incorrectly.
Çoğunlukla daktilosunu kullanmama izin verir.He often lets me use his typewriter.
O, müzik kulübüne üyedir.He belongs to the music club.
Kullanabileceğinden daha çok parası var.He has more money than he can use.
O, konuşmaya tesadüfen kulak misafiri oldu.He overheard the conversation by accident.
O, şemsiyesini bir silah olarak kullandı.He used his umbrella as a weapon.
Cevabı kulağıma fısıldadı.He whispered the answer in my ear.
O, kurşun kalemini kulağının arkasına sıkıştırdı.He stuck his pencil behind his ear.
Bıçağı ve çatalı çok iyi kullandı.He handled the knife and fork very well.
O yetkisini kötüye kullanıyor.He abuses his authority.
Yetkisini kötüye kullanıyor.He abuses his authority.
Günlük hayatında fazla enerji kullanmaya karar verdi.He decided not to use much energy in his daily life.
Onlar bu ilkel aletleri kullandılar.They used those primitive tools.
Onlar sandalye ya da masa kullanmazlar.They don't use chairs or tables.
Onu bir kulübün başkanı yaptılar.They made him the chairman of a club.
Sesi hâlâ kulaklarımda çınlıyor.Her voice still rings in my ears.
O her fırsatı kendi çıkarına kullandı.She availed herself of every opportunity.
O onu kulağıma fısıldadı.She whispered it in my ear.
Saç kurutma makinesinin nasıl kullanılacağını bana açıkladı.She explained to me how to use the hair drier.
Duvarların kulakları vardır.The walls have ears.
Ona kulak asma; boş konuşuyor.Don't listen to him, he's talking nonsense.
Havalanından şehir merkezine hangi demir yolu hattını kullanacağımı bana söyle lütfen.Please tell me which railway line to use from the airport to downtown.
Sarayın uzun bir kulesi var.The palace has a tall tower.
Makineler çok elektrik kullanır.Machinery uses a lot of electricity.
Umarım bazı müzik kulüpleri var.I hope there are some music clubs.
O, arabayı kullanırken sürücüyle konuşmayın.Don't speak to the driver while he is driving.
Araba kullanırken diğer arabalara dikkat etmelisin.You have to look out for other cars when you drive.
Araba kullanırken emniyet kemerinizi bağlayın.Fasten your seat belt when you drive.
Bir görgü tanığı, on tane kulak misafirinden daha iyidir.One eyewitness is better than ten earwitnesses.
Ezici bir çoğunluk acımasız cezanın kaldırılması için oy kullandı.An overwhelming majority voted to abolish the brutal punishment.
Bir kelime işlemciyi nasıl kullanacağını biliyor musun?Do you know how to use a word processor?
Londra Kulesini ziyaret ettiniz mi?Did you visit the Tower of London?
İyi bir iş yapmak istiyorsanız, uygun araçları kullanmalısınız.If you want to do good work, you should use the proper tools.
Yumiko tenis kulübünün üyesidir.Yumiko belongs to the tennis club.
Mac bu bilgisayarı nasıl kullanacağını bilir.Mac knows how to use this computer.
Fakat telefonu kullanamıyorum.But I'm not able to use the telephone.
Mike yüzme kulübünün bir üyesi midir?Is Mike a member of the swimming club?
Burada bir flaş kullanmak doğru mu?Is it all right to use a flash here?
Brian kullandığı parayı kesinlikle sınırlamak niyetinde.Brian intends to strictly limit the money he uses.
Kullandığın hoş bir araba.That's a nice car you're driving.
Genellikle hangi sözlüğü kullanıyorsunuz?Which dictionary do you often use?