Bir tiyatro kulübüne üyeyim.I belong to the drama club.
Müzik kulağım yok.I have no ear for music.
Müzik kulübündeydim.I am in the music club.
Müzik kulübüne üyeyim.I belong to the music club.
Müzik kulağım olmadığı için, şarkı söylemek istemiyorum.I don't want to sing, because I'm tone-deaf.
Her öğrenci için numaralandırılmış dizin kartları kullanırım.I use numbered index cards for each student.
Ben kulaklarımla duyuyorum.I hear with my ears.
Ben, zaman zaman onunla kulüpte karşılaşırım.I meet him at the club from time to time.
Bazen bir konserve açacağı olarak makas kullanırım.I sometimes use scissors as a can opener.
Ben alkol kullanmam.I don't drink alcohol.
Alıcıyı kulağıma taktım.I put the receiver to my ear.
Canlı müziği sevebileceğim yerel bir jazz kulübüne gitmek istiyorum.I like to go to a local jazz club where I can enjoy live music.
Ben yüzme kulübüne üyeyim.I belong to the swimming club.
Yüzme kulübünün bir üyesiyim.I'm a member of the swimming club.
Ben bir Windows kullanıcısıyım.I'm a Windows person.
Ben ortaokulda iken futbol kulübünün bir üyesiydim.I was a member of the soccer club when I was in junior high.
Yeni bir araba bir yana, kullanılmış bir araba almayı bile göze alamam.I can't afford to buy a used car, much less a new car.
Onun bavuluna göz kulak oldum.I kept an eye on her suitcase.
Giysileri satın almak için para kullanırım.I use money for buying clothes.
Kulaklarımı diktim.I pricked up my ears.
Kız kardeşime yeni bilgisayarımı kullanmasına izin verdim.I let my sister use my new computer.
Ben onu her gün kullanırım.I use it every day.
Her gün onu kullanıyorum.I use it every day.
Onu her gün kullanırım.I use it every day.
Geçen hafta beyzbol kulübünden ayrıldım.I quit the baseball club last week.
Bir bilgisayarın nasıl kullanılacağını bilmemiz bizim için önemli hale geliyor.It is becoming important for us to know how to use a computer.
20 yaşında bize oy kullanma hakkı verilir.We are entitled to vote at the age of 20.
Gerçekten kullanmadığımız şeylere yığınla para harcıyoruz.We spend piles of money on the things we don't really use.
İngilizce kullanmak için az fırsatımız var.We have little opportunity to use English.
Biz bir yabancı gördüğümüzde İngilizce kullanmaya eğilimliyiz.We tend to use English when we see a foreigner.
Sağlığımız için margarin yerine tereyağı kullanmalıyız.We should substitute margarine for butter for our health.
Biz atom enerjisinin barışçıl kullanımı hakkında düşünmeliyiz.We must think about peaceful uses of atomic energy.
Zaman kazanmak için bilgisayar kullandık.We used the computer in order to save time.
Çıkrık nasıl kullanılır bilmiyorum.I don't know how to operate a spinning wheel.
Çıkrığın nasıl kullanıldığını bilmiyorum.I don't know how to operate a spinning wheel.
Bir çıkrığı nasıl kullanacağımı bilmiyorum.I don't know how to operate a spinning wheel.
Biraz kağıt kullanabilir miyim?May I use some paper?
Deneme kabini şimdi kullanılıyor.The fitting room is being used now.
Soyunma odası şimdi kullanılıyor.The fitting room is being used now.
Elbise deneme odası şimdi kullanılıyor.The fitting room is being used now.
Zamanınızı iyi kullanın.Make good use of your time.
Vaktini iyi kullan.Make good use of your time.
Zamanını iyi kullan.Make good use of your time.
Zamanımızı akıllıca kullanalım.Let's make use of our time wisely.
Zamandan tasarruf etmek için bir bilgisayar kullandım.I used a computer in order to save time.
Gittikçe daha fazla doktor yeni ilaçlar kullanmaya başladı.More and more physicians have begun to use the new medicines.
Kulaklarınızdaki kulak kirini çıkarmak için ne kullanırsınız?What do you use to pick wax out of your ears?
Bir kulak enfeksiyonum var.I have an ear infection.
Kulağım ağrıyor.I have an earache.
Sık sık kulak enfeksiyonu geçiriyorum.I often have ear infections.
Kulaklarım çınlıyor.I have a ringing in my ears.
Kendisinin araba kullanmasının, bana kullandırmaktan daha güvenli olduğunu düşünüyor.He thinks it's safer to drive himself than to let me drive.
Yeteneğini göstermek için bu az bulunur fırsatı en iyi şekilde kullanmalısın.You should make the most of this rare opportunity to demonstrate your talent.
O kulübünü ziyaret ettiğinde eski bir arkadaşına rastladı.He came upon an old friend when he visited his club.
Bu arabayı kullanabilirsin.You are free to use this car.
Bu arabayı kullanmakta özgürsün.You are free to use this car.
Kelimelerin anlamlarını bulmak için sözlük kullanırız.We use a dictionary to look up the meaning of words.
Sözlükler bilmediğiniz sözcükleri aramak için kullanılır.Dictionaries are used to look up the words you don't know.
Sözlüğünü kullanabilir miyim?May I use your dictionary?
Araba kullanmayı öğrenmek biraz vaktimi aldı.It took me some time to learn how to drive a car.