kul ile cümle
kul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O tenis kulübüne katılmaya niyetiniz var mı?Do you intend to join that tennis club?
Benim kameramı kullandınız mı?Did you use my camera?
Benim fotoğraf makinemi mi kullandın?Did you use my camera?
Benim fotoğraf makinemi kullandın mı?Did you use my camera?
Ebeveynlerin bize göz kulak oldular.Your parents kept an eye on us.
Arabanı kullanabilir miyim?Would you mind if I used your car?
Arabanı kullanmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I used your car?
Ben senin sözlüğünü kullanabilir miyim?Can I use your dictionary?
Sözlüğünüzü kullanabilir miyim?Can I use your dictionary?
Zamanını en iyi şekilde kullanmaya çalış.Try to make good use of your time.
Masanı kullanabilir miyim?Could I use your desk?
Kurşun kalemini kullanabilir miyim?Could I use your pencil?
Ben kelime işlemcini kullanmak istiyorum.I would like to use your word processor.
Kulübümüzde bize katılmanıza itirazımız yok.We have no objection to your joining us in our club.
Seni sigara içerken görünce şaşırdım. Sigara kullanmazdın.I'm surprised to see you smoking. You didn't used to.
Bu civarda gerçekten başka bir kişi daha kullanabiliriz.We could really use another person around here.
O, seçkin bir golf kulübüdür.That's an exclusive golf club.
Akira babasının bir öğrenci olarak kullandığı o aynı sözlüğü kullanıyor.Akira is using that same dictionary that his father used as a student.
Lisan Laboratuvarını kullanabilir miyiz?May we use the language lab?
Üç yüzyıl önce bile, Batı Avrupalıların çoğu hâlâ kendi muhbirlerini kullanıyorlardı.Even three centuries ago, most Western Europeans still used their fingers.
Üst katta iki yedek odamız var, bunlardan hiçbiri yıllardır kullanılmıyor.We have two spare rooms upstairs, neither of which has been used for years.
18 yaşından büyük insanlar araba kullanabilir.People above 18 may drive.
On sekiz yaşındayken araba kullanmayı öğrendim ve ehliyet aldım.I learned to drive a car and got a driver's license when I was eighteen.
On ev yanıp kül oldu.Ten houses were burned down.
Yangın on evi yakıp kül etti.The fire burnt ten houses down.
Kültürel görecelikle ne demek istiyorsun?What do you mean by cultural relativism?
"İcat etmek" demek istediğinde "keşfetmeyi" kullanma.Don't use "discover" when you mean "invent".
"Telefonunuzu kullanmamın bir sakıncası var mı?" "Hayır, lütfen devam edin.""Do you mind if I use your phone?" "No, please go ahead."
Telefonunuzu kullanabilir miyim? - Elbette"May I use your telephone?" "By all means."
"Arabanı kullanabilir miyim?" "Tabii, devam et.""Can I use your car?" "Sure. Go ahead."
"Sözlüğünü kullanabilir miyim?" "Elbette.""May I use your dictionary?" "By all means."
"Sizin kaleminizi kullanabilir miyim?" "Tabii, buyurun.""May I use your pencil?" "Sure go ahead."
"Bu telefonu kullanabilir miyim?" "Buyurun.""May I use this telephone?" "Go ahead."
"Ben bu kalemi kullanabilir miyim?" "Evet, kullanabilirsin.""May I use this pencil?" "Yes, you may."
"Telefonu kullanabilir miyim?" "Lütfen çekinmeyin.""May I use the phone?" "Please feel free."
"Telefonu kullanabilir miyim?" "Lütfen rahat olun.""May I use the phone?" "Please feel free."
Bu kelimeler konuşulan dilde kullanılmaz.These words aren't used in spoken language.
Yarın bu odayı kullanmana izin verilecek.You will be allowed to use this room tomorrow.
Beyzbol kulübüne üye misin?Do you belong to the baseball club?
Kardeşim kullanılmış bir araba satın aldı, bu yüzden çok pahalı değildi.My brother bought a used car, so it was not very expensive.
Hiçbir kültürel geçmiş, sanatı anlamak için gerekli değildir.No cultural background is necessary to understand art.
İlkel toplumlarda takas kullanılmıştır.In primitive societies barter was used.
Atom enerjisi barışçıl amaçlarla kullanılabilir.Atomic energy can be utilized for peaceful purposes.
Nükleer enerji elektrik üretmek için kullanılır.Nuclear power is used to generate electricity.
Plan kullanışsız olduğu için reddedildi.The plan was rejected as being impractical.
Dünya kültürleri oldukça benzer hale gelmektedir.The cultures of the world are now becoming rather similar.
Dili kültürden ayıramazsınız.You can't separate language from culture.
Dil kültürden ayrılmaz.You can't separate language from culture.
Eski modelle karşılaştırıldığında bunu kullanmak çok daha kolaydır.Compared with the old model, this is far easier to handle.
O, onu ileride kullanmak üzere bir kenara koydu.She set it aside for future use.
Bir trafik kazası onu sol elini kullanmaktan mahrum etti.A traffic accident deprived him of the use of his left hand.
Trafik ışıkları trafiği düzenlemek için kullanılır.Traffic lights are used to regulate traffic.
Polis kulübesinin etrafında çok sayıda insan gördüm.I saw a number of people around the police box.
Orada beyaz bir kule görebilirsin.You can see a white tower over there.
Oradaki polis kulübesinde sorun.Ask at the police box over there.
Paraların değeri kullanılan metalin ağırlığına bağlıydı.The value of the coins depended on the weight of the metal used.
Otobanda araba kullanırken ne kadar dikkatli olsan azdır.You can't be too careful driving on the expressway.
Bunu kullanma fırsatım hiç olmadı.I never have had occasion to use it.
Yeni sekreter eskine göre daha hızlı daktilo kullanıyor.The new secretary types faster than the old one.
Önümüzdeki seçimlerde oy kullanmayı planlamıyorum.I don't plan to vote at the upcoming election.