"Bu telefonu kullanabilir miyim?" "Buyurun.""May I use this telephone?" "Go ahead."
"Ben bu kalemi kullanabilir miyim?" "Evet, kullanabilirsin.""May I use this pencil?" "Yes, you may."
"Telefonu kullanabilir miyim?" "Lütfen çekinmeyin.""May I use the phone?" "Please feel free."
"Telefonu kullanabilir miyim?" "Lütfen rahat olun.""May I use the phone?" "Please feel free."
Bu kelimeler konuşulan dilde kullanılmaz.These words aren't used in spoken language.
Yarın bu odayı kullanmana izin verilecek.You will be allowed to use this room tomorrow.
Beyzbol kulübüne üye misin?Do you belong to the baseball club?
Kardeşim kullanılmış bir araba satın aldı, bu yüzden çok pahalı değildi.My brother bought a used car, so it was not very expensive.
İlkel toplumlarda takas kullanılmıştır.In primitive societies barter was used.
Atom enerjisi barışçıl amaçlarla kullanılabilir.Atomic energy can be utilized for peaceful purposes.
Nükleer enerji elektrik üretmek için kullanılır.Nuclear power is used to generate electricity.
Plan kullanışsız olduğu için reddedildi.The plan was rejected as being impractical.
Eski modelle karşılaştırıldığında bunu kullanmak çok daha kolaydır.Compared with the old model, this is far easier to handle.
O, onu ileride kullanmak üzere bir kenara koydu.She set it aside for future use.
Bir trafik kazası onu sol elini kullanmaktan mahrum etti.A traffic accident deprived him of the use of his left hand.
Trafik ışıkları trafiği düzenlemek için kullanılır.Traffic lights are used to regulate traffic.
Polis kulübesinin etrafında çok sayıda insan gördüm.I saw a number of people around the police box.
Orada beyaz bir kule görebilirsin.You can see a white tower over there.
Oradaki polis kulübesinde sorun.Ask at the police box over there.
Paraların değeri kullanılan metalin ağırlığına bağlıydı.The value of the coins depended on the weight of the metal used.
Otobanda araba kullanırken ne kadar dikkatli olsan azdır.You can't be too careful driving on the expressway.
Bunu kullanma fırsatım hiç olmadı.I never have had occasion to use it.
Yeni sekreter eskine göre daha hızlı daktilo kullanıyor.The new secretary types faster than the old one.
Önümüzdeki seçimlerde oy kullanmayı planlamıyorum.I don't plan to vote at the upcoming election.
Bugün arabanı kullanabilir miyim?May I use your car today?
Bugün arabamı kullanabilirsin.You can use my car today.
Benim sol kulağımda bir akıntı var.I have a discharge from my left ear.
Benim sol kulağımda yabancı bir cisim var.I have a foreign object in my left ear.
Ne kadar şeker kullanırsın?How much sugar do you use?
Bu günlerde az sayıda öğrenci kurşun kalem kullanıyor.Few students use pencils these days.
Sadece en iyi malzemeleri kullanmak için büyük özen gösterilmiştir.Great care has been taken to use only the finest ingredients.
Şemsiyemi telefon kulübesinde unutmuşum.I have left my umbrella in the phone booth.
Dağ kulübesinde bir gece geçirdik.We spent a night at the mountain hut.
İstersen daktilomu kullanabilirsin.You may use my typewriter if you want to.
Eğer istersen arabamı kullanabilirsin.You can use my car, if you want to.
Kullanabileceğim fazla bir rafın var mı?Do you have an extra shelf I can use?
Kullanmadan önce şişeyi salla.Shake the bottle before using.
Kullanmadan önce ilaç şişesini çalkala!Shake the medicine bottle before use.
Eğer çocuklara göz kulak olursan, temizlenecek takım elbiseni alacağım.If you'll keep an eye on the kids, I'll take your suit to be cleaned.
Ben onlara hikaye anlatıyorken çocuklar can kulağı ile dinliyorlardı.The children were all ears when I was telling them the story.
Parmakları kullanmak terbiyesizlik mi?Is using fingers uncivilized?
Şaşırdım, o, sözlüğü nasıl kullanacağını bilmiyordu.To my surprise, he didn't know how to use the dictionary.
Ben babama köpek kulübesini boyamada yardım ettim.I was helped by my father to paint the kennel.
On üç tane kulübümüz var.We have thirteen clubs.
Kulübümüze katılması için onu ikna edebilir misin?Can you persuade him to join our club?
Kulübümüze katılmak isteyen herkes kabul edilecek.Whoever wants to join our club will be welcome.
Kulübümüz aylık toplantısını gelecek çarşamba günü düzenleyecek.Our club will hold its monthly meeting next Wednesday.
Kulübümüze hoş geldiniz.We welcome you to our club.
Evimizde kullanmadığımız iki oda var.We have two unused rooms in our house.
Okulumuzda bir boks kulübümüz var.We have a boxing club in our school.
Beyzbol kulübümüze katılır mısın?Will you join our baseball club?
Ozon tabakasını incelten kimyasalları kullanmayı hemen durdurmalıyız.We must stop using ozone-depleting chemicals immediately.
Duyuruya kulak vermeliydik.We should have paid attention to the announcement.
Bir teniz kulübü organize etmeyi düşünüyoruz.We hope to organize a tennis club.
Biz bıçak ve çatal yerine yemek çubuklarını kullanırız.We use chopsticks in place of knives and forks.
Onu ikna etmek için her yolu kullanmalıyız.We have to use every means to persuade him.
Tereyağı yapmak için yeni bir işlem kullanıyoruz.We are using a new process to make butter.
Sadece en iyi marka şarap kullanırız.We use only the best brand of wine.
Genellikle basit mesajları iletmek için el hareketlerini kullanırız.We often use gestures to convey simple messages.
İletişim kurmak için sözcükler kullanırız.We use words to communicate.