İstediğin zaman bu bilgisayarı kullanabilirsin.You can use this computer any time.
Bir sandalye yerine lütfen bu ahşap kutuyu kullan.Please use this wooden box in place of a chair.
Bir İngiliz böyle bir kelime kullanmazdı.An Englishman would not use such a word.
Belirli bir sözcüğün nasıl kullanıldığını bilmek istiyorsanız bu sözlüğe bakın.If you want to know how a certain word is used, look it up in this dictionary.
Amerikan İngilizcesi konuşurken bu formu kullanmamalısın.You shall not use this form while speaking American English.
ABD yalnızca son çare olarak ülkede hava saldırılarını kullanacak.The USA will only use air strikes in the country as a last resort.
Amerika'da arabalar yolun sağ tarafını kullanırlar.In America cars drive on the right side of the road.
ABD'de, çoğu insan on sekiz yaşına ulaştığında oy kullanabilir.In the U.S., most people can vote when they reach eighteen years of age.
O kulenin yüksekliği nedir?How high is that tower?
O kuledeki saat doğrudur.The clock on that tower is accurate.
O pencerenin yanındaki masayı kullanmayın.Don't use the desk by that window.
Onların kulübesi vadide yer almaktadır.Their hut is situated in the valley.
O kulübe kertenkeleler ve böceklerle kaynıyor.That hut is crawling with lizards and insects.
Şu çocuklar kötü sözler kullanırlar.Those children use bad words.
Onlar o fabrikada kullanılmış yemek yağını sabun haline getirmektedirler.They make used cooking oil into soap at that factory.
O eski makine hâlâ kullanılabilir mi?Is that machine still usable?
O süpermarkete giderseniz, günlük hayatta kullandığınız pek çok şeyi satın alabilirsiniz.If you go to that supermarket, you can buy most things you use in your daily life.
Tokyo Kulesini ziyaret ettin mi?Did you visit the Tokyo Tower?
Sözlüğün var, değil mi? Onu kullanabilir miyim?You have a dictionary, don't you? Can I use it?
Sen zamanını iyi kullanmalısın.You should make good use of your time.
Sen benim sözlüğümü kullanabilirsin.You may use my dictionary.
Daktilomu kullanabilirsin.You may use my typewriter.
Eğer istersen, masamı kullanabilirsin.You can use my desk if you want to.
Tokyo Kulesi'ni hiç gördün mü?Have you ever seen Tokyo Tower?
Hiç Tokyo Kulesini gördün mü?Have you ever seen Tokyo Tower?
Boş zamanını daha iyi kullanmalısın.You should make better use of your free time.
Doktorların makineyi kullanmayıp kardeşinin ölmesine izin vermelerini mi istiyorsun?Do you want the doctors not to use the machine and let your brother die?
Hangi kulübe katılmak istersiniz?Which club do you want to join?
Kağıt torbaları tekrar tekrar kullanmalısın.You should use the paper bags again and again.
Bu arabayı kullanmamalısın.You are not allowed to use this car.
Bu kamerayı nasıl kullanacağını biliyor musun?Do you know how to use this camera?
O tenis kulübüne katılmaya niyetiniz var mı?Do you intend to join that tennis club?
Benim kameramı kullandınız mı?Did you use my camera?
Benim fotoğraf makinemi mi kullandın?Did you use my camera?
Benim fotoğraf makinemi kullandın mı?Did you use my camera?
Ebeveynlerin bize göz kulak oldular.Your parents kept an eye on us.
Arabanı kullanabilir miyim?Would you mind if I used your car?
Arabanı kullanmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I used your car?
Ben senin sözlüğünü kullanabilir miyim?Can I use your dictionary?
Sözlüğünüzü kullanabilir miyim?Can I use your dictionary?
Zamanını en iyi şekilde kullanmaya çalış.Try to make good use of your time.
Masanı kullanabilir miyim?Could I use your desk?
Kurşun kalemini kullanabilir miyim?Could I use your pencil?
Ben kelime işlemcini kullanmak istiyorum.I would like to use your word processor.
Kulübümüzde bize katılmanıza itirazımız yok.We have no objection to your joining us in our club.
Seni sigara içerken görünce şaşırdım. Sigara kullanmazdın.I'm surprised to see you smoking. You didn't used to.
Bu civarda gerçekten başka bir kişi daha kullanabiliriz.We could really use another person around here.
O, seçkin bir golf kulübüdür.That's an exclusive golf club.
Akira babasının bir öğrenci olarak kullandığı o aynı sözlüğü kullanıyor.Akira is using that same dictionary that his father used as a student.
Lisan Laboratuvarını kullanabilir miyiz?May we use the language lab?
Üç yüzyıl önce bile, Batı Avrupalıların çoğu hâlâ kendi muhbirlerini kullanıyorlardı.Even three centuries ago, most Western Europeans still used their fingers.
Üst katta iki yedek odamız var, bunlardan hiçbiri yıllardır kullanılmıyor.We have two spare rooms upstairs, neither of which has been used for years.
18 yaşından büyük insanlar araba kullanabilir.People above 18 may drive.
On sekiz yaşındayken araba kullanmayı öğrendim ve ehliyet aldım.I learned to drive a car and got a driver's license when I was eighteen.
"İcat etmek" demek istediğinde "keşfetmeyi" kullanma.Don't use "discover" when you mean "invent".
"Telefonunuzu kullanmamın bir sakıncası var mı?" "Hayır, lütfen devam edin.""Do you mind if I use your phone?" "No, please go ahead."
Telefonunuzu kullanabilir miyim? - Elbette"May I use your telephone?" "By all means."
"Arabanı kullanabilir miyim?" "Tabii, devam et.""Can I use your car?" "Sure. Go ahead."
"Sözlüğünü kullanabilir miyim?" "Elbette.""May I use your dictionary?" "By all means."
"Sizin kaleminizi kullanabilir miyim?" "Tabii, buyurun.""May I use your pencil?" "Sure go ahead."