Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Kar ni njegovo, bo prebivalo v šatoru njegovem, žveplo se bo sipalo na stan njegov.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Kẻ chẳng thuộc về hắn sẽ ở trong trại hắn , Còn diêm sanh sẽ rải ra trên chỗ ở của nó .
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Kẻ chẳng thuộc về hắn sẽ ở trong trại hắn, Còn diêm sanh sẽ rải ra trên chỗ ở của nó.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Kini siapa saja boleh tinggal dalam kemahnya, dan di situ ditaburkan belerang, pembasmi penyakitnya
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.그에게 속하지 않은 자가 그 장막에 거하리니 유황이 그 처소에 뿌려질 것이며
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Na sua tenda habita o que não lhe pertence; espalha-se enxofre sobre a sua habitação.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Nimeni din ai lui nu locuieşte în cortul lui, pucioasă este presărată pe locuinţa lui.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Nul des siens n`habite sa tente, Le soufre est répandu sur sa demeure.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Potresti abitare nella tenda che non è più sua; sulla sua dimora si spargerà zolfo
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.V stánku jeho hrůza bydleti bude, ač nebyl jeho; posypáno bude obydlí jeho sirou.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Zijn huis zal verdwijnen onder een vurige laag zwavel.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.В шатъра му ще се засели това, което не е негово; Сяра ще се разпръсне върху жилището му.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Поселятся в шатре его, потому что он уже не его; жилище его посыпано будет серою.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.תשכון באהלו מבלי לו יזרה על נוהו גפרית׃
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.يسكن في خيمته من ليس له. يذر على مربضه كبريت.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.不 屬 他 的 必 住 在 他 的 帳 棚 裡 . 硫 磺 必 撒 在 他 所 住 之 處
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.不 屬 他 的 必 住在 他 的 帳棚裡 . 硫磺 必 撒在 他 所住之處
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.A obráceni budou potokové její v smolu, a prach její v siru, a země její obrátí se v smolu hořící.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.A tak budú obrátené jej potoky na smolu a jej prach na síru, a jeho, Edomova zem sa obráti na horiacu smolu.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Da werden Edoms Bäche zu Pech werden und seine Erde zu Schwefel; ja sein Land wird zu brennendem Pech werden,
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.De rivieren van Edom zullen gevuld zijn met brandende pek en de grond zal met vuur zijn bedekt.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Edomin purot muuttuvat pieksi ja sen multa tulikiveksi; sen maa tulee palavaksi pieksi.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.És változnak patakjai szurokká, és pora kénkõvé, és lészen földe égõ szurokká.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.In potoki Edomovi se premene v smolo in prah njegov v žveplo, in zemlja njegova bo kakor goreča smola.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.I obrócą się potoki jej w smołę, a proch jej w siarkę, a ziemia jej obróci się w smołę gorejącą;
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.I torrenti di quel paese si cambieranno in pece, la sua polvere in zolfo, la sua terra diventerà pece ardente
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.에돔의 시내들은 변하여 역청이 되고 그 티끌은 유황이 되고 그 땅은 불 붙는 역청이 되며
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Og Edoms bekker skal bli til bek, og dets jord til svovel; dets land skal bli til brennende bek.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Sus arroyos se convertirán en brea, y su polvo en azufre. Su tierra llegará a ser brea ardiente
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.И превратятся реки его в смолу, и прах его – в серу, и будет земля его горящею смолою:
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Потоците на Едом ще се превърнат в смола. И пръстта му в сяра, И земята му ще стане пламтяща смола
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.ונהפכו נחליה לזפת ועפרה לגפרית והיתה ארצה לזפת בערה׃
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.وتتحول انهارها زفتا وترابها كبريتا وتصير ارضها زفتا مشتعلا.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.以 東 的 河 水 要 變 為 石 油 、 塵 埃 要 變 為 硫 磺 、 地 土 成 為 燒 著 的 石 油
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.以東 的 河水 要 變為 石油 、 塵埃 要 變為 硫磺 、 地土 成 為燒 著 的 石油
Havada yüksek düzeylerde kükürt ve azot oksit olduğunda ‘asit yağmuru’ oluşur.Agricultura şi transportul sunt principalele surse ale poluării cu azot.
Havada yüksek düzeylerde kükürt ve azot oksit olduğunda ‘asit yağmuru’ oluşur.A „savas eső” akkor jön létre, ha a levegőben magas koncentrációban van jelen kén- és nitrogén-oxid.
Havada yüksek düzeylerde kükürt ve azot oksit olduğunda ‘asit yağmuru’ oluşur.En concentraciones muy altas,
Havada yüksek düzeylerde kükürt ve azot oksit olduğunda ‘asit yağmuru’ oluşur.L’odore pungente è causato da circa 40 sostanze chimiche diverse emesse
Havada yüksek düzeylerde kükürt ve azot oksit olduğunda ‘asit yağmuru’ oluşur.Poľnohospodárstvo a doprava sú hlavnými zdrojmi znečistenia dusíkom.
Havada yüksek düzeylerde kükürt ve azot oksit olduğunda ‘asit yağmuru’ oluşur.Yksi niistä on haihtuva rikkidioksidipäästöjen erittäin merkittävä väheneminen.
Havada yüksek düzeylerde kükürt ve azot oksit olduğunda ‘asit yağmuru’ oluşur.Ωστόσο, η περίσσεια του αζώτου μπορεί να προκαλέσει σοβαρά περιβαλλοντικά και υγειονομικά προβλήματα.
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüAláírás: a CLRTAP-hoz csatolt jegyz5könyv a kénkibocsátásról
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüAllekirjoitus: CLRTAPin rikkipöytäkirja
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüFirma: protocollo sulle emissioni di zolfo della CLRTAP
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüFirma: Protocolo del CLRTAP sobre emisiones de azufre
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüOndertekening: Protocol bij CLRTAP betreffende de verlaging van zwavelemissies
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüPodepsaný dokument: Protokol o dalším snížení emisí síry k CLRTAP
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüPodpisano: Protokol o zmanjšanju emisij žvepla k CLRTAP
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüPodpis: Protokol k CLRTAP o emisiách síry
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüS-a semnat: Protocolul privind emisiile de sulf la CLRTAP
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüSignature : Protocole sur les émissions de soufre à la convention CLRTAP
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüUndertecknande: Svavelprotokollet till CLRTAP
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüUnterzeichnet: Protokoll über Schwefelemissionen zum CLRTAP
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.A od tego trojga pobita jest trzecia część ludzi od ognia i od dymu, i od siarki, które wychodziły z gąb ich.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.A tímto trojím zmordována jest třetina lidu, totiž ohněm, a dýmem, a sirou, kteréž vycházely z úst jejich.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.이 세 재앙 곧 저희 입에서 나오는 불과 연기와 유황을 인하여 사람 삼분의 일이 죽임을 당하니라
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.Một phần ba loài người bị giết vì ba tai nạn đó, là lửa, khói, và diêm sanh ra từ miệng ngựa.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.Một_phần_ba loài_người bị giết vì ba tai_nạn đó , là lửa , khói , và diêm sanh ra từ miệng ngựa .
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.Od toho trojeho bola pobitá tretina ľudí, od ohňa, dymu a od síry, ktoré vychádzaly z ich úst.