İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.Te tri šibe so pomorile tretjino ljudi, ogenj in dim in žveplo, ki izhaja iz njih ust.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.А від тих трьох убита третя часть людей, від огня, і від диму, і від сїрки, виходячої з ротів їх.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.От этих трех язв, от огня, дыма и серы, выходящих изо рта их, умерла третья часть людей;
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.ותומת שלישית בני אדם בשלש האלה באש ובקיטור ובגפרית היצאות מפיהם׃
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.من هذه الثلاثة قتل ثلث الناس من النار والدخان والكبريت الخارجة من افواهها.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.口 中 所 出 來 的 火 、 與 煙 、 並 硫 磺 、 這 三 樣 災 殺 了 人 的 三 分 之 一
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.口中 所出 來 的 火 、 與煙 、 並 硫磺 、 這三樣災殺 了 人 的 三分之一
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.(101:7) Я уподобился пеликану в пустыне; я стал как филин на развалинах;
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.(102:7) Je ressemble au pélican du désert, Je suis comme le chat-huant des ruines;
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Äänekkäästä vaikerruksestani minun luuni tarttuvat minun nahkaani.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Aku seperti burung undan di padang gurun, seperti burung hantu di reruntuhan yang sepi
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Door al mijn verdriet voel ik mij lichamelijk een wrak.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.For mine lydelige sukks skyld henger mine ben ved mitt kjøtt.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.För min högljudda suckans skull tränga benen i min kropp ut till huden.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Ich bin wie eine Rohrdommel in der Wüste; ich bin gleich wie ein Käuzlein in den verstörten Stätten.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.jeg ligner Ørkenens Pelikan, er blevet som Uglen på øde Steder;
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.나는 광야의 당아새 같고 황폐한 곳의 부엉이 같이 되었사오며
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Nyögésemnek szavától csontom a húsomhoz ragadt.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Od głosu wzdychania mego przylgnęły kości moje do ciała mego.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Od hlasu lkání mého přilnuly kosti mé k kůži mé.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Od hlasu môjho vzdychania prischla moja kosť k môjmu mäsu.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Per il lungo mio gemere aderisce la mia pelle alle mie ossa
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Podoben sem pelikanu v puščavi, sem kakor sova v podrtinah.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Seamăn cu pelicanul din pustie, sînt ca o cucuvaie din dărîmături;
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Sou semelhante ao pelicano no deserto; cheguei a ser como a coruja das ruínas.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Soy semejante al búho del desierto; soy como la lechuza de los sequedales
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Tôi trở giống như con chàng bè nơi rừng vắng , Khác_nào chim mèo ở chốn bỏ_hoang .
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Tôi trở giống như con chàng bè nơi rừng vắng, Khác nào chim mèo ở chốn bỏ hoang.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Κατεσταθην ομοιος του ερημικου πελεκανος εγεινα ως νυκτοκοραξ εν ταις ερημοις.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Приличам на пеликан в пустиня, Станал съм като бухал в развалини.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.דמיתי לקאת מדבר הייתי ככוס חרבות׃
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.اشبهت قوق البرية. صرت مثل بومة الخرب.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.我 如 同 曠 野 的 鵜 鶘 . 我 好 像 荒 場 的 鴞 鳥
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.我 如同 曠野 的 鵜鶘 . 我 好像 荒場 的 鴞鳥
Kes şunu! Kukumu ye.Mananca pasarica mea.
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.(10:6) Дождем прольет Он на нечестивых горящие угли, огонь и серу; и палящий ветер – их доля из чаши;
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.Dá pršať na bezbožníkov smečky jako dážď, oheň a síru, zúrivý vietor spaľujúci bude čiastkou ich kalicha.
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.Dštíti bude na bezbožníky uhlím řeřavým, ohněm a sirou, a duch vichřice bude částka kalicha jejich.
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.Er wird regnen lassen über die Gottlosen Blitze, Feuer und Schwefel und wird ihnen ein Wetter zum Lohn geben.
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.Farà piovere sugli empi brace, fuoco e zolfo, vento bruciante toccherà loro in sorte
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.Hálókat hullat a gonoszokra; tûz, kénkõ és égetõ szél az õ osztályrészök!
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.Hän antaa sataa jumalattomien päälle pauloja, tulta ja tulikiveä; polttava tuuli on heidän maljansa osa.
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.Han lar snarer regne ned over de ugudelige; ild og svovel og glødende vind er deres begers del.
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.악인에게 그물을 내려 치시리니 불과 유황과 태우는 바람이 저희 잔의 소득이 되리로다
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.Ngài sẽ giáng xối trên kẻ ác những bẫy , lửa và diêm ; Một ngọn gió phỏng sẽ là phần của chúng_nó .
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.Ngài sẽ giáng xối trên kẻ ác những bẫy, lửa và diêm; Một ngọn gió phỏng sẽ là phần của chúng nó.
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.Orang jahat dihukum-Nya dengan malapetaka, dengan api, belerang dan angin yang menghanguskan
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.over gudløse sender han Regn af Gløder og Svovl, et Stormvejr er deres tilmålte Bæger.
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.Peste cei răi plouă cărbuni, foc şi pucioasă: un vînt dogoritor, iată paharul de care au ei parte.
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.Sobre los impíos hará llover brasas; fuego, azufre y vientos huracanados serán la porción de la copa de ellos
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.Sobre os ímpios fará chover brasas de fogo e enxofre; um vento abrasador será a porção do seu copo.
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.Wyleje jako deszcz na niepobożnych sidła, ogieó i siarkę, a wicher będzie cząstką kielicha ich.
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.Θελει βρεξει επι τους ασεβεις παγιδας πυρ και θειον και ανεμοζαλη ειναι η μερις του ποτηριου αυτων.
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.Господ е в светия Си храм, Чиито престол е на небето; Очите му гледат, клепачите Му изпитват човешките чада.
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.ימטר על רשעים פחים אש וגפרית ורוח זלעפות מנת כוסם׃
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.يمطر على الاشرار فخاخا نارا وكبريتا وريح السموم نصيب كاسهم.
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.他 要 向 惡 人 密 布 網 羅 . 有 烈 火 、 硫 磺 、 熱 風 、 作 他 們 杯 中 的 分
Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak.他 要 向 惡人 密布 網羅 . 有 烈火 、 硫磺 、 熱風 、 作 他 們 杯中 的 分
Kukubarra kuşlarını duyabilirsiniz şimdi.Có thể nghe các kookaburra bây giờ. [dòng nhạc]
Kukubarra kuşlarını duyabilirsiniz şimdi.Je hoort de kookaburra's.