32 AÇA ülkesi 1990 ve 2006 yılları arasında kükürt emisyonlarını %70 oranında azaltmıştır.W latach 1990–2006, 32 kraje członkowskie EEA zmniejszyły emisję siarki o 70 %.
32 AÇA ülkesi 1990 ve 2006 yılları arasında kükürt emisyonlarını %70 oranında azaltmıştır.Οι 32 χώρες μέλη του ΕΟΠ μείωσαν τις εκπομπές του θείου κατά 70% μεταξύ των ετών 1990 και 2006.
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.Ale dne toho, když vyšel Lot z Sodomy, pršel oheň s sirou s nebe, a zahladil všecky.
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.Ale dnia tego, gdy wyszedł Lot z Sodomy, spadł jako deszcz ogieó z siarką z nieba, i wytracił wszystkie.
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.ale toho dňa, ktorého vyšiel Lot zo Sodomy, dal Bôh, aby pršal oheň a síra s neba a zahubil všetkých.
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.ali tisti dan, ko je šel Lot iz Sodome, je ogenj in žveplo dežilo z neba in je vse pogubilo.
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.an dem Tage aber, da Lot aus Sodom ging, da regnete es Feuer und Schwefel vom Himmel und brachte sie alle um.
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.dar, în ziua cînd a ieşit Lot din Sodoma, a plouat foc şi pucioasă din cer, şi i -a pierdut pe toţi.
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.De a mely napon kiment Lót Sodomából, tûz és kénkõ esett az égbõl, és mindenkit elvesztett:
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.đến này Lót ra khỏi thành Sô-đôm , thì trời mưa lửa và diêm_sinh , giết hết dân thành ấy .
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.đến này Lót ra khỏi thành Sô-đôm, thì trời mưa lửa và diêm sinh, giết hết dân thành ấy.
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.롯이 소돔에서 나가던 날에 하늘로서 불과 유황이 비오듯하여 저희를 멸하였느니라
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.mais le jour où Lot sortit de Sodome, une pluie de feu et de souffre tomba du ciel, et les fit tous périr.
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.ma nel giorno in cui Lot uscì da Sòdoma piovve fuoco e zolfo dal cielo e li fece perire tutti
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.mas no dia em que Ló saiu de Sodoma choveu do céu fogo e enxofre, e os destruiu a todos;
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.men den dag da Lot gikk ut av Sodoma, da lot Gud ild og svovel regne fra himmelen og ødela dem alle sammen -
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.men på den Dag, da Loth gik ud af Sodoma, regnede Ild og Svovl ned fra Himmelen og ødelagde dem alle:
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.pero el día en que Lot salió de Sodoma, llovió del cielo fuego y azufre, y los destruyó a todos
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.καθ' ην δε ημεραν εξηλθεν ο Λωτ απο Σοδομων, εβρεξε πυρ και θειον απ' ουρανου και απωλεσεν απαντας.
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.а в деня, когато Лот излезе от Содом, огън и сяра наваляха от небето и ги погубиха всички,_—
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.которого ж дня вийшов Лот із Содома, линуло огнем та сіркою з неба та й вигубило всіх.
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.но в день, в который Лот вышел из Содома, пролился с неба дождь огненный и серный и истребил всех;
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.ויהי ביום אשר יצא לוט מסדום וימטר אש וגפרית מן השמים וישחת את כלם׃
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.ولكن اليوم الذي فيه خرج لوط من سدوم امطر نارا وكبريتا من السماء فاهلك الجميع.
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.到 羅 得 出 所 多 瑪 的 那 日 、 就 有 火 與 硫 磺 從 天 上 降 下 來 、 把 他 們 全 都 滅 了
Ama Lutun Sodomdan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.到羅 得出 所 多 瑪 的 那 日 、 就 有 火與 硫磺 從 天上 降下 來 、 把 他 們全 都 滅了
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirE produs pentru a scoate sulful din benzină
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirEr wird produziert um Schwefel aus Benzin zu erhalten
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirHidrogen dihasilkan saat belerang dibuang dari bensin
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirIl est produit pour extraire le souffre de l'essence
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedir --ki bu bana bazen saçma da gelmektedir.É produzido para retirar o enxofre da gasolina — o que acho algo irónico.
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedir --ki bu bana bazen saçma da gelmektedir.Om zwavel uit benzine te verwijderen, wat ik zelf wat ironisch vind.
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedir --ki bu bana bazen saçma da gelmektedir.Его производят чтобы получить серу из бензина. что я нахожу ироничным.
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedir --ki bu bana bazen saçma da gelmektedir.Произвежда се за извличане на сярата от бензина - което намирам за известна ирония.
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedir휘발유에서 유황을 제거하는 방법을 이용하죠.
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirNó được tạo ra để lấy lưu huỳnh từ xăng
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirSe produce para eliminar el azufre de la gasolina,
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirЙого отримують із сірки, з бензину
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirהוא מיוצר כדי להוציא גופרית מדלק
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirانها تنتج لاستخلاص الكبريت من البنزين
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedir取り除く際に生産されています
Biliran dağlarında kükürt madenciliği yapılıyor.Hay minería de azufre en las montañas de Biliran.
Biliran dağlarında kükürt madenciliği yapılıyor.In de bergen van Biliran vindt zwavelmijnbouw plaats.
Biliran'da kükürt madenciliği yapılıyor.In Biliran vindt zwavelmijnbouw plaats.
Biliran'da kükürt madenciliği yapılıyor.Muchos murieron por esto. Hay minería de azufre en Biliran.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.De a innebär i själva verket a människornas exponering för svaveldioxid minskat, men inte de totala utsläppen.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Derfor er folks eksponering for svovldioxid i realiteten reduceret, men ikke de samlede udslip.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Tehát, gyakorlatilag az emberek kén-dioxidnak kite. sége csökkent, az összkibocsátással szemben.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Vystavenie ľudí oxidu síričitému sa teda znížilo, jeho celkové emisie však nie.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Vystavení obyvatelstva působení oxidu siřičitého se tedy snížilo, nesnížily se však jeho celkové emise.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Следователно хората са помалко изложени на серен двуокис, но емисиите като цяло не са се намалили.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Az lakik sátorában, a ki nem az övé, és hajlékára kénkövet szórnak.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Będzie mieszkał strach w przybytku jego, chociaż nie był jego, a siarką będzie potrząśnione mieszkanie jego.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.El fuego habita en su tienda; el azufre es esparcido sobre su morada
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Folk som ikke hører ham til, bor i hans telt; det strøes svovel over hans bosted.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Hänen majassansa asuu outoja, hänen asuinpaikallensa sirotetaan tulikiveä.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Hrôza bude bývať v jeho stáne, ktorý však už nebude jeho, a na jeho obydlie bude sa sypať síra.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.I hans hydda får främlingar bo, och svavel utströs över hans boning.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.i hans Telt har Undergang hjemme, Svovl strøs ud på hans Bolig;
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.In seiner Hütte wird nichts bleiben; über seine Stätte wird Schwefel gestreut werden.