kudur ile cümle

kudur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Havradakiler bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular.וימלאו כל אשר בבית הכנסת חמה בשמעם את אלה׃
Havradakiler bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular.فامتلأ غضبا جميع الذين في المجمع حين سمعوا هذا.
Havradakiler bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular.會 堂 裡 的 人 聽 見 這 話 、 都 怒 氣 滿 胸
Havradakiler bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular.會堂裡 的 人 聽見這話 、 都 怒 氣滿胸
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ? Şimdiye kesin sinirinden kudurmuştur Kİm...Hé, mi újság? csak mosolyogsz magadban egy ideje... valószínűleg nagyon ideges lehet mostanra... ki....?
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Au fost învăţaţi că interesul pentru sine era o mare furioasă care era o cale sigură către damnarea eternă.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Azt tanították nekik, hogy a haszonlesés egy dühöngő tenger ami biztos út az örök kárhozat felé.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Byli učení, že sebezájem je zuřící moře, které je jistou cestou k věčnému zatracení.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Ensinavam-lhes que o interesse próprio era um mar revolto, um caminho certo para a condenação eterna.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Họ được dạy là vụ tư lợi là biển dữ có thể dẫn đến địa ngục mãi mãi.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Ihnen wurde gelehrt, dass Egoismus ein reißender Strom sei, der in die ewige Verdammnis führt.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.사리사욕은 챙기는 것은 영원한 지옥살이로 가는 가장 확실한 길이라고 교육받습니다.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Les enseñaban que el interés propio era un mar tormentoso que era un camino seguro a la condena eterna.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Uczono ich, że własna korzyść jest rozszalałym morzem, które jest pewną drogą do wiecznego potępienia.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Ze leerden dat eigenbelang als een woeste zee was en het pad naar de eeuwige verdoemenis.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Διδάσκονταν πως η ιδιοτέλεια ήταν μια μαινόμενη θάλασσα που σίγουρα θα τους οδηγούσε σε αιώνια κατάρα.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Их учили, что эгоизм — бушующее море, путь, непременно ведущий к осуждению на вечные муки.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.הם למדו שטובת העצמי היא ים זועף שמוביל לגיהינום.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.عٌلموا ان العائد الشخصي كبحر هائج الذي كان طريق مؤكد للهلاك الابدي
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.永遠の破滅への道だと教えられていました こんなことだと 信者には大問題でしょう?
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.Bezbožný vida to, zlobiti se, zuby svými škřipěti a schnouti bude; žádost bezbožníků zahyne.
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.Brezbožnik, videč to, se bo jezil, z zobmi svojimi škripal in pešal; brezbožnih želja pogine.
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.Den gudløse ser det og græmmer sig, skærer Tænder og går til Grunde; de gudløses Attrå bliver til intet.
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.Den ugudelige skal se det og harmes, han skal skjære tenner og optæres; de ugudeliges attrå blir til intet.
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.Kẻ ác sẽ thấy , bèn tức_giận , Nghiến răng , và bị tiêu ta ; Sự ước_ao của kẻ ác sẽ hư mất đi .
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.Kẻ ác sẽ thấy, bèn tức giận, Nghiến răng, và bị tiêu ta; Sự ước ao của kẻ ác sẽ hư mất đi.
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.악인은 이를 보고 한하여 이를 갈면서 소멸하리니 악인의 소욕은 멸망하리로다
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.Le méchant le voit et s`irrite, Il grince les dents et se consume; Les désirs des méchants périssent.
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.L'empio vede e si adira, digrigna i denti e si consuma. Ma il desiderio degli empi fallisce
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.Lo verá el impío y se irritará; crujirá los dientes y se consumirá. El deseo de los impíos perecerá
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.O ímpio vê isto e se enraivece; range os dentes e se consome; o desejo dos ímpios perecerá.
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.tja [ezt] a gonosz és dühöng; fogait csikorgatja és eleped; a gonoszok kivánsága semmivé lesz.
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.Uvidí to bezbožník a bude sa zlostiť; bude škrípať zubami a rozplývať sa. Žiadosť bezbožníkov zahynie.
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.רשע יראה וכעס שניו יחרק ונמס תאות רשעים תאבד׃
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.‎الشرير يرى فيغضب. يحرق اسنانه ويذوب. شهوة الشرير تبيد
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.惡 人 看 見 便 惱 恨 、 必 咬 牙 而 消 化 . 惡 人 的 心 願 、 要 歸 滅 絕
Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar.惡人 看見 便 惱恨 、 必 咬 牙 而 消化 . 惡人 的 心願 、 要 歸滅絕
Kudurtuyor bunlar!Η Βένους είναι και αυτή εδώ και περιμένει να μιλήσουμε για τα του αρραβώνα.
Kudurtuyor bunlar!Венус също е тук и чака да поговорим за подготовката за сватбата.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.A keď to počuli, bolo im, ako by ich bodnul do srdca, a zúriac v hneve škrípali zubami na neho.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.All'udire queste cose, fremevano in cuor loro e digrignavano i denti contro di lui
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Chúng nghe những lời đó , thì giận trong lòng , và nghiến răng với Ê - tiên .
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Chúng nghe những lời đó, thì giận trong lòng, và nghiến răng với Ê-tiên.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Cînd au auzit ei aceste vorbe, îi tăia pe inimă, şi scrîşneau din dinţi împotriva lui.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Da sie solches hörten, ging's ihnen durchs Herz, und sie bissen die Zähne zusammen über ihn.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.En entendant ces paroles, ils étaient furieux dans leur coeur, et ils grinçaient des dents contre lui.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Escuchando estas cosas, se enfurecían en sus corazones y crujían los dientes contra él
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.저희가 이말을 듣고 마음에 찔려 저를 향하여 이를 갈거늘
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Ko so pa to slišali, jih je zbodlo v srce, in škripali so z zobmi zoper njega.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Men da de hørte dette, skar det dem i deres Hjerter, og de bede Tænderne sammen imod ham.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Men da de hørte dette, stakk det dem i deres hjerter, og de skar tenner mot ham.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Mikor pedig ezeket hallották, szívükben dühösködnek és fogaikat csikorgatják vala õ ellene.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Mutta kun he tämän kuulivat, viilsi se heidän sydäntänsä, ja he kiristelivät hänelle hampaitansa.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.När de hörde detta, blevo de mycket förbittrade i sina hjärtan och beto sina tänder samman mot honom.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Ouvindo eles isto, enfureciam-se em seus corações, e rangiam os dentes contra Estêvão.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Tedy słuchając tego, pukali się w sercach swych i zgrzytali na niego zębami.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Tedy slyšíce to, rozzlobili se v srdcích svých a škřipěli zuby na něho.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Toen de Joden in de rechtszaal d t hoorden, waren zij diep gegriefd en knarsetandden zij van woede.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Ακουοντες δε ταυτα, κατεκοπτοντο τας καρδιας αυτων και ετριζον τους οδοντας κατ' αυτου.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Почувши ж се, запалали серцем своїм, і скреготали зубами на него.

İlgili Sayfalar