kudur ile cümle

kudur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.Слушая сие, они рвались сердцами своими и скрежетали на него зубами.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.ויהי כשמעם את אלה התרגזו בלבבם ויחרקו עליו שניהם׃
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.فلما سمعوا هذا حنقوا بقلوبهم وصروا باسنانهم عليه‎.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.眾 人 聽 見 這 話 、 就 極 其 惱 怒 、 向 司 提 反 咬 牙 切 齒
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.眾人聽見這話 、 就 極 其 惱怒 、 向 司提反 咬牙 切齒
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.(88:10) Ты владычествуешь над яростью моря: когда воздымаются волны его,Ты укрощаешь их.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.(89:10) Tu domptes l`orgueil de la mer; Quand ses flots se soulèvent, tu les apaises.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Chi è uguale a te, Signore, Dio degli eserciti? Sei potente, Signore, e la tua fedeltà ti fa corona
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Chúa cai trị sự kiêu căng của biển: Khi sóng nổi lên, Chúa làm cho nó yên lặng.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Chúa cai_trị sự kiêu_căng của biển : Khi sóng nổi lên , Chúa làm cho nó yên_lặng .
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Du herrschest über das ungestüme Meer; du stillest seine Wellen, wenn sie sich erheben.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Du mestrer Havets Overmod; når Bølgerne bruser, stiller du dem.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Engkau menguasai laut yang bergelora, dan meredakan ombaknya yang dahsyat
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.HERE, God van de hemelse legers, wie is zo groot en machtig als U? Uw trouw omgeeft U.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Herra, Jumala Sebaot, kuka on voimassa sinun vertaisesi, Herra? Ja sinun uskollisuutesi ympäröitsee sinua.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Herre, hærskarenes Gud, hvem er sterk som du, Herre? Og din trofasthet er rundt omkring dig.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.HERRE, härskarornas Gud, vem är dig lik? Stark är HERREN; och din trofasthet är runt omkring dig.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Hospodine, Bože Zástupov! kto je ako ty, mocný Hospode? A čo jako tvoja pravda, ktorá je vôkol teba?
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Hospodine Bože zástupů, kdo jest jako ty, silný Hospodin? Nebo pravda tvá tobě přístojí všudy vůkol.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.주께서 바다의 흉용함을 다스리시며 그 파도가 일어날 때에 평정케 하시나이다
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Panie, Boże zastępów! któż jest jakoś ty, Pan mocny? bo prawda twoja jest około ciebie.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Ti gospoduješ nad morja divjostjo; ko se vzpenjajo valovi njegovi, ti jih krotiš.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Tu dominas o ímpio do mar; quando as suas ondas se levantam tu as fazes aquietar.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Tu îmblînzeşti mîndria mării; cînd se ridică valurile ei, Tu le potoleşti.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Tú tienes dominio sobre la braveza del mar; cuando sus olas se levantan, tú las sosiegas
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Uram, Seregeknek Istene! Kicsoda olyan erõs, mint te vagy Uram? És a te hûséges voltod körülvesz téged.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Συ δεσποζεις την επαρσιν της θαλασσης οταν σηκονωνται τα κυματα αυτης, συ ταπεινονεις αυτα.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Ти владееш над надигането на морето; Когато се подигат вълните му, Ти ги укротяваш.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.אתה מושל בגאות הים בשוא גליו אתה תשבחם׃
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.‎انت متسلط على كبرياء البحر. عند ارتفاع لججه انت تسكنها‎.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.你 管 轄 海 的 狂 傲 . 波 浪 翻 騰 、 你 就 使 他 平 靜 了
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.你 管轄海 的 狂傲 . 波浪 翻騰 、 你 就 使 他 平靜了
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturCô ta chắc đang rất bực mình trong lúc này.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturDia pasti sekarang lagi sangat marah.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturElle est probablement vraiment énervée en ce moment.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturHän on todennäköisesti todella ärsyyntynyt juuri nyt.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturHon är nog riktigt arg just nu.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuştur지금쯤 아마 뚜껑 제대로 열렸을거다
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturOna jest teraz pewnie bardzo wkurzona.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturPrávě teď musí být hodně naštvaná.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturPráve teraz je asi poriadne naštvaná.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturProbabil ca este neagra de suparare chiar in momentul asta.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturProbabilmente in questo momento è arrabbiata.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturSie ist wahrscheinlich gerade stinksauer
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturVerjetno je v tem trenutku že zelo jezna.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturZe is nu vast verschrikkelijk boos.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturΠιθανότατα αυτήν τη στιγμή είναι πολύ νευριασμένη.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturДумаю, её пыл уже поостыл.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturהיא כנראה ממש עצבנית ברגע זה.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturعلى الارجح هي مصدومه الآن!
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturだれが?
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Apoi au luat pe Iona, şi l-au aruncat în mare. Şi furia mării s'a potolit.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Därefter togo de Jona och kastade honom i havet. Då lade sig havets raseri.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Derpå tog de Jonas og kastede ham i Havet, og straks lagde det sig.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Ðoạn họ bắt Giô-na , quăng xuống biển , thì sự giận_dữ của biển yên_lặng .
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Ðoạn họ bắt Giô-na, quăng xuống biển, thì sự giận dữ của biển yên lặng.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Então levantaram a Jonas, e o lançaram ao mar; e cessou o mar da sua fúria.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Entonces levantaron a Jonás y lo echaron al mar, y el mar cesó de su furia
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.És felragadák Jónást és beveték õt a tengerbe, és megszûnék a tenger az õ háborgásától.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.요나를 들어 바다에 던지매 바다의 뛰노는 것이 곧 그친지라

İlgili Sayfalar