Ana içeriğe geç
Sözlük

kucak ile cümle

kucak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Büyükanneni kucakla.Give your grandmother a hug.
Herkes neden Tom'u kucaklıyor?Why's everyone hugging Tom?
Neden herkes Tom'u kucaklıyor?Why's everybody hugging Tom?
O kız, bebeğini kucakladı.That girl hugged her doll.
Öpüşüp kucaklaştılar.They exchanged kisses and hugs.
Kucaklaşmak istiyorum.I want cuddles.
Şimdi silahlarımızı atalım ve barışı kucaklayalım.Let us now throw down our arms and embrace peace.
Birbirlerini kucaklayıp karşılarlar (Figlia!They greet each other warmly: "Figlia!"
Film Eilis ve Tony'nin mutlu kucaklaşmasıyla biter.The film ends with Eilis and Tony reuniting and happily embracing.
Fort Worth şehri, bugün hala onun batı mirasını ve geleneksel mimari ve dizaynını kucaklar.It still embraces its Western heritage and traditional architecture and design.
Bunun üzerinde ikisi arasında önce gerginlik oldu ama ardından ikisi kucaklaştı.He enters into combat with the two of them, but is ultimately defeated.
Yakın yıllarda, kulüp bu ismi de kucaklamıştır.In recent years the club officially embraced the nickname.
Endimion uykusunda iken Diana'yi kucaklar.Cynthia learns of Endymion's sleep.
Seni kucaklayayım...").Now we embrace ..."
Eserde birbirlerini öperek kucaklayan bir çift resmedilmiş.The two embrace in a clearly loving embrace.
Bahçeli: Pişmanlık yaşayan ülküdaşım ile kucaklaşmaya hazırım"."姜涛走向"天堂" 把悲伤留给活着的亲人-搜狐体育".
Sara koridorda yürüken, Michael'ın Nika ile kucaklaşmasını görür.On his way out, he meets Nick arriving with flowers.
Santuzza gelir ve hemen Lucia'yi kucaklar.Brandon dies, and is quickly followed by Lucia.
Brian mektubu okuduktan sonra Anthony ile el sıkışır ve onu kucaklar.After Brian reads the letter, he walks out to Anthony, who offers a handshake.
Proje, öğrencilerin çevrecilik anlayışı ile birbirini kucaklamasını amaçlamaktadır.The purpose of the program is give students exposure to a distinct way of life.
Biz onu kucaklamak ve kendi şekilde yorumlamak edelim.We let them embrace it and interpret it in their own way.
Ve geleceğe kucak açabiliriz.And we can embrace the future.
Dae-jin beni önce böyle sıcak bir kucaklama vermedim.Dae-jin never gave me a warm hug like this before.
Hans buna veritabanı kucaklama diyor.Hans calls it database hugging.
Veritabanını kucaklarsan ve ona güzel bir site yapana kadar gitmesine izin vermezsin.You hug your database, you don't want to let it go until you've made a beautiful website for it.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Now, notice that the leader embraces him as an equal.
Bebek ayrıca kucaktayken de uyur çünkü kucak rahat ve sıcaktır.It's almost like being back in the womb.
"Bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız"?"Are you going to hug a tree? Or are you going to hug a child? Pick.
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.Are you going to hug a tree? Or are you going to hug a child?
Her ikisini de kucaklayabiliriz.And luckily, most of us are blessed to have two arms -- we can hug both.
Bana bir kucak verin.Give me a hug.
Bu diğer insanları kucaklama arzum bana Dr. Aşk takma adını kazandırdı.So my penchant for hugging other people has earned me the nickname Dr. Love.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.Dr. Love says eight hugs a day.
Günde sekiz kucaklamayla -- daha mutlu olacaksınız ve dünya daha iyi bir yer olacak.Eight hugs a day -- you'll be happier and the world will be a better place.
Huzurunda kucaklaşıyormuş gibiFeeling I'm in your arms
İçinizdeki çocuğu kucaklayın.Embrace your inner child.
Rollerini bir kenara bırak, ruhunu kucakla.Give up your roles, embrace your soul
Rolünü bir kenara bırak, ruhunu kucakla.Give up your role, and embrace your soul.
Hiç kimse sözlüğünü kucaklamaz.Nobody hugs their dictionaries.
Burası sadece ihtiyaçlarımı karşılayan değil aynı zamanda onları kucaklayan bir yer.This is a place that not only accommodates my needs but actually embraces them.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.And they were holding it in their laps.
İkinci grubun senaryosunda ise, duvarlar canlı ve Dilbert'i grup olarak kucaklıyor.In the second group's scenario, the walls are alive and actually give Dilbert a group hug.
Ama tabii kucaklayabileceği sadece yansıması olacak.But he will embrace only his refelection, which is of course, intangible.
Küçük bir çocuğun sizi kucaklarken hissettiğiniz sıcaklık- bu gerçektir.The warmth of a small child's embrace— that is true.
Treehugger (ağacı kucaklayan) adında bir site kurdum.I started a site called TreeHugger --
Bunu anladılar, teknolojiyi kucakladılar ve onunla devam ediyorlar, başarılı da oldular.They understood it, they embraced the technology and they run with it, and they're successful.
Umarım diğer Afrika ülkeleri de teknolojiyi kucaklamak için bundan ilham alır,I hope it will inspire other African nations to embrace the technology,
Kucaktan kucağa atlayıp duruyor.That woman's traveling from arm to arm today.
İçinde bayağı bir öfke birikmiş. Annen seni yeterince kucaklamadı mı?Get away from me!
Hemşireler kucağından almadan önce Rafe'i tam 17 saniye kucaklama şansı olmuştu.Sorry about that- ah, just always hard for me to come here.
Güzel kızlarımız var ve oturuyorum onların kucaklarına.Got pretty girls and I'm sitting on their laps.
Ve anneler vardı, kucaklarında son anlarını yaşayan çocuklarını tutan anneler vardı.And there were mothers holding their children who had been caught in their last death throes.
Küçük bir erkek çocuğuyken onu görmeye gittiğimde, beni kucaklardı.When I would see her as a little boy, she'd come up to me and she'd give me these hugs.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.And she'd squeeze me so tight I could barely breathe and then she'd let me go.
Ayıcık kucaklaşması!Bear Hug! He said it.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Ultimately, moving forward, I think we have to embrace fear.
Korkuyu kucaklayın.Embrace fear.
Riski kucaklayın.Embrace risk.
Her seferinde birer kaşık alarak, riski kucaklamalıyız.One big spoonful at a time, we have to embrace risk.
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMC presents: "Embrace Transparency."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod