kucak kucak ile cümle
kucak kucak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Esaú corrió a su encuentro, le abrazó, se echó sobre su cuello y le besó. Y lloraron
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Ésaü courut à sa rencontre; il l`embrassa, se jeta à son cou, et le baisa. Et ils pleurèrent.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Ézsaú pedig eleibe futamodék és megölelé õt, nyakába borúla, s megcsókolá õt, és sírának.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.I běžel Ezau proti němu, a objal ho; a pad na šíji jeho, líbal ho. I plakali.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.I zaszedł mu drogę Ezaw, i obłapiwszy go, upadł na szyję jego, i całował go; i płakali.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.에서가 달려와서 그를 맞아서 안고 목을 어긋맞기고 그와 입맞추고 피차 우니라
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Maar Esau rende op hem af en omarmde hem! Ze kusten elkaar op de wangen en huilden.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Ma Esaù gli corse incontro, lo abbracciò, gli si gettò al collo, lo baciò e piansero
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Men Esau løb ham i Møde og omfavnede ham, faldt ham om Halsen og kyssede ham, og de græd;
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Men Esau løp ham i møte og omfavnet ham og falt ham om halsen og kysset ham, og de gråt.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Men Esau skyndade emot honom och tog honom i famn och föll honom om halsen och kysste honom; och de gräto.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Nhưng Ê - sau chạy đến trước mặt người , ôm choàng cổ mà hôn , rồi hai anh_em đều khóc .
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Nhưng Ê-sau chạy đến trước mặt người, ôm choàng cổ mà hôn, rồi hai anh em đều khóc.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Tetapi Esau berlari mendapatkan Yakub, lalu memeluknya dan menciumnya. Dan kedua orang itu bertangis-tangisan
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.И Исав се затече да го посрещне, прегърна го, падна на врата му и го целуна; и те заплакаха.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.И побежал Исав к нему навстречу и обнял его, и пал на шею его и целовал его, и плакали.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.וירץ עשו לקראתו ויחבקהו ויפל על צוארו וישקהו ויבכו׃
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.فركض عيسو للقائه وعانقه ووقع على عنقه وقبّله. وبكيا
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.以 掃 跑 來 迎 接 他 、 將 他 抱 住 、 又 摟 著 他 的 頸 項 與 他 親 嘴 、 兩 個 人 就 哭 了
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.以 掃跑來 迎接 他 、 將他 抱住 、 又 摟 著 他 的 頸項與 他 親嘴 、 兩個 人 就 哭了
Onu nasıl kucaklamamalı?Comment ne pas l'adopter?
Ortak olarak sahip oldukları diğer şey şuydu. Kırılganlığı tamamıyla kucaklayabiliyorlardı.Otra cosa en común era que ellos aceptaban por completo la vulnerabilidad.
Ortak olarak sahip oldukları diğer şey şuydu. Kırılganlığı tamamıyla kucaklayabiliyorlardı.Ці люди мали ще дещо спільне, а саме - вони цілковито прийняли вразливість.
Ötekiliği kucaklamak.Abrazar la alteridad.
Ötekiliği kucaklamak.Accepter l'altérité.
Ötekiliği kucaklamak.Accettare l'alterità.
Ötekiliği kucaklamak.Aceitar a alteridade.
Ötekiliği kucaklamak.Andersartigkeit annehmen.
Ötekiliği kucaklamak.Anders-zijn omarmen.
Ötekiliği kucaklamak.Đón nhận sự khác biệt.
Ötekiliği kucaklamak.Felölelni a másságot.
Ötekiliği kucaklamak.Îmbrăţişarea alterităţii...
"Ötekiliği kucaklamak kendimi kucaklamaktır işte."Aku berpikir, merangkul perbedaan berarti merangkul diri sendiri.
"Ötekiliği kucaklamak kendimi kucaklamaktır işte."나 자신을 수용 하는 것이라 생각 했습니다.
"Ötekiliği kucaklamak kendimi kucaklamaktır işte."Tänkte jag, att omfamna annanhet är att omfamna mig själv.
"Ötekiliği kucaklamak kendimi kucaklamaktır işte."Я подумала: сприйняти відмінність - це прийняти самого себе.
"Ötekiliği kucaklamak kendimi kucaklamaktır işte."משמעותו לחבק את עצמי.
"Ötekiliği kucaklamak kendimi kucaklamaktır işte."هو تقبل نفسي.
"Ötekiliği kucaklamak kendimi kucaklamaktır işte."それを理解し 受け入れるところまで
"Ötekiliği kucaklamak kendimi kucaklamaktır işte."就系擁抱自己。
Ötekiliği kucaklamak.다른사람의 요소를 수용한다는 것.
Ötekiliği kucaklamak.Merangkul perbedaan.
Ötekiliği kucaklamak.Ogarnąć odmienność.
Ötekiliği kucaklamak.Omfamna annanhet.
Ötekiliği kucaklamak.Přijetí odlišnosti.
Ötekiliği kucaklamak.Αγκαλίαζοντας τη διαφορετικότητα.
Ötekiliği kucaklamak.Да прегърнеш различието.
Ötekiliği kucaklamak.Принять себя как иного.
Ötekiliği kucaklamak.Усвідомлення несхожості.
Ötekiliği kucaklamak.לחבק את האחרוּת.
Ötekiliği kucaklamak.تقبل الآخر.
Ötekiliği kucaklamak.このテーマを聞いたとき
Ötekiliği kucaklamak.包容他人。
Öyle değil mi? Hiç kimse sözlüğünü kucaklamaz.자기 사전을 안아주는 사람은 없잖아요.
Öyle değil mi? Hiç kimse sözlüğünü kucaklamaz.Niemand knuffelt zijn woordenboek.
Öyle değil mi? Hiç kimse sözlüğünü kucaklamaz.Nihče ne objema svojih slovarjev.
Öyle değil mi? Hiç kimse sözlüğünü kucaklamaz.Nikt ich nie przytula.
Öyle değil mi? Hiç kimse sözlüğünü kucaklamaz.Ninguém abraça os seus dicionários.
Öyle değil mi? Hiç kimse sözlüğünü kucaklamaz.Έτσι δεν είναι; Κανείς δεν αγκαλιάζει τα λεξικά του.
Öyle değil mi? Hiç kimse sözlüğünü kucaklamaz.נכון? אנשים לא מחבקים את המילונים שלהם