Ana içeriğe geç
Sözlük

kubbe ile cümle

kubbe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yapının planı Latin haçı biçimindedir, haçın kollarının kesişme noktası üzerinde bir kubbe bulunur.Tem a planta em forma de cruz latina e é coberto por uma cúpula.
Mukarnas, sarkıtlı kubbe altı süslemesidir.A fêmea, apenas 6 cromossomos.
Büyük kubbe kurşunla kaplıdır.É coberta com uma abóbada de canhão.
Homer bir motosiklet fark eder, Bart'ı da yanına alıp kubbenin tepesine döne döne ulaşır.Com uma motocicleta, Homer pega Bart e gira pelo domo.
Değişik şekilde tasarlanmış olan sekiz kubbe, sekiz ayrı zaferi simgelemektedir.Ele determina oito emoções primárias dispostas em quatro pares de opostos.
Kubbesi sekiz kasnak üzerine yapılmıştır.Para cada camisola, era usada oito garrafas.
Ayrıca o zamanlarda soğan kubbe tasarımı tam geliştirildi.Nessa época, o projeto de cúpulas aceboladas também foi plenamente desenvolvido.
Kubbelerin tam düzeni ve kilisenin tipi tartışmalıdır.O exato arranjo das cúpulas e mesmo o tipo de igreja são temas de disputa.
İlkin büyük kubbenin ta ortasında Allah göklerin ve yerin nurudur.Almeida Revista e Atualizada (ARA): “No princípio, criou Deus os céus e a terra.
Kubbe ortada dört payeye oturtulmuştur.Pagamento em até 4 parcelas.
Kubbe 1839'da yeşile boyandı ve o günden itibaren Kubbe-i Hadra (Yeşil Kubbe) olarak bilinir.A cúpula foi pintada de verde em 1837 e tornou-se conhecida como a "cúpula verde".
Dördüncü katta ise Kubbe Salonu, hükûmet toplantı salonu ve Kütüphane bulunmaktadır.O terceiro e quarto andares abrigam escritórios administrativos e uma biblioteca.
Büyük ve iki küçük kubbesi vardır.Tem grandes e duas pequenas cúpulas.
Döndüklerinde ise caminin kubbesinin çöktüğünü görürler.Thuisgekomen zien ze dat de ijsvogel al is opgeknapt.
Mihrabın üzeri ise sekizgen bir fenerli kubbe ile örtülüdür.Het wordt gedekt door een achtkantig, naar het midden toelopend mansardedak.
Sonuç olarak Springfield'a EPA tarafından kocaman bir cam kubbe yerleştirilir.Als gevolg hiervan plaatst de EPA een enorme glazen koepel over Springfield.
Dördüncü katta ise Kubbe Salonu, hükûmet toplantı salonu ve Kütüphane bulunmaktadır.Op de vierde verdieping is de ruimte waar de regering vergadert en een bibliotheek.
İstanbul’a dönüşünde vezâret hasları ile tekrar kubbe veziri oldu.In de terugronde kende Zuid-Korea opnieuw problemen.
Demir Kubbe'nin radarı.Met Jaap Groot.
Yapının kubbesinin içeriden görünümüEntree van het gebouwtje interieur
Ziyarete açık olan kubbe pek çok turistin ilgisini çekmektedir.De Utrechtse Dom trekt veel toeristen.
Caminin üç kubbesi vardır.De burcht heeft drie kantelen.
1519 - Kubbe inşaatı tamamlandı.1598: De bouw is voltooid.
(Yeşil Kubbe) denilen Mevlana'nın türbesi dört fil ayağı (kalın sütun) üzerine yapılmıştır.De vrucht is een met vier kleppen openspringende (dehiscente) doosvrucht.
Kubbeler ise sağlam durumdadır.Het kuitbeen is recht.
Çevresi 6 yarım kubbeden oluşmuştur.Het bord is opgebouwd uit 6 x 6 vlakken.
Kubbe ve çevresi ayet ve hadislerle yazılıdır.Het middelste gezicht staat voor wijsheid en is omgeven door kracht en autoreit.
Şehirde sadece iki tane bulunan çok kubbeli yapılardan biridir.Volgens hem bestaan er maar enkele succesvolle stadsvormen.
Kubbeli, çokgen taş yapıdır.De plant vormt meerdere stengels.
Son cemaat mahalli üç kubbelidir.Deze laatste gaat over in de buurtschap Drie Tolhekken.
Camii'nin tek kubbesi vardır.Tariq heeft maar één been.
Önünda üç kubbeli bir tetimmesi (ekleyip, tamamlama) vardır.We wnętrzu znajdują się trzy ołtarze (główny i dwa boczne).
Demir kubbe adlı füze savar sistemi 130 füzeyi engelledi .System antyrakietowy Żelazna Kopuła przechwycił 130 rakiet.
İsrail yönetimi, Şalit’e bir zarar gelmesi durumunda, “Gök kubbenin yıkılacağı” tehdidinde bulundu.Tymczasem przedstawiciele izraelskich władz zagrozili, iż „niebo runie”, jeżeli Szalitowi stanie się krzywda.
Kilisenin apsisi yarım kubbelidir.Wnętrze cerkwi jest halowe.
Şehrin köprü ve katedralinin kubbesi yıkılmış olmasına rağmen Barok mimârî örnekleri ayakta kaldı.Chociaż uszkodzone zostały most oraz kopuła katedry, większość budynków architektury barokowej zachowała się.
Half Dome (Yarım Kubbe) Kaliforniya Yosemite Ulusal Parkı'nda bulunan bir granit zirvedir.Half Dome – granitowa formacja skalna w Parku Narodowym Yosemite w stanie Kalifornia w USA.
Çevresi 6 yarım kubbeden oluşmuştur.Zbudowany jest z sześciu czterowersowych strof.
Yeni katedralin eskisine göre daha küçük kubbeleri vardı.Nowa królowa miała dwór większy niż poprzednia.
Kubbesi ve onu çevreleyen duvarların bir kısmı 1950'lerde yıkılmıştır.Brama i część murów zostały zrekonstruowane w latach 60.
Tavanı kubbelidir.Strop jest płaski.
Bu kubbenin üzerinde Özgürlük Heykeli'nin bir tıpkıyapımı yer alır.Natomiast w jednej ze scen widać zniszczoną Statuę Wolności).
1520-1522 arasında kubbesine Correggio "Aziz Yohanna'nın Hayali" adlı bir fresko hazırlamıştır.W latach 1520–1522 Correggio ozdobił wnętrze kopuły freskami przedstawiającymi wizje św. Jana Ewangelisty.
1630'da kubbe veziri oldu.Parafię erygowano w 1630.
Sadece kubbesi Osmanlı tarzıdır.Jedyny gatunek monotypowego rodzaju Omochroa.
Mimari olarak kefeki taşından yapılmadır, sekiz köşeli ve kubbeli bir yapıya sahiptir.Jest znany także jako Budynek z ośmioma kątami i dachem z kolorowej glazury.
Yapı büyük bir kubbeyle örtülüdür.Jest ona przykryta dużą kopułą.
En dikkat çekici özelliği geniş kubbesi ve minare yüksekliğidir.Ekstrema cenowe decydują o długości górnego i dolnego cienia.
Merkezi kubbesi çökmüştür.Zaginął szef Interpolu.
Kubbe kasnağında 32 pencere bulunmaktadır.W budynku kursują 32 windy.
Kubbeye geçiş Türk üçgenleriyle sağlanmıştır.Zdobycie Trypolisu przez Turków.
Kubbeye bağlı olan avize de zamanının hususiyetlerini aktaran bir şaheserdir.Sabi stało się terminem artystycznym, oznaczającym piękno pokryte patyną czasu.
Çardak, gölgelik, sayvan, çatı, kubbe.Ostoja, podłoga, ściany, dach.
Yapının kubbesinin içeriden görünümüFotografia wnętrza cerkwi
Kubbe inşaatı başladı.Rozpoczęto budowę probostwa.
Nasır Kubbe semtinde bir sene önce inşa edilmiş bir camiye defnedildi.W Toronto obronił tytuł zdobyty rok wcześniej.
Son cemaat kısmı 7 kubbeli bir revaktan oluşur.Pozostała część 7 Brygady stanowiła ubezpieczenie.
Su haznesinin üzerinde sekiz sütunun taşıdığı bir kubbe yer alır.Po drodze zbiera wodę z ośmiu strumieni.
Demir Kubbe, 2012'de Gazze'ye düzenlenen operasyonda roket fırlatırken.Przeciwrakieta wystrzelona naprzeciw rakiety podczas operacji Filar Obrony, listopad 2012.
Caminin üç kubbesi bulunmaktadır; minaresi de iki şerefelidir.Av dessa är tre bevarade (två i öster och en i väster).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod