Ve kubbeleri bağlıyoruz.Şi conectăm în reţea domuri.
Ve kubbeleri bağlıyoruz.Tenemos un creciente grupo de usuarios de esto.
Ve kubbeleri bağlıyoruz.Und wir vernetzen Kuppeln.
Ve kubbeleri bağlıyoruz.Và chúng tôi lập mạng lưới các vòm.
Ve kubbeleri bağlıyoruz.Και δικτυώνουμε θόλους.
Ve kubbeleri bağlıyoruz.И мы соединяем в сеть планетарии.
Ve kubbeleri bağlıyoruz.И свързваме обсерватории.
Ve kubbeleri bağlıyoruz.ואנחנו מרשתים כיפות.
Ve kubbeleri bağlıyoruz.ونقوم بربط القباب شبكيًا.
Ve kubbeleri bağlıyoruz.ドームと教室を繋げることもできます
Ve Kudüs'te tepedeki ibadethanenin kubbesindeki motifin aynısını da burada görüyoruz.Tento motiv je téměř identický se Skalním dómem v Jeruzalémě.
Ve Kudüs'te tepedeki ibadethanenin kubbesindeki motifin aynısını da burada görüyoruz.و الموضوع تقريبا متطابق لتلك القبة من الحجر في الحرم الأقصى
Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.A Bôh učinil oblohu a oddelil vody, ktoré sú pod oblohou, od vôd, ktoré sú nad oblohou. A bolo tak.
Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.하나님이 궁창을 만드사 궁창 아래의 물과 궁창 위의 물로 나뉘게 하시매 그대로 되니라
Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.Ngài làm nên khoảng không, phân rẽ nước ở dưới khoảng không cách với nước ở trên khoảng không; thì có như vậy.
Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.Och Gud gjorde fästet, och skilde vattnet under fästet från vattnet ovan fästet; och det skedde så.
Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.Og således skete det: Gud gjorde Hvælvingen og skilte Vandet under Hvælvingen fra Vandet over Hvælvingen;
Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.Zo maakte God de wolkenhemel, door de watermassa te verdelen tussen hemel en aarde.
Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.И Бог направи простора; и раздели водата, която беше под простора
Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.И создал Бог твердь, и отделил воду, которая подтвердью, от воды, которая над твердью. И стало так.
Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.ויעש אלהים את הרקיע ויבדל בין המים אשר מתחת לרקיע ובין המים אשר מעל לרקיע ויהי כן׃
Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.فعمل الله الجلد وفصل بين المياه التي تحت الجلد والمياه التي فوق الجلد. وكان كذلك.
Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.神 就 造 出 空 氣 、 將 空 氣 以 下 的 水 、 空 氣 以 上 的 水 分 開 了 . 事 就 這 樣 成 了
Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.神 就 造出 空氣 、 將空氣 以下 的 水 、 空氣 以上 的 水分 開 了 . 事 就 這樣 成了
Yerine Hyun-woo kubbe içine girelim. Evet.Đi vào bên trong mái vòm thay vì Hyun-woo. .
Yerine Hyun-woo kubbe içine girelim.Ir dentro de la cúpula en lugar de Hyun-woo.
Yerine Hyun-woo kubbe içine girelim.Va à l'intérieur du dôme à la place de Hyun-woo.
Yerine Hyun-woo kubbe içine girelim.Vá dentro da cúpula em vez de Hyun-woo.
Yerine Hyun-woo kubbe içine girelim.עבור בתוך הכיפה במקום יון-לחזר.
Yerine Hyun-woo kubbe içine girelim.الذهاب داخل قبة بدلا من هيون وو.
Yerine Hyun-woo kubbe içine girelim.はい。
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var.3メートルくらいのドームです
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var.Arrivo sopra e trovo una cupola.
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var. Bir kubbe, bu 3 metrelik kubbelerden.Πετάγομαι στην κορυφή και υπάρχει ένας τρούλος, ένας θόλος τριών μέτρων θόλος.
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var. Bir kubbe, bu 3 metrelik kubbelerden.Если влезть по ней наверх и открыть люк, то попадаешь в купол, один из этих трехметровых куполов.
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var.Deschid usa,si vad o cupola.
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var.Fent kidugom a fejem, a kupola van előttem.
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var.Ich komme oben an, und dort ist ein Gewölbe.
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var.Ik doe het luik open en er is een koepel.
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var.J'arrive en haut, et il y a une coupole.
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var.저는 꼭대기로 갔고요, 거기엔 큐폴라(둥근 지붕위의 탑) 가 있었어요.
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var.Llego a lo alto y hay una cúpula.
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var.Objevuji vrchol, a je tam báně.
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var.Odprem vrhnji pokrov in tu je kupola.
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var.Odrzucam właz i jestem w kopule.
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var.Subo ao topo e há uma cúpula.
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var.Изскачам най-отгоре, а там има купол.
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var.להרים את המכסה, ושם יש כיפה.
Yukarı zıplıyorum ve orada bir kubbe var.أفتح باباً فوقي، وهناك توجد قبة.