Ana içeriğe geç
Sözlük

ku ile cümle

ku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Odasının küçük olmasından yakındı.He complained of his room being small.
O, kendi hayatı pahasına onu kurtardı.He saved her at the cost of his own life.
Kendi hayatı riske atarak arkadaşını kurtardı.He saved his friend at the risk of his own life.
Deneyinde güvercinleri kullandı.He used pigeons in his experiment.
O, kamera kulübünün üyesidir.He belongs to the camera club.
Bana onun arabasını kullanabileceğimi söyledi.He told me that I could use his car.
O bazen kitapları kütüphaneye geri götürmeyi unutur.He sometimes forgets to take books back to the library.
Ben gençken onun küstah bir tavırı vardı.When he was young, he had an arrogant air.
Ellerini kullanarak gözlerini ovuşturdu.He rubbed his eyes with his hands.
Küçük rahat bir evde yaşıyor.He lives in a little cozy house.
O, kütüphanesindedir.He is in his library.
Bir kızı boğulmaktan kurtardığı için ona ödül verildi.He rescued a girl from drowning and was given a reward.
O küçük, ama güçlüydü.He was small, but strong.
Küçük odasında büyük bir masası var.He has a large desk in his small room.
Küçük bir tekne ile nehri geçti.He crossed the river in a small boat.
Küçük bir teknede Atlantik'i geçti.He came across the Atlantic in a small sailboat.
Küçük bir ev inşa edebildi.He was able to build a small house.
O küçük bir köpek kulübesi yaptı.He made a small dog house.
O suda küçük bir bot ile denize açılıyor.He is sailing a little boat on the water.
O, küçük bir köyde büyüdü.He grew up in a little village.
Küçük bir çocuğu boğulmaktan kurtardı.He saved a little boy from drowning.
O, kuşa nişan aldı.He aimed at the bird.
Onun küçük bir çerçevesi vardır.He has a small frame.
Küçük bir çocukken çok yaramazdı.He was very naughty when he was a little boy.
Bıçağı ve çatalı çok iyi kullandı.He handled the knife and fork very well.
O yetkisini kötüye kullanıyor.He abuses his authority.
Yetkisini kötüye kullanıyor.He abuses his authority.
Yatmadan önce alarmı kurdu.He set the alarm before going to bed.
Yeni makineyi kullandı.He operated the new machine.
O, yeni bir iş kurdu.He has set up a new business.
Yeni bir kuyruklu yıldız keşfettiğini iddia etti.He claimed that he had discovered a new comet.
O bir hayat kurtardığı için methedildi.He was praised for saving a life.
O ödünç aldığı kitabı hâlâ kütüphaneye iade etmedi.He still hasn't returned the book he borrowed from the library.
O batı kültüründen hoşlanır.He likes Western culture.
O güzel uçlu bir kurşun kalem kullanır.He uses a pencil with a fine point.
O, öğretmene hiç kulak vermez.He pays no attention to the teacher.
Erken sona eren savaş üzerine kumar oynadı.He gambled on the war coming to an early end.
O, bir denizci kurtardı.He saved a sailor.
Kutuyu kaldırmak için bütün gücüyle çabaladı.He tried with all his might to lift the box.
Onu kurtarmak için elinden geleni yaptı.He did his best to rescue her.
O, oğlunun kulağını çekti.He pulled his son by the ear.
O, bacağını kırdığında üç ay koltuk değnekleri kullanmak zorunda kaldı.When he broke his leg, he had to use crutches for 3 months.
Kendini birçok kültürel etkinliklere adadı.He devoted himself to many cultural activities.
O, kollarında büyük bir kutu tutuyordu.He was holding a large box in his arms.
Osaka yakınındaki küçük bir kentte yaşıyor.He lives in a small town near Osaka.
O, raftan ağır kutuyu indirdi.He took the heavy box down from the shelf.
İnsanlarla arkadaşlık kurma konusunda çok tutuk.He is very slow at making friends with anybody.
O, bir kurşun tarafından yaralandı.He was wounded by a bullet.
Bir gölette bir çocuğu boğulmaktan kurtardı.He saved a child from drowning in a pond.
O az önce bir kullanılmış araba satın aldı.He has just bought a used car.
O, Nagano'da küçük bir kasabadandır.He is from some small town in Nagano.
Kafesi açtı ve kuşları serbest bıraktı.He opened the cage and set the birds free.
Başının üstünde uçan kuşları seyretmekten hoşlanır.He likes to watch the birds fly above his head.
Kuşların uçuşunu okudu.He studied the flight of birds.
Kuşa ateş etti fakat ıskaladı.He shot at the bird, but missed it.
Küçük erkek kardeşiyle karıştırıldı.He was mistaken for his younger brother.
O çaba kuvvetiyle başardı.He succeeded by dint of effort.
Her ne zaman kızsa, bozuk dil kullanır.He uses foul language whenever he gets angry.
Doğu ülkelerinin kültürlerinin öğrenimini yaptı.He has studied the cultures of Eastern Countries.
O, çalınan cüzdanını kurtardı.He recovered his stolen wallet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod