Ana içeriğe geç
Sözlük

ku ile cümle

ku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Üniversitemde bir tenis kulübü üyesiydim.I belong to a tennis club in my university.
Üniversite kampüsünün merkezinde kurucusunun heykeli duruyor.In the center of the university campus stands the statue of the founder.
Üniversite Yönetimi, New York'ta bir şube kampüs kurmaya karar verdi.The University Administration decided to set up a branch campus in New York.
Büyük balık küçüğü yer.The great fish eat the small.
Büyük arabalar çok yakıt kullanırlar.Large cars use lots of gas.
Kütlesel sel, yerel ulaşım ağını felç etti.The massive flood paralyzed the local transportation network.
Büyük uluslar, küçük uluslara müdahale etmemelidirler.The big nations should not interfere with the smaller nations.
Bizim büyük, orta ve küçük boyutlarımız var. Ne boyutta istiyorsunuz?We have large, medium, and small. What size do you want?
Ciddi hastalığımdan kurtulduğum için, yaratılışın tümü benim için güzeldir.Since I recovered from my serious illness, all of creation is beautiful to me.
O raftaki kutuya erişebilir misin?Can you reach the box on that shelf?
Birisi kurşun kalemimi çaldı.Someone has walked off with my pencil.
Küçük çocukları kaçıran insanlar hakkında duymak kanımı kaynatıyor.Hearing about people kidnapping little children just makes my blood boil.
Bu kutuyu kim yaptı?Who made this box?
Onun bir sonraki kurbanı kim olacaktı?Who would be its next victim?
Herkes dünyanın bir küre olduğunu kabul etti.Everyone admitted that the earth is a sphere.
Hiç kimse büyük kutuyu oynatamaz.No one can move the big box.
Kimse beni kurtarmaya gelmedi.Nobody came to my rescue.
Kurda başarısız olabilirim.I might flunk the course.
Doğum gününü nasıl kutladın?How did you celebrate your birthday?
Az önce,kurşun onun yanağını sıyırarak geçti.The bullet just shaved his cheek.
Şöminedeki külleri temizleyin.Clean the ashes out of the fireplace.
Adam küçük çocukları çok korkuttu.The man terrified the little children.
Dünya sadece uzayda asılı duran bir küredir.The earth is just a sphere suspended in space.
Dünya bir küre şeklindedir.The earth is shaped like a sphere.
Dünya küçük ama güzel bir gezegendir.The Earth is a small but beautiful planet.
Küresel ısınmanın karbondioksit emisyonu ile doğrudan ilgili olduğu söyleniyor.It is said that global warming is directly related to carbon dioxide emissions.
Küresel ısınma, vahşi hayvanlar için de ciddi sorunlara neden olabilir.Global warming can cause serious problems for wild animals, too.
Dünyada pek çok ülke ve kültür var.There are many countries and many cultures on Earth.
Dünyada birçok kültür vardır.There are many cultures on Earth.
Dünya vatandaşı olarak, kültürel engellerin üstesinden gelmenin yollarını biliyorum.As a citizen of the world, I know ways of overcoming cultural barriers.
Küçük bir deprem tehlikesi var.There is little danger of an earthquake.
Coğrafya okurken sürekli harita kullanmalısın.In studying geography, you must make constant use of maps.
Gölet kurudu.The pond has dried up.
Sen onun için nerede oda bulabilirsen kutuyu koy, lütfen.Put the box wherever you can find room for it, please.
Varır varmaz seninle temas kuracağım.I'll get in touch with you as soon as I arrive.
Elbiseler yapmak için kumaş kullanırız.We use cloth to make clothes.
İçeri girmezsem kulaklarım donacak.My ears are going to freeze if I don't go in.
Ara sınavlar tam eli kulağında.The mid-term exams are just around the corner.
Fiyat kullanılmış bir araba için biraz yüksek.The price is kind of high for a used car.
Küçük işletmeler ayakta kalmak için kemerlerini sıkacaklar.Small businesses will have to tighten their belts to survive.
Avlumda küçük bir meyve bahçem var.I have a small vegetable garden on my patio.
Onu dikkatli sürdüğün sürece arabamı kullanabilirsin.You can use my car as long as you drive it carefully.
Kuzu bile kurt olur.Even a worm will turn.
Para kutusunda hiç para kalmadı.None of the money was left in the money box.
Kuşlar ötüyorlar, sabah olmalı.It must be morning, for the birds are singing.
Kore, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu tarafından bir inceleme yapılmasına izin verdi.Korea allowed an inspection by the IAEA.
Kuşlar sabah erken öterler.Birds sing early in the morning.
Şehre girerken kulenin görüntüsünü kaybettik.We lost sight of the tower as we entered the town.
Seyirci çoğunlukla çok küçük çocuklardan oluşuyordu.The audience was largely made up of very young children.
Yunus ve eğitmen beklediğimizden çok daha iyi iletişim kurdu.The dolphin and trainer communicated much better than we expected.
İnceleme kurulunun yeni üyelerini atamalıyız.We have to appoint new members of the examining board.
Uzun kuraklık döneminde birçok ağaç kurudu.Many trees died during the long drought.
Uzun süren bir kuraklıktan sonra dün yağmur yağdı.It rained yesterday after it had been dry for a long time.
Bir kuş bir kedi tarafından yakalandı.A bird was caught by a cat.
Kafesteki kuşlar kanaryadır.The birds in the cage are canaries.
Kuşlar öttü.The birds sang.
Çevrede kuşlar uçuyorlar.The birds are flying around.
Bir kuş yukarıda süzüldü.A bird soared above.
Kuşlar şakıyorlar.The birds are singing.
Kuşlar denizi geçti.The birds went across the sea.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod