Ana içeriğe geç
Sözlük

ku ile cümle

ku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kadınlar kişisel ilişkileri sürdürmek için konuşmayı kullanırlar.Women use talking to maintain personal relationships.
Eşimin elleri tezgahtarınkinden biraz daha küçük.My wife's hands are slightly smaller than the shop assistant's.
Yaralı kuş yere düştü.The injured bird fell to the ground.
General boğayı boynuzlarından tuttu ordusunu felaketten kurtardı.The general took the bull by the horns and saved his army from disaster.
Küçük bir bavul arıyorum.I'm looking for a small suitcase.
Küçük gri bir hayvanın bize doğru baktığını farkettim.I noticed that a small gray animal was looking toward us.
Küçük çocuklar onları sürekli izlemiyorsanız dolaşmaya eğilimlidirler.Small children tend to wander off if you don't watch them all the time.
Küçük bir araba büyük olandan daha ekonomiktir.A small car is more economical than a large one.
Küçük kızlar genellikle oyuncak bebeklere bayılır.Little girls in general are fond of dolls.
Küçük hayvanlara karşı kibar ol.Be kind to little animals.
Küçük harfleri okuyamıyorum.I can't read small letters.
Bu çok küçük.It's too small.
Küçük şeyleri kendine dert etme.Don't trouble about small things.
Küçük şeyleri kafana takma.Don't trouble about small things.
Küçük bir daire çizin.Draw a small circle.
Küçük bir daire çiz.Draw a small circle.
küçük köpeğin sahibi onu boynundan tuttu ve onu azarladı.The owner of the small dog gripped its neck and scolded it.
Küçük çocuklar çok yıkıcı olabilir.Small children can be very destructive.
Küçük bir çocuk bile adını bilir.Even a little child knows its name.
Küçük çocuklar genellikle ejderhalar ve diğer canavarlar hakkında kitapları sever.Small children often like books about dragons and other monsters.
Küçük çocuklar yüzmekten yorgun görünüyorlardı.The little children looked tired from swimming.
Küçük çocuklar karanlıkta yalnız bırakılmaktan korkuyorlar.Small children are afraid of being left alone in the dark.
Küçük çocuklar her şeye dokunmak ister.Little children like to touch everything.
Küçük çocuklar çok meraklıdır.Small children are very curious.
Yalnız kalan küçük çocukla dışarı çıkmamalısın.You oughtn't to go out with the little boy remaining alone.
Küçük çocukların hayatları korku dolu.The lives of little children are full of fears.
Küçük kızlar bebeklerle oynamaktan hoşlanırlar.Little girls like playing with dolls.
Burada küçük bir gölet vardır.There is a small pond here.
Küçük bir köy büyük bir şehre dönüştü.A small village grew into a large city.
Küçük çocuk ormanda kayboldu.The little boy was lost in the forest.
Seyahat ederken küçük bir araç kiti çok kullanışlı olabilir.A small toolkit can be very handy when you are traveling.
Kulübenin çatısı karın ağırlığı altında gıcırdadı.The roof of the hut groaned under the weight of the snow.
Kulübeyi temizleyin ve ihtiyacınız olmayan şeyleri atın.Clean out the shed and throw away things you don't need.
Onun küçük bir emeklilik maaşıyla yaşaması zordu.It was hard for him to live on his small pension.
Küçük işletmeler genellikle büyük bir şirket tarafından sömürülürler.Small business are often absorbed by a major company.
Küçük araba artışı sona eriyor.The small car boom is ending.
Küçük arabalar, düşük yakıt tüketimi nedeniyle çok ekonomiktir.Small cars are very economical because of their low fuel consumption.
Küçük bir araba kiralamak istiyorum.I'd like to rent a compact car.
Benim küçük parmağım şişti.My little finger is swollen.
Küçük şey küçük akılları memnun eder.Little thing please little minds.
Küçük şeyler küçük zihinleri eğlendirir.Small things amuse small minds.
Kurgu peri masalları ve mitler kadar eski.Fiction is as old as fairy tales and myths.
Üzgünüm, daha küçük bozuk param yok.I'm sorry, I don't have smaller change.
Parkta kuşlar burada şurada ötüyorlar.Birds are singing here and there in the park.
Kuşlar ağaçlarda neşeyle ötüyorlar.Little birds are singing merrily in the trees.
Kuşlar ağaçlarda ötüyorlar.Birds are singing in the trees.
Kuşlar ormanda şarkı söylüyorlardı.The birds were singing in the forest.
Kuşlar ormanda ötüyorlardı.The birds were singing in the forest.
Kuşlar ötüyorlardı ormanda.The birds were singing in the forest.
Kuşlar ağaçta şarkı söylüyorlardı.Birds were singing up in the tree.
Kuşlar neşeyle cıvıldıyor.The birds are singing merrily.
Kuşları korumalıyız.We must preserve birds.
Her yöne kaçışan bazı küçük hayvanlar gördük.I saw some small animals running away in all directions.
Küçük bir planlama ile, sanırım şirketimizi zirveye götürebiliriz.With a little planning, I think we can take our company to the top.
Küçük bir yansıma sizin hatalı olduğunuzu gösterecektir.A little reflection will show you that you are wrong.
Küçük bir gelirle yaşamak zordur.Living on a small income is hard.
Küçük kız, Noel oyununda bir meleği oynadı.The little girl played an angel in the Christmas play.
Küçük kız ağlamaya devam etti.The little girl just kept crying.
Kız şevkâtle bebeğini kucakladı.The girl squeezed her doll affectionately.
Kız kuşu serbest bıraktı.The girl let the bird loose.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod