Sınavı geçtiğiniz için sizi kutlarım.I congratulate you on passing the examination.
Deneme kabini şimdi kullanılıyor.The fitting room is being used now.
Soyunma odası şimdi kullanılıyor.The fitting room is being used now.
Elbise deneme odası şimdi kullanılıyor.The fitting room is being used now.
Kedimizin kürkü parlaklığını kaybetti.Our cat's fur has lost its luster.
Gerçek kurgudan daha yabancıdır.Fact is stranger than fiction.
Zaman geçtikçe oyunu daha güvenli hale getirmek için kurallar eklendi.As time went on, rules were added to the game to make it safer.
Eğer fırsatınız olursa, posta kutunuzu kontrol edin.If you have a chance, please check your mailbox.
Zamanınızı iyi kullanın.Make good use of your time.
Vaktini iyi kullan.Make good use of your time.
Zamanını iyi kullan.Make good use of your time.
Zamanımızı akıllıca kullanalım.Let's make use of our time wisely.
Zamandan tasarruf etmek için bir bilgisayar kullandım.I used a computer in order to save time.
Saatler her gün kurulurdu.Clocks used to be wound every day.
Gittikçe daha fazla doktor yeni ilaçlar kullanmaya başladı.More and more physicians have begun to use the new medicines.
Pusula ibreleri kuzeyi gösterir.Compass needles point to the north.
Kulaklarınızdaki kulak kirini çıkarmak için ne kullanırsınız?What do you use to pick wax out of your ears?
Bir kulak enfeksiyonum var.I have an ear infection.
Kulağım ağrıyor.I have an earache.
Sık sık kulak enfeksiyonu geçiriyorum.I often have ear infections.
Kulaklarım çınlıyor.I have a ringing in my ears.
Kendisinin araba kullanmasının, bana kullandırmaktan daha güvenli olduğunu düşünüyor.He thinks it's safer to drive himself than to let me drive.
Kendi adıma bir kuruşum bile yok.I haven't a cent to my name.
Yeteneğini göstermek için bu az bulunur fırsatı en iyi şekilde kullanmalısın.You should make the most of this rare opportunity to demonstrate your talent.
O kulübünü ziyaret ettiğinde eski bir arkadaşına rastladı.He came upon an old friend when he visited his club.
Kendi hayatını kur.You make your own life.
Bu arabayı kullanabilirsin.You are free to use this car.
Bu arabayı kullanmakta özgürsün.You are free to use this car.
Kelimelerin anlamlarını bulmak için sözlük kullanırız.We use a dictionary to look up the meaning of words.
Sözlükler bilmediğiniz sözcükleri aramak için kullanılır.Dictionaries are used to look up the words you don't know.
Sözlüğünü kullanabilir miyim?May I use your dictionary?
Gerçeği söylemek gerekirse, o benim kuzenim.To tell the truth, she is my cousin.
Arabası bir gölün içine doğru yol alırken kıl payı kurtuldu.She had a narrow escape when her car skidded off the road into a lake.
Araba kullanmayı öğrenmek biraz vaktimi aldı.It took me some time to learn how to drive a car.
Trafik gürültüsü kulak için çok sert.Traffic noise is very harsh to the ear.
Bir araba sahip olmak için kullanışlı bir şey.A car is a handy thing to own.
Araba kullanmak gerçekten çok basit.Driving a car is really very simple.
Garajı bir atölye olarak kullanmak için uyarladım.I adapted the garage for use as a workshop.
Yılan bir kurbağayı yuttu.The snake swallowed a frog.
Daha genç kuşak şeylere farklı şekilde bakar.The younger generation looks at things differently.
Delikanlı Tom'un üzerine abandı ve kulağına bağırdı.The lad leaned over and shouted into Tom's ear.
Küpeşteyi tutun.Hold the handrail.
Bir mektubu kurşun kalem ile yazmamalısın.You must not write a letter with a pencil.
Başbakan kabineyi kuramadı.The Prime Minister was unable to form a Cabinet.
Çevrede duran insanlar eğlendi ve cesur küçük köpeğe güldüler.The people standing around were amused and laughed at the brave little dog.
Sonbaharda birçok kuş güneye göç eder.In the fall, many birds head for the south.
Sonbaharın eli kulağında.Autumn is just around the corner.
Bu hafta sonu küçük bir gezi yapmak istiyorum.I'd like to take a small trip this weekend.
Çirkin ördek yavrusu zarif bir kuğu oldu.An ugly duckling became a graceful swan.
Kurşun, onun göğsüne girdi, onu kritik durumda bıraktı.The bullet penetrated his chest, leaving him in critical condition.
Amcam hastalığından tamamıyla kurtuldu.My uncle has completely recovered from his illness.
Biz kalacak bir yer bulamazsak dışarıda kamp kurmak zorunda kalacağız.We'll have to camp out if we can't find a place to stay.
Gitmeden önce tuvaleti kullanmak istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to use the toilet before you go?
Yeni başlayanlar için bir kursunuz var mı?Do you have a course for beginners?
Sıcak, kuru alanlar daha sıcak ve daha kuru olacak.Hot, dry areas will become hotter and drier.
Kütüphaneye bitişik bir bekleme odası var.There is an anteroom adjoining the library.
Kızlara göz kulak olun.Keep an eye on the girls.
Bir küçük kız parmaklarını kapıda sıkıştırdı.A little girl caught her fingers in the door.
Kız, bebeğini kucakladı.The girl hugged her doll.
Kız saçına sarı kurdeleler takmıştı.The girl wore yellow ribbons in her hair.