Ana içeriğe geç
Sözlük

ku ile cümle

ku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Daktiloyu kullanmadan önce isteyebilirsin.You might ask before you use my typewriter.
Benim kutum seninkinin iki katı kadar ağırdır.My box is twice as heavy as yours.
Benim piyano derslerinin fiyatı piyano kullanımını içermektedir.The price of my piano lessons includes the use of the piano.
İstediğin zaman dolma kalemimi kullanabilirsin.You may use my pen at any time.
Benim kalemimi kullanma.Don't use my pen.
Sen benim kalemimi kullanabilirsin.You may use my pen.
Benim konumumdan kuleyi göremiyorum.From my position, I cannot see the tower.
Sadece küçük bir bahçem var.I have only a small garden.
Evimin arkasında küçük bir gölet var.There is a small pond in back of my house.
Evim kentin kuzeyinde.My house is north of the city.
Evimin küçük bir avlusu var.My house has a small yard.
Evim Tokyo kulesine yakındır.My house is near Tokyo Tower.
Benim ev onunkinin yanında küçük görünüyor.My house seems small beside his.
Benim kuralım her zaman gündüz günün işini yapmaktı.My rule always was to do the business of the day in the day.
Eğer doğru olarak hatırlıyorsam, onlar kuzenler.They are cousins, if I remember rightly.
Erkek kardeşim bu bisikleti kullanır.My brother uses this bike.
Erkek kardeşim küçük bir köyde yaşıyor.My brother lives in a small village.
Benim köpek kuyruğunu sallıyor.My dog is wagging his tail.
Köpeğimin uzun bir kuyruğu var.My dog has a long tail.
Söylemek zorunda olduğum şeye kulak ver.Hear what I have to say.
Mutfak bıçağını kullanırken, karım parmağını kesti.When using the kitchen knife, my wife cut her finger.
Kullanmadığım herhangi bir kalemi kullanabilirsin.You can use whichever pen I'm not using.
Sen benim arabamı kullanabilirsin.You may use my car.
Benim sesimle, köpeğim kulaklarını dikti.At the sound of my voice, my dog pricked up his ears.
Büyükbabam kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkmayı bir kural haline getirdi.My grandfather made it a rule to take a walk before breakfast.
Tavsiyeme kulak ver!Take my advice!
Tasarruflarım o kadar küçük ki onlar çok fazla dayanmayacak.My savings are so small that they won't last much longer.
Küçük erkek kardeşim kazada yaralandı.My little brother was injured in the accident.
Babam, çok eski bir araba kullanıyor.My father drives a very old car.
Hem babam hem de erkek kardeşim kumara düşkünler.Both my father and my brother are fond of gambling.
Hem babam hem de erkek kardeşim kumarı çok severler.Both my father and my brother are fond of gambling.
Benim odam çok küçük.My room is very small.
Odam çok küçük.My room is very small.
Benim küçük kardeşim geçen geceden beri diş ağrısından kıvranıyordu.My little sister has been suffering from a toothache since last night.
Kız kardeşim geçen yıl basketbol kulübüne üyeydi.My sister belonged to the basketball club last year.
Arkadaşım kendi hayatı pahasına kızı kurtardı.My friend saved the girl at the risk of his own life.
Durduğum yerden kuleyi görebiliyorum.I can see the tower from where I stand.
1980'de kulübün bir üyesi oldum.I became a member of the club in 1980.
Bu pusulayı nasıl kullanacağımı bilmiyorum.I don't know how to use this compass.
Küçük kızı elinden tuttum.I took the little girl by the hand.
Bu köpek kulübesini kendim yaptım.I made this kennel by myself.
Caddeyi tek başına geçen küçük bir erkek çocuğu gördüm.I saw a young boy crossing the street by himself.
Nara adlı küçük bir kasabada doğdum.I was born in a small town called Nara.
Her sabah yürümeyi kural haline getirdim.I make it a rule to take a walk every morning.
Ben korkunç sesleri engellemek için parmaklarımı kulaklarıma koydum.I put my fingers in my ears to block out the terrible sounds.
On yıl önce kulübün bir üyesi oldum.I became a member of the club ten years ago.
Birini ben aldım, diğer elmaları ise küçük kız kardeşime verdim.I took one, and gave the other apples to my little sister.
Bir ağacın üzerinde uçan bir kuş gördüm.I saw a bird flying over a tree.
Üç yıl önce golf kulübüne katıldım.I joined the golf club three years ago.
Saat altıda kalkmayı bir kural olarak yaparım.I make it a rule to get up at six.
Altı buçukta kütüphaneden ayrılacağım.I'm going to leave the library at six-thirty.
Midwest'teki küçük bir kasabadan geliyorum.I come from a small town in the Midwest.
Onun gibi erkekler hakkında her zaman kuşkuluyum.I'm always suspicious of men like him.
Kural olarak, geç kalkarım, ama bu sabah farklıydı.As a rule, I get up late, but this morning was different.
Çalışmak için o kütüphaneye giderdim.I used to go to that library to study.
Kuzenimden 1,000 yen ödünç aldım.I borrowed 1,000 yen from my cousin.
Kuzenimi karşılamak için havaalanına gitmeliyim.I have to go to the airport to meet my cousin.
Ben birçok tipte kumaş satın aldım.I bought many types of cloth.
O, küplere bindi ve bir fincan fırlattı.He lost his temper and threw a cup.
Ben küçük bir tartışmaya karıştım.I was involved in a petty argument.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod