Bir teniz kulübü organize etmeyi düşünüyoruz.We hope to organize a tennis club.
Biz bıçak ve çatal yerine yemek çubuklarını kullanırız.We use chopsticks in place of knives and forks.
Onu ikna etmek için her yolu kullanmalıyız.We have to use every means to persuade him.
Onun doğum gününü bir partiyle kutladık.We celebrated his birthday with a party.
Tereyağı yapmak için yeni bir işlem kullanıyoruz.We are using a new process to make butter.
Birbirimize sık sık küçük hediyeler verirdik.We would often give each other little presents.
Sadece en iyi marka şarap kullanırız.We use only the best brand of wine.
Karanlıktan önce çadırlarımızı kurduk.We set up our tents before dark.
Biz kuyrukta ayakta bekletildik.We were made to stand in line.
Genellikle basit mesajları iletmek için el hareketlerini kullanırız.We often use gestures to convey simple messages.
Biz kurallara riayet etmeliyiz.We should obey the rules.
İletişim kurmak için sözcükler kullanırız.We use words to communicate.
Biz bir tilki yakalamak için bir tuzak kurduk.We set a trap to catch a fox.
Biz kulaklarımızla duyarız.We hear with our ears.
Genelde duygularımızı söz kullanmaksızın ifade ederiz.We often express our emotions nonverbally.
Fotoğrafçıyı ilk önce çocuğu kurtarmadığı için eleştirdik.We criticized the photographer for not rescuing the child first.
Küçük bir tekne ile nehirden aşağıya doğru gittik.We went down the river in a small boat.
Küçük evimizi en iyi şekilde değerlendirmek zorunda kaldık.We had to make the best of our small house.
Küçük bir odada kaldık.We were made to stay in a small room.
Güçlü akıntıya karşı kürek çekemedik.We couldn't row against the strong current.
Biz her gün çok su kullanırız.We use a lot of water every day.
Biz güneş ve rüzgar gibi enerji kaynakları kullanacağız.We'll use energy sources such as the sun and wind.
Biz büyük bir kütüphanenin yakınında yaşıyoruz.We live near a big library.
Osaka Kulesi'nin tepesine vardık.We got to the top of Osaka Tower.
Küresel ısınmayla mücadelede daha aktif bir rol oynamalıyız.We should play a more active role in combating global warming.
Kasabanın kenarında küçük bir otelde kaldık.We put up at a small hotel just on the edge of the town.
Avluda zavallı küçük bir kedi bulduk.We found a poor little cat in the yard.
Bir kurbağayı, iç organlarını incelemek için kesip parçalara ayırdık.We dissected a frog to examine its internal organs.
Biz yaşlandıkça, daha az hayal kurarız.The older we grow, the less we dream.
Onun 70. doğum gününü kutlamada bir parti verdik.We gave a party in celebration of his 70th birthday.
Onu kurtarmaya gittik.We went to his rescue.
Onun yeteneklerini küçümsemiş olabiliriz.We might have underestimated his ability.
Kurbanlara yiyecek ve elbise sağlamalıyız.We must provide the victims with food and clothes.
Şiddete başvurma yerine aklımızı kullanmalıyız.We should appeal to reason instead of resorting to violence.
Hokkaido'da küçük bir kasabaya vardık.We arrived at a small town in Hokkaido.
Biz her gün telefonla birbirimizle iletişim kurarız.We communicate with each other by telephone every day.
Akıntıya karşı kürek çekiyorduk.We were rowing against the current.
Yeni yılı bir partiyle kutladık.We celebrated the New Year with a party.
Bana o kadar çok soru sorma. Kafanı kullan.Don't ask me so many questions. Use your head.
Üç kuzenim var.I have three cousins.
Bir sürü param ve onu kullanacak yeterli zamanım var.I have a lot of money and enough time to use it.
Yazmak için kurşun kalemim yok.I have no pencil to write with.
Kullanılmış bir araba almayı göze alamam.I can not afford to buy a used car.
Yeni bir tane şöyle dursun, kullanılmış bir arabayı almaya gücüm yetmez.I can't afford to buy a used car, much less a new one.
Onunla iletişim kuramam.I can't get touch in with him.
Avukat olan bir kuzenim var.I have a cousin who is a lawyer.
Anne tarafında üç kuzenim var.I have three cousins on my mother's side.
Lütfen bana kuralı açıklayın.Please explain the rule to me.
Bana bir kağıt turna kuşu yapar mısın?Will you make me a paper crane?
Keşke sihir kullanabilsem.I wish I could use magic.
Benimle Yasesu Hotel'de bağlantı kurabilirsin.You can get hold of me at the Yasesu Hotel.
Senin kuzenimle tanışmanı istiyorum.I want you to meet my cousin.
Kuzenlerimden biri bir romancıyla evli.One of my cousins is married to a novelist.
Avukat kuzenim şu anda Fransa'da.My cousin, who is a lawyer, is in France at present.
Kuzenim sözünü kıracak son kişidir.My cousin is the last person to break his promise.
Kuzenim hokus pokusta iyidir.My cousin is good at doing magic tricks.
Ailem küçük.My family is small.
Benim kot yıkamada küçüldü.My jeans shrank in the wash.
Gömleğim henüz kuru değil.My shirt isn't dry yet.
Lütfen bavuluma göz kulak olun.Please keep an eye on my suitcase.