Ana içeriğe geç
Sözlük

ku ile cümle

ku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kendi yararı için insanları kullanmayı bırakması için Keiko'ya baskı yaptım.I urged Keiko to stop using people for her own convenience.
Bu bisikleti kullanmalıyım.I must use this bike.
Kendimi bu kötü alışkanlıktan kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to rid myself of this bad habit.
Bunun üç katı kadar büyük bir kutu istiyorum.I want a box three times as large as this.
Asla bu tür bir kuş görmedim.I've never seen this sort of bird.
Ben bu küçük kasabada büyüdüm.I grew up in this small town.
Bu telefonu kullanmam yasak.I am forbidden to use this telephone.
Bu kutuda bir sürü madeni param var.I have many coins in this box.
Bu kutuyu kaldıramıyorum.I cannot lift this box.
Bu kutuyu kaldıramam.I cannot lift this box.
Odayı kız kardeşimle birlikte kullanıyorum.I use the room with my sister.
Bu kitabı bugün kütüphaneye iade etmem lâzım.I have to return this book to the library today.
Kitabı bugün kütüphaneye iade etmek zorundayım.I have to return this book to the library today.
Bu kitapları kütüphaneye geri götürmek zorundayım.I have to take these books back to the library.
Bir golf kulübüne katılacağım.I will join a golf club.
Bu kutuları kendim yaptım.I made these boxes myself.
Kontakt lens kullanıyorum.I wear contact lenses.
Teneke kutuyu açacak bir şeyim yok.I have nothing to open the can with.
O kulübe katılıp katılmayacağıma karar veremiyorum.I can't decide whether to join that club.
Ben kulübe üye değilim.I don't belong to the club.
Kulübe girmek istiyorum.I want to enter the club.
O kulübün başkanıyla tanışığım.I am acquainted with the chairman of that club.
Onun hakkındaki şüphemden kurtulamadım.I couldn't get rid of my doubt about it.
Bilgisayarı kullanıyorum.I use the computer.
Ben tenis kulübündeyim.I'm in the tennis club.
Ben haberi duyduğumda neredeyse kulaklarıma inanamadım.I could hardly believe my ears when I heard the news.
Ben, makineyi kullanmayı zor buldum.I found it difficult to use the machine.
Ben bu küçük odayla ilgili en iyisini yapmak zorundayım.I have to make the best of that small room.
Ben onu nasıl kullanacağımı bilmiyorum.I do not know how to use it.
Kuşa bir taş attım.I threw a stone at the bird.
Ben kutuyu kaldırmayı imkansız buldum.I found it impossible to lift the box.
Daha önce böyle küfürlü bir mektup almadım.I had never received such an abusive letter before.
Bunun bir ders kitabı olarak kullanılmasını kastettim.I meant it to be used as a textbook.
Ben onu kullanırım.I use it.
Ben onu küçük bir çocuğa verdim.I gave it to the little boy.
Birçok kuşun gece göremediklerini bilmiyordum.I didn't know that most birds can't see at night.
Koşan küçük bir çocuk gördüm.I saw a little boy running.
O bir kutu çikolata yedi.He ate a box of chocolates.
Mümkün olan en kısa sürede sizinle temas kuracağım.I'll get in touch with you as soon as possible.
Tenis kulübünün bir üyesiyim.I am a member of the tennis club.
Bir tenis kulübüne katılmaya karar verdim.I made up my mind to join a tennis club.
Alman kültürü çalışmaya ilgi duyuyorum.I am interested in studying German culture.
Öksürüğümden kurtulamıyorum.I cannot get rid of my cough.
Onu ara sıra kütüphanede görürümI see him in the library now and then.
Sanırım hangi yüzme kulübüne katılacağım farketmez.I guess it doesn't make any difference which swimming club I join.
Ben herhangi bir kulübe ait değilim.I don't belong to any club.
Çekicimi alet kutusunda tutarım.I keep my hammer in the toolbox.
Bir video kaset kayıt cihazını nasıl kullanacağımı bilmiyorum.I don't know how to use a VCR.
Bob'ın benim doğum günü partime gelip gelmeyeceğinden kuşkuluyum.I doubt if Bob will come to my birthday party.
Onunla henüz bağlantı kuramıyorum.I can't get in touch with him yet.
Kısa sürede Terry Tate etiketli bir kutuya rastladım.I soon came across a box labeled Terry Tate.
Bir kamyon tarafından ezilmekten kıl payı kurtuldum.I narrowly escaped being run over by a truck.
Kuzenimi planımı kabul etmeye ikna etmeyi başardım.I managed to persuade my cousin into accepting my plan.
Ben yelken kulübüne üyeyim.I belong to the sailing club.
Ragbi futbol kulübüne üyeyim.I belong to the rugby football club.
Küçük bir aylıkla geçinebilirim.I manage to get along on a small salary.
Çok küçük gelirimle yaşamak zorundayım.I have to live on my very small income.
Haftada iki ya da üç kez kütüphaneye giderim.I go to the library two or three times a week.
Kushiro'da hiç bulunmadım.I have never been to Kushiro.
Bütün gün İngilizce kullanmak zorundayım.I have to use English all day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod