Ana içeriğe geç
Sözlük

ku ile cümle

ku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Biz kurallara uymalıyız.We must observe the rules.
Onu kurallar uyarınca cezalandırdık.We punished him according to the rules.
Kurallara uymalısınız.You must follow the regulations.
Kurallara aykırı davranmayın.Don't go against the rules.
Kurallar hepimizin hazır olmasını gerektiriyor.The rules require us all to be present.
Koşuşturmadan kurtulmak istiyorum.I want to get away from the rat race.
O sadece sizin kuruntunuz.It's just your imagination.
Çevik kuvvet polisleri olay yerine geldi.The riot police arrived on the scene.
Makineler çok elektrik kullanır.Machinery uses a lot of electricity.
Kulağa garip geliyor olabilir ama söylediği doğru.It may sound strange, but what she said is true.
Kulağa garip gelebilir ama bu doğru.It may sound strange, but it is true.
Temel kuralları öğrenir öğrenmez o oyun kolaydır.That game is easy, once you learn the basic rules.
Bir krizde öğretmenin ile temas kurmalısın.In a crisis, you must get in touch with your teacher.
Çarpılmaktan zar zor kurtuldum.I barely missed being struck.
Zor kurtuldum.I had a narrow escape.
Küçük kız gölde boğulmaktan neredeyse kıl payı kurtuldu.It was a close call when the little girl almost drowned in the lake.
Küçük bir dere kayaların arasından akıyor.A small stream ran down among the rocks.
Kütükler parlak şekilde alev alev yandı.The logs flamed brightly.
O bir saç tarafından kurtarıldı.He was saved by a hair.
Kıl payı kurtuldu.That was a close call.
Bir karyolayı nasıl kuracağımı bana gösterir misin?Will you show me how to set up a cot?
Müdür ona bir kupa verdi.The manager bestowed a trophy on him.
Şükran Günün kutlu olsun!Have a nice Thanksgiving!
Kurutulmuş balık benim damak tadıma uygun değil.Dried fish is not to my taste.
Kuru mevsim yakında başlayacak.The dry season will set in soon.
Kuru kum su emer.Dry sand absorbs water.
Bana kuru bir havlu getirin.Bring me a dry towel.
Kuyruğa kaynak yapma.Don't cut in line.
Her öğrencinin kütüphaneye erişimi vardır.Every student has access to the library.
Öğrencilerin kütüphaneye erişimleri var.Students have access to the library.
Öğrenciler kütüphanedeki kitaplardan yararlanmalıdırlar.Students should make use of the books in the library.
Öğrenciler boş zamanlarını iyi şekilde kullanmalılar.Students should make the most of their free time.
Öğrenciler bu İngilizce kurslarından birini alacak.Students will take one of these English courses.
Okul idaremiz o okul kuralını ortadan kaldırmaya karar verdi.Our school administration decided to do away with that school rule.
O, okul dışında, evi olmayan, karton kutularda yaşayan insanları gördü.Outside the school, she saw people with no homes living in cardboard boxes.
Okulumuz yanıp kül oldu.Our school was reduced to ashes.
Yüzüncü yıldönümü gününü kutladık.We celebrated the centenary anniversary day.
Okul kurallarına uymalısınız.You must follow school rules.
Okul kurallarını izlemelisiniz.You must follow school rules.
Okul kurallarına uymalısın.You must follow school rules.
Bilgili insanlar cahil insanları küçümseme eğilimindedir.The learned are apt to despise the ignorant.
Bir küp şeker, lütfen.One lump of sugar, please.
Kahveme bir küp şeker koyun lütfen.Please put a lump of sugar in my coffee.
Bu kentin kuzey kesiminde daha fazla insan yaşar.More people live in the northern part of the city.
Kural olarak o erken kalkar.As a rule, she is an early riser.
Bir kural olarak, ikizlerin ortak çok şeyi var.As a rule, twins have a lot in common.
Kural olarak, Japon halkı yabancı dillerde iyi değil.As a rule, Japanese people are not good at foreign languages.
Bir yabancı dil öğrenirken sözlükleri iyi kullanmalıyız.We should make good use of dictionaries when studying a foreign language.
Yabancı kültürler hakkında öğrenmek eğlencelidir.It's fun to learn about foreign cultures.
Çoğumuz yabancı bir ülkede kültür şoku yaşarız.In a foreign country most of us go through culture shock.
Yerleşimciler Hıristiyan dinini kucakladı.The settlers embraced the Christian religion.
Kutuyu boş buldum.I found the box empty.
En küçük bir fikrim yok.I don't have the slightest idea.
Gençler, kütüphanede sessiz olun.Be silent in the library, boys.
Baylar bayanlar, görüşüme kulak vermenizi istiyorum.Ladies and gentlemen, I would like you to listen to my opinion.
Kültablanı kırdım.I broke your ashtray.
Bir kül tablasına ihtiyacım var.I need an ashtray.
Yurt dışında eğitim görerek, öğrenciler diğer görgü ve gelenekler ile temas kurabilirler.By studying overseas, students can come into contact with other manners and customs.
Birçok üye aidatlar yükseldiğinde kulüpten ayrıldı.Many members dropped out of the club when the dues were raised.
Şirketine döndüğünde benimle temas kurmayı unutma.When you return to your company, don't forget to keep in touch with me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod