Ben senin kurşun kalemini kullanabilir miyim?Can I use your pencil?
Ben kalemini kullanabilir miyim?Can I use your pencil?
Kurşun kalemlerin açılmalı.Your pencils need sharpening.
Yaptığın kurallara aykırıdır.What you did is against the rules.
Ben senin kalemini kullanabilir miyim?Can I use your pen?
Tişörtünü kurutacağım.I will dry your T-shirt.
Tişörtün birazdan kurur.Your T-shirt will dry soon.
Kurallara uymak zorundasın.You must conform to the rules.
Bana verdiğin bilgi az kullanılır.The information you gave me is of little use.
Onda kusur bulduğun için zalimsin.It is cruel of you to find fault with her.
Ne demek istediğine dair en küçük bir fikrim yok.I haven't the faintest idea what you mean.
Eğer o köprüden düşseydin seni kurtarmak neredeyse imkansız olurdu.If you were to fall from that bridge, it would be almost impossible to rescue you.
Benim çoraplar zaten kuru mu?Are my socks dry already?
Ayakkabıların çok küçük olduğu için ayakların şişmiş.Your feet are swollen because your shoes are too small.
Bütün gün boşa kürek salladı.He built castles in the air all day.
Havada uçan bir kuş sürüsü gördüm.I saw a flock of birds flying aloft.
Havalanından şehir merkezine hangi demir yolu hattını kullanacağımı bana söyle lütfen.Please tell me which railway line to use from the airport to downtown.
Havadaki küçük parçacıklar kansere neden olabilir.Tiny particles in the air can cause cancer.
Havada uçan bir kuşu vurmak zordur.It is difficult to shoot a bird flying in the air.
Kuşlar gökyüzünde şarkı söylüyorlardı.Birds were singing in the sky.
Evler ve arabalar gökyüzünden küçücük görünüyorlardı.The houses and cars looked tiny from the sky.
Dokuzdan sonra televizyon izlememeyi kural edindim.I make it a rule not to watch television after nine o'clock.
Hiç ucu ucuna kurtuldun mu?Have you ever had a narrow escape?
Zenginler insanları küçük görmeye eğilimlidir.The rich are apt to look down on people.
Meteliğe kurşun atıyorum.I'm broke.
Bir tane külçe altın çalmıştık.We had a bar of gold stolen.
Çok geçmeden, T.V. telefonla birbirimizle iletişim kurabileceğiz.Before long, we'll be able to communicate with each other by T.V. telephone.
Bu kural acil durumlarda geçerli değildir.This rule doesn't apply to emergencies.
Acil bir durumda, temsilcim ile temas kurun.In case of an emergency, get in touch with my agent.
Acil bir durumda, hemen temsilcimle temas kurun.In case of an emergency, get in touch with my agent right away.
Sigarayı bırakmak için hangi yöntemi kullandın?What method did you use to give up smoking?
İçimden kusmak geliyor.I feel like vomiting.
Ben kusacakmış gibi hissediyorum.I feel like vomiting.
Küçük odamı en iyi şekilde değerlendirdim.I made the best of my small room.
Kuvvetli rüzgar farklı yerlerde elektrik tellerini kesti.The strong wind cut the electric wires in several places.
Kuvvetli bir rüzgar vardı.There was a strong wind.
Bütün gün boyunca kuvvetli bir rüzgar esti.A strong wind blew all day long.
Dernek 1990 yılında kurulmuştu..The society was founded in 1990.
Bir balık kuyruğunu hareket ettirerek yüzmektedir.A fish swims by moving its tail.
Dev gibi bir kuş ona doğru uçarak geldi.A gigantic bird came flying toward him.
Geçen sene kurulan lunapark sağolsun şehir popüler oldu.Thanks to the amusement park built last year, the city has become popular.
Geçen yaz ziyaret ettiğim köy, Nagano bölgesi'ndeki küçük bir köydü.The village which I visited last summer was a small one in Nagano Prefecture.
Dana ve kuzu eti arasında herhangi bir tercihin var mı?Have you got any preference between beef and lamb?
İnekler Hindular için kutsaldır.Cows are sacred to Hindus.
Kurtarma ekipleri depremin kurbanlarına malzeme dağıtacak.The rescue workers are going to hand out supplies to the victims of the earthquake.
Bir kurtarma ekibi gelene kadar dayanmaya çalışın.Try to hold on until a rescue team arrives.
Kurtarılıncaya kadar bir şey yemedi.She did not eat anything until she was rescued.
Sarayın uzun bir kulesi var.The palace has a tall tower.
Kurutma kağıdı mürekkebi emer.Blotting paper absorbs ink.
Ben, Kumiko'yu görmek için can atıyorum.I'm dying to see Kumiko.
Kumi kulübü hakkında konuşmadı.Kumi did not talk about her club.
Tepenin üzerinde duran şu kuleye bak.Look at that tower standing on the hill.
Yoshio kutuyu kaldırmama yardım etti.Yoshio helped me lift the box up.
Kişisel bir bilgisayarı nasıl kullanacağınızı biliyor musunuz?Do you know how to use a personal computer?
Köpeğinizin bağırsak kurtları var. Ona vitamin verin.Your dog has worms. Give him vitamins.
Anıt parkta kuruldu.The monument was set up in the park.
Kuralları ihlal edenler cezalandırılacak.Those who violate the rules will be punished.
Tüm kurallar şirket politikası ile uyumlu olmalı.All of the rules must be in line with company policy.
Tüm kurallar firma politikası doğrultusunda olmalı.All of the rules must be in line with company policy.
Tüm kurallar şirket politikasıyla uyumlu olmalı.All of the rules must be in line with company policy.