Kullanmadan önce şişeyi salla.Shake the bottle before using.
Kullanmadan önce ilaç şişesini çalkala!Shake the medicine bottle before use.
Rahip yeni yapılan kiliseyi kutsadı.The priest blessed the newly built church.
Kütüphaneci kitapları konularına göre sınıflandırdı.The librarian classified the books according to subject.
Çocuk kutuda saklanıyordu.The child was hiding in the box.
Kedi yavrusunun kuyruğunu çekmek Mary'nin yaramazlığıydı.It was naughty of Mary to pull the kitten's tail.
Çocuk, annesinin kucağında uyudu.The child slept on its mother's lap.
Çocuk annesinin kucağında uyuyordu.The child was sleeping on its mothers lap.
Çocuklar sahilde kumdan kaleler inşa ediyorlar.The children are building sand castles on the beach.
Eğer çocuklara göz kulak olursan, temizlenecek takım elbiseni alacağım.If you'll keep an eye on the kids, I'll take your suit to be cleaned.
Ben küçük bir çocukken okuldan sonra beyzbol oynardım.When I was a little child, I used to play baseball after school.
Çocuğu boğulmaktan kurtarmak için onun cesareti övgü üstü.His bravery to save the child from drowning is above praise.
Ben onlara hikaye anlatıyorken çocuklar can kulağı ile dinliyorlardı.The children were all ears when I was telling them the story.
Küçük çocuklar onun için çok fazlaydı.The little children were too much for her.
Bir köpek yavrusu kuyruğunu sallayarak beni izledi.A puppy followed me wagging its tail.
Küçük köpek bir çukur kazdı ve yiyeceğini onun içine gömdü.The small dog dug a hole and buried his food in it.
Pazar için kuzular kesildi.The lambs were slaughtered for market.
Kuzu, kurt tarafından öldürüldü.The lamb was killed by the wolf.
Şehrin tüm vatandaşları şehir kütüphanesine erişebilir.All the citizens of the city have access to the city library.
Parmakları kullanmak terbiyesizlik mi?Is using fingers uncivilized?
Yüzüğü onun çaldığına dair Tom'un onayı hizmetçiyi şüpheli olmaktan kurtardı.Tom's acknowledgement that he stole the ring cleared the maid of suspicion.
Aldığım taksi çok eski ve küçüktü.The taxi I took was very old and small.
Şaşırdım, o, sözlüğü nasıl kullanacağını bilmiyordu.To my surprise, he didn't know how to use the dictionary.
Ben babama köpek kulübesini boyamada yardım ettim.I was helped by my father to paint the kennel.
Ben onu ziyaret ettiğimde kuzenim bir haftadır yatakta hastaydı.My cousin had been sick in bed for a week when I visited him.
Bugün ne olduğumu doktor Brown'a borçluyum, benim hayatımı kurtardı.I owe what I am today to Dr. Brown, who saved my life.
Ben yokken kuşlarıma bak lütfen.Please take care of my birds while I am away.
Keşke bir kuş olsaydım.I wish I had been a bird.
Firmamız farklı kültürel etkinlikleri destekler.Our company supports several cultural events.
Ben içeri girdiğimde, Kuniko çoktan yemişti.Kuniko had already eaten when I came in.
Kutuyu açar açmaz bir kurbağa dışarı zıpladı.No sooner had I opened the box than a frog jumped out.
Onu gördüğümde kütüphanede oturuyordu.He was sitting in the library when I saw him.
Bizim için sürpriz oldu, Betty kupayı kazandı.To our surprise, Betty won the trophy.
Biz yaklaşırken, aslan kükremeye başladı.The lion began to roar as we approached.
Görünüşe göre zorluğumuzdan kurtulmanın yolu yok.It seems that there is no way out of our difficulty.
Bize göre, okul en kısa sürede kurtulacak bir yerdi.To us, school was a place to get away from as soon as possible.
On üç tane kulübümüz var.We have thirteen clubs.
Bu kitaplar kültürümüzü tanımlamış ve şekillendirmiştir.These books have defined and shaped our culture.
Bizim sınıfımız küçük bir sınıf.Our class is a small one.
Kulübümüze katılması için onu ikna edebilir misin?Can you persuade him to join our club?
Kulübümüze katılmak isteyen herkes kabul edilecek.Whoever wants to join our club will be welcome.
Kulübümüz aylık toplantısını gelecek çarşamba günü düzenleyecek.Our club will hold its monthly meeting next Wednesday.
Kulübümüze hoş geldiniz.We welcome you to our club.
Evimizde kullanmadığımız iki oda var.We have two unused rooms in our house.
Okulumuzda bir boks kulübümüz var.We have a boxing club in our school.
Bizim güzel bir okul kütüphanemiz var.We have a nice school library.
Okul kütüphanemizin bir sürü kitabı var.Our school library has many books.
Okul kütüphanemiz küçük ama yeni.Our school library is small, but new.
Okulumuz Meiji'nin 20. yılında kuruldu.Our school was founded in the 20th year of Meiji.
Bizim ofis binanın kuzey tarafındadır.Our office is on the northern side of the building.
Kütüphanede bir sürü İngilizce kitabımız var.We have a lot of English books in the library.
Dünyamız gittikçe küçülüyor.Our world is getting smaller and smaller.
Şehrimizde bir kütüphane vardır.There is a library in our city.
Beyzbol kulübümüze katılır mısın?Will you join our baseball club?
Ozon tabakasını incelten kimyasalları kullanmayı hemen durdurmalıyız.We must stop using ozone-depleting chemicals immediately.
Patlamadan kıl payı kurtulduk.We had a narrow escape from the explosion.
Kuralları bilmemiz gerekiyor.We are supposed to know the rules.
Nedenini bulup ondan kurtulmalıyız.We must find out the cause and get rid of it.
Bu kuralı o davaya uygulayabiliriz.We can apply this rule to that case.
Duyuruya kulak vermeliydik.We should have paid attention to the announcement.