Onlar yakalamadan evvel onu kurtarabilir misin?Can you help her out before they get her?
Ötede küçük bir ada gördük.We saw a small island beyond.
Orada beyaz bir kule görebilirsin.You can see a white tower over there.
Oradaki polis kulübesinde sorun.Ask at the police box over there.
Neyse ki bir dalı tuttum ve düşmekten kurtuldum.Luckily, I got hold of a branch and was saved from falling.
Protestocular girişe barikat kurdular.The protesters barricaded the entrance.
Okul kuralları öğrencilerin okul üniformaları giymelerini gerektiriyor.The school rules require students to wear school uniforms.
Okul bahçesi çok küçüktü.The schoolyard was very small.
Paraların değeri kullanılan metalin ağırlığına bağlıydı.The value of the coins depended on the weight of the metal used.
Görgü kuralları insan yapar.Manners make the man.
Kayıp prensin hikayesi bir kurgu idi.The story of the lost prince was a fiction.
Lise sınıf arkadaşlarınla irtibat kurmaya devam ediyor musun?Do you keep in contact with your high school classmates?
Otobanda araba kullanırken ne kadar dikkatli olsan azdır.You can't be too careful driving on the expressway.
Amerika Birleşik Devletleri Kuzey Yarım kürededir.The United States is in the Northern Hemisphere.
Siyah kumaş ışık emer.Black cloth absorbs light.
Aşk kusurları görmez.Love sees no faults.
Artık onu bir mucizeden başka hiçbir şey kurtaramaz.Nothing but a miracle can save her now.
Şimdiki evimiz çok küçük, bu yüzden taşınmaya karar verdi.Our current house is too small, so we decided to move.
Hayatımda hiç böyle küçük düşürülmedim.I was never so humiliated in my life.
Bunu kullanma fırsatım hiç olmadı.I never have had occasion to use it.
Hiç bir kurt gördün mü?Have you ever seen a wolf?
Aşkından başka hiçbir şey onu kurtaramaz artık.Nothing but your love can save her now.
Şu an başka yeni kural eklemek gerek.It is now necessary to add another rule.
Bu sabah kuzenimi yolcu etmek için havaalanına gittim.This morning I went to the airport in order to see my cousin off.
Yeni sekreter eskine göre daha hızlı daktilo kullanıyor.The new secretary types faster than the old one.
Önümüzdeki seçimlerde oy kullanmayı planlamıyorum.I don't plan to vote at the upcoming election.
Bugün arabanı kullanabilir miyim?May I use your car today?
Dolar için bugünkü kur 140 yendir.Today's rate is 140 yen to the dollar.
Bugünkü döviz kuru nedir?What's today's exchange rate?
Bugün döviz kuru nedir?What is the exchange rate today?
Bugün yalnızca küçük bir izleyici kitlesi var.There is only a small audience today.
Bugün bizim yıldönümü kutlamamız bu yüzden bunu özel bir akşam yemeği yapalım.Today is our anniversary so let's make this a special dinner.
Bugün arabamı kullanabilirsin.You can use my car today.
Bu yıl Kültür Günü pazartesi gününe rastlıyor.Culture Day falls on Monday this year.
Bugün'kü akşam yemeği balık.Today's dinner is fish.
Bu akşamüstü küçük bir parti veriyoruz.We are giving a small party this evening.
Benim sol kulağımda bir akıntı var.I have a discharge from my left ear.
Benim sol kulağımda yabancı bir cisim var.I have a foreign object in my left ear.
Sol bacağından küçük bir operasyon geçirdi.He had a little operation on his left leg.
Ben sana altını kumdan nasıl ayıracağımı göstereceğim.I'll show you how to separate gold from sand.
Ne kadar şeker kullanırsın?How much sugar do you use?
Bu günlerde az sayıda öğrenci kurşun kalem kullanıyor.Few students use pencils these days.
Modern gemilerin yalnızca küçük bir mürettebata ihtiyacı var.Modern ships only need a small crew.
Bu günlerde küçük ailelere doğru bir yönelim var.There's a trend these days towards small families.
Son zamanlarda onunla temas kurdun mu?Have you been in contact with him recently?
Sadece en iyi malzemeleri kullanmak için büyük özen gösterilmiştir.Great care has been taken to use only the finest ingredients.
Hatoyama at yarışında kumar oynayarak ailesini desteklediğini söylüyor.Hatoyama says that he supports his family by gambling on horse racing.
Dün sabah birçok kuş gördüm.Yesterday morning I saw many birds.
Aylarca süren kuraklıktan sonra dün yağmur yağdı.It rained yesterday after it had been dry for many months.
Dün onuncu evlilik yıl dönümümüzü kutladık.We celebrated our tenth wedding anniversary yesterday.
Dün kuaföre gittim.Yesterday I went to the hairdresser's.
Dün gece biri evimin yanındaki küçük dükkana zorla girdi.Last night someone broke into the small shop near my house.
O dün gece sinir küpüydü.She was a bundle of nerves last night.
Somon nehre gider ve yumurtalarını kuma yumurtlar.Salmon go up the river and lay their eggs in the sand.
Biz yabani otlardan kurtulmak zorundayız.We have to get rid of weeds.
Şemsiyemi telefon kulübesinde unutmuşum.I have left my umbrella in the phone booth.
Dağ kulübesinde bir gece geçirdik.We spent a night at the mountain hut.
İstersen daktilomu kullanabilirsin.You may use my typewriter if you want to.
Eğer istersen arabamı kullanabilirsin.You can use my car, if you want to.
Kullanabileceğim fazla bir rafın var mı?Do you have an extra shelf I can use?