Ben kusurlu bir insanım fakat bunlar kolaylıkla düzeltilebilen kusurlar.I am a flawed person, but these are flaws that can easily be fixed.
Gücümü küçümseme.Don't underestimate my power.
Resmi yazıyı tamamen küçümsüyorum.I utterly despise formal writing!
"Ne oldu?" küçük beyaz tavşan sordu."What's the matter?" asked the little white rabbit.
Almanlar çok kurnaz.The Germans are very crafty.
Çok sinir bozucu... Ne zaman bilgisayarı kullansam başıma ağrılar giriyor.So annoying... Now I get a headache whenever I use the computer!
Benim ayakkabılarım çok küçük. Yenilerine ihtiyacım var.My shoes are too small. I need new ones.
Ayakkabılarım çok küçük. Yenilerine ihtiyacım var.My shoes are too small. I need new ones.
Kürtajı destekliyor musun yoksa karşı mı çıkıyorsun?Are you for or against abortions?
Yarın, ben kütüphanede çalışacağım.Tomorrow, I'm going to study at the library.
Küçük erkek kardeşim televizyon izliyor.My little brother is watching TV.
Benim küçük erkek kardeşim TV izliyor.My little brother is watching TV.
Orkestra akort etme sırasında kulak tırmalayan sesler yapar.The orchestra makes discordant noises when tuning up.
Spenser'in annesi onun yaptığı her küçük hatayı sık sık irdeler.Spenser's mother often scrutinizes him for every small mistake he makes.
Biz küçükken, her şey çok büyük görünüyordu.When we are small, everything seems so big.
Bir tavşanın uzun kulakları ve kısa bir kuyruğu var.A rabbit has long ears and a short tail.
Kullanıcı adı ve şifrenizin doğru yazıldığını kontrol edin.Check that your username and password are written correctly.
Lütfen kes, yıka ve kurut.Cut, wash and dry, please.
Biz aynı kumaştan kesilmişiz.We are cut from the same cloth.
Duvarların kulakları vardır.The walls have ears.
Ona kulak asma; boş konuşuyor.Don't listen to him, he's talking nonsense.
Üzgünüz, iletişim kurmaya çalıştığınız kişi mevcut değil.We are sorry, the person you are trying to contact is not available.
Kurtlar genellikle insanlara saldırmazlar.Wolves won't usually attack people.
Kurtlar genellikle insanlara saldırmaz.Wolves won't usually attack people.
Bir balık olmaktansa bir kuş olmayı yeğlerim.I'd rather be a bird than a fish.
Eğer küçük şeyleri halledersen, büyük şeyler kendiliğinden hallolur.If you take care of the small things, the big things will take care of themselves.
Sana küçük bir şey getirdim.I brought you a little something.
Onu küçümsüyorsun.You are selling him short.
Onun tavsiyesine kulak vermelisin.You must pay attention to his advice.
Onun kütüphanesinden yararlanabilirsin.You may make use of his library.
Ya büyük ya da küçük kutuyu alabilirsin.You may take either the big box or the small one.
Araba kullanırken çok dikkatli olamazsın.You cannot be too careful when driving.
Sözlüklerini kullanma alışkanlığı oluşturmaya gayret etmelisin.You should try to form the habit of using your dictionaries.
Bir sözlüğü nasıl kullanacağınızı biliyor musunuz?Do you know how to use a dictionary?
Sözlüğünü nasıl kullanacağını öğrenmelisin.You should learn how to use your dictionary.
Sermayeni iyi şekilde kullanmalısın.You must employ your capital well.
Sen benim yeni arabamı kullanabilirsin.You may use my new car.
Yatımı kullanabilirsin.You are welcome to the use of my yacht.
Kuralı bozdun.You broke the rule.
Kurallara uygun davranmalısın.You must act in accordance with the rules.
Kurallara uymalısın.You should conform to the rules.
Her şey hakkında çok kuşkulusun.You're too suspicious about everything.
Herhangi bir kulübe üyemisin?Do you belong to any clubs?
Senin gerçekten müzik kulağın var.You really have an ear for music.
Hiç kurşun kalemin var mı?Do you have any pencils?
Ehliyet almak için halen çok küçüksün..You're still too young to get a driver's license.
Hafızan kuvvetli.You are strong-minded.
Artık sınavı geçtiğine göre, kendi başına araba kullanabilirsin.Now that you have passed your test, you can drive on your own.
Hangi kulübe üyesin?Which club do you belong to?
Hangi yatağı kullanmak istiyorsun?Which bed do you want to use?
O kötü alışkınlıktan kurtulmalısın.You must get rid of that bad habit.
Bu kutunun neyden yapıldığını biliyor musun?Do you know what this box is made of?
Bu kutunun neyden yapıldığını biliyor musunuz?Do you know what this box is made of?
Bu arabayı kullanabilirsiniz.You can use this car.
Bu şansı kullanmalısınız.You should make use of this chance.
Televizyon kulesinin ne kadar yüksek olduğunu biliyor musunuz?Do you know how high the television tower is?
Sürücü belgenin kullanım süresi doldu.Your driver's license has expired.
Telefonunuzu kullanabilir miyim?May I use your phone?
Seninki ile karşılaştırıldığında benim arabam küçük.Compared with yours, my car is small.
Yalnızca yüreğinin sesine kulak ver.Just follow your heart.