Ana içeriğe geç
Sözlük

ku ile cümle

ku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom kullanılmamış yeni bir araba satın aldı.Tom bought a brand-new car.
Tom bana bir kuş kafesi yaptı.Tom made me a birdcage.
Tom küçük porsiyon bir pasta aldı.Tom got a small portion of pie.
Keşke Tom benim küçük erkek kardeşim olsa.I wish Tom were my younger brother.
Eğer varsa, Tom'un seçimi kazanmasına dair küçük bir ümit var.There is little, if any, hope that Tom will win the election.
Asla Tom'dan haber almanın hayalini kurmadım.Never did I dream of hearing from Tom.
Sonunda telefon kulübesini görünceye kadar koşmaya devam etti.Tom ran and ran, until at last he saw the telephone booth.
Tom Chris'e onun eşarbını sevmediğini söylediğinde, o ondan kurtuldu.When Tom told Chris he didn't like her scarf, she got rid of it.
Genellikle hangi sözlüğü kullanıyorsunuz?Which dictionary do you often use?
Genellikle hangi sözlüğü kullanıyorsun?Which dictionary do you often use?
Her kuralın bir istisnası vardır.There is an exception to every rule.
Hangi kredi kartlarını kullanabilirim?Which credit cards can I use?
Tony geçen yıldan beri Kumamoto'da yaşamaktadır.Tony has lived in Kumamoto since last year.
Tony yeşil alanlar ve küçük, sessiz köyler gördü.Tony saw green fields and small, quiet villages.
Herhangi bir yerde caddeyi geçmeden önce iki yöne bakmak iyi bir kuraldır.It's a good rule to look both ways before you cross the street anywhere.
Turnuvadaki zaferini kutlamama izin ver.Let me congratulate you on your victory in the tournament.
Bir kutuyu nasıl yaparsınız?How do you make a box?
Bir kutu nasıl yapılır?How do you make a box?
Bu pompayı nasıl kullanacağımı bana gösterir misiniz?Could you show me how to use this pump?
Sonunda eski arabamızdan kurtulduk.We finally got rid of our old car.
Lütfen bir sürü kurşun kalem al.Please get a lot of pencils.
Niçin saçını kurutuyorsun?Why are you drying your hair?
Ondan kurtulmak istiyorum.I want to get rid of it.
Böyle bir küçük düşürmeye nasıl katlanabilirsin?How can you bear such a humiliation?
Lütfen beni bu ağrıdan kurtar.Please rid me of this pain.
Lütfen beni bu ağrıdan kurtarın.Please rid me of this pain.
Ben tuvaletinizi kullanabilir miyim, lütfen?Can I use your toilet, please?
Ben tuvaleti kullanabilir miyim?May I use the toilet?
Ben tuvaletinizi kullanabilir miyim?May I use your toilet?
Tuvaletinizi kullanabilir miyim?May I use your toilet?
Çadırı kurmak yarım saatimizi aldı.It took us half an hour to set up the tent.
TV için uzaktan kumanda nerede?Where's the remote control for the TV?
Kanepenin altında bir TV uzaktan kumandası var.There is a TV remote control under the couch.
Televizyondan gelen en küçük bir ses bile konsantrasyonumu bozuyor.Even a small sound from the TV interferes with my concentration.
Ben bir tenis kulübünün üyesiyim.I belong to a tennis club.
Masanın üstünde küçük bir fincan ve bir yumurta var.There is a small teacup and an egg on the table.
Tırnaklarını yeme alışkanlığından kurtulmalısın.You must get rid of the habit of biting your nails.
Küçük şeyler hakkında yaygara koparmayın.Don't make a fuss about trifles.
Küçük şeylerle onu rahatsız etmeyin.Don't trouble him with trifles.
Kırlangıç kuşu yazın habercisidir.The swallow is a sign of summer.
Telefonu bir süre kullanabilir miyim?May I use the telephone for a while?
Telefonunu kullanabilir miyim?Can I use your telephone?
Çantama bir süre göz kulak ol.Keep an eye on my bag for a while.
Küçük bir dil uzun bir yol kat eder.A little language goes a long way.
Bir an için bavuluma göz kulak olur musun?Could you keep an eye on my suitcase for a moment?
Küçük bir kaza yüzünden birkaç uçuş ertelendi.A couple of flights were delayed on account of a minor accident.
En küçük şeylerden depresyona girerim.I get depressed by the slightest things.
Bel biraz küçük.The waist is a little small.
Dans kulübüne nasıl katılmak istersin?How would you like to join the dance club?
Dansçının her bir hareketi kusursuzdu.Each movement of the dancer was perfect.
Gemide sadece küçük bir mürettebat var.The tanker has only a small crew on board.
Kimse kuş sineği görmedi.Nobody has seen the bird fly.
Bu sözlüğü herhangi biri kullanabilir.Anyone can use this dictionary.
Tarantula kurbanını çok çabuk yakaladı.The tarantula seized its victim very quickly.
Değişiklik olsun diye kafanı kullan.Use your head for a change.
Sigara kullanmıyorum.I don't smoke.
Uzağa gitsen bile, telefon üzerinden birbirimizle temas kurmaya devam edelim.Even if you go far away, let's keep in touch with each other over the phone.
Onların sadece küçük bir kızı vardı.Only one little daughter did they have.
Yanında iki kutu bedava ayakkabı cilası ile birlikte onlar sadece 50 dolar.They're only $50 with two cans of shoe polish free of charge.
Deve kuşunun kanatları vardır ama uçamaz.The ostrich has wings, but it cannot fly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod