Kötü soğuk algınlığımdan kurtuldum.I have recovered from my bad cold.
Ben kötü soğuk algınlığımdan henüz kurtulmadım.I have not got rid of my bad cold yet.
O kadar çok soğuktu ki ellerimizin kullanımını kaybettik.It was so cold that we lost the use of our hands.
Bir kazma sert zemin yüzeyleri parçalamak için kullanılan uzun saplı bir araçtır.A pick is a long handled tool used for breaking up hard ground surfaces.
Küçük çocuk palyaço görünce, o, dilini yuttu.When the little boy saw the clown, the cat got his tongue.
Lütfen külot ve sütyenin hariç tüm elbiselerini çıkar.Please take off all your clothes except your underpants and bra.
Avcı kuşa ateş etti.The hunter shot at the bird.
Cadılar Bayramı kutlu olsun!Happy Halloween!
Sevgililer Günün kutlu olsun.Happy Valentine's Day.
Sevgililer Günün kutlu olsun!Happy Valentine's Day.
Halley'in Kuyruklu yıldızı her seksen yılda bir uğrar.Halley's Comet comes round once every eighty years.
Halley kuyruklu yıldızı 2061 yılında geri dönecektir.Halley's Comet will come back in 2061.
Kasırganın kurbanları üç gündür gıdanın tadına bakmadı.The victims of the hurricane have not tasted food for three days.
Çantaya göz kulak olun.Keep an eye on the bags.
Bir sinek kuşu bir kelebekten daha büyük değildir.A hummingbird is no larger than a butterfly.
Bir alternatif olarak tereyağı yerine margarin kullanabilirsiniz.You can use margarine as a substitute for butter.
Dr. Patterson, işaret dili kullanarak bir goril ile iletişim kurdu.Dr. Patterson communicated with a gorilla using sign language.
Bilgisayar kullanma kılavuzu yazabilen bir kişi arıyorum.I am seeking a person who can write a personal computer manual.
Kişisel bilgisayarını yalnız başına kullabilir.She alone is able to use the personal computer.
Otobüs durağı oldukça kullanışlı.The bus stop is quite handy.
Otobüs durağında uzun bir kuyruk yoktu.There was not a long queue at the bus stop.
Otobüs kuzeye gidiyordu.The bus was heading north.
Pilotlar havaalanıyla telsiz yoluyla iletişim kurarlar.Pilots communicate with the airport by radio.
Barbara'nın başarısı kuşkusuz.Barbara's success is beyond question.
Harvard Üniversitesi, 1636'da kuruldu.Harvard University was founded in 1636.
Benim boğazım kuru.My throat feels dry.
Yarasa, bir kuş olmaktan ziyâde, bir sıçandır.A bat is no more a bird than a rat is.
Sarımsak yemeğin lezzetini artırmak için kullanılır.Garlic is used to improve the taste of food.
New York'un nüfusu Tokyo'nunkinden daha küçüktür.The population of New York is smaller than that of Tokyo.
Mutlu bir gülümsemeyle görünüşü kurtarabilirsiniz.You can save face with a happy smile.
Sen Nick'i küçümsüyorsun, değil mi?You despise Nick, don't you?
Bir nikel beş kuruş değerinde bozuk paradır.A nickel is a five-cent coin.
Sivilcelerimden kurtulamıyorum.I can't get rid of my pimples.
Ne küçük bir dünya!What a small world!
Ne küçük bir televizyon seti! Gerçekten işe yarıyor mu?What a small television set! Does it really work?
Ne kadar çok kitap! Onlar üniversite kütüphanesine mi ait?What a lot of books! Do they belong to the university library?
Ne güzel bir kuş!What a beautiful bird it is!
Kullandığın hoş bir araba.That's a nice car you're driving.
Gerçekten bu araba küçük ama o güçlü.Indeed this car is small, but it is powerful.
Neden o her zaman oğlunu küçük düşürür?Why does he always run his son down?
Makasla kesmek yerine kumaşı niçin yırtıyorsun?Why did you tear the cloth instead of cutting it with scissors?
Kutuyu niçin açtın?Why did you open the box?
Niçin kulaklarınız o kadar büyük?Why are your ears so big?
Bıçağı kullandıktan sonra lütfen onu olduğu yere geri koyduğundan emin ol.After using the knife, please be sure to put it back where it was.
Bıçak ve çatal kullanımı ile ilgili olarak bir kural vardır.There is a rule concerning the use of knives and forks.
O bir bıçak olarak kullanılabilir.It can be used as a knife.
Ben en küçük lekeyi görebilirim.I can see the tiniest spot.
Her kural için istisnalar vardır.There are exceptions to every rule.
Her küçük parça yardım eder.Every little bit helps.
En küçük bir çocuk bile böyle bir şeyin ne olduğunu bilir.Even the smallest child knows that kind a thing.
Hiçbir surette kutuyu açmamalısın.You must on no condition open the box.
Elbisemi bir kuru temizleyiciye göndermek istiyorum.I'd like to send my dress to a dry cleaner.
Tracy daha önce yemek çubuklarını hiç kullanmamıştı.Tracy had never used chopsticks before then.
Şimdi dolar için döviz kuru nedir?What is the exchange rate for dollars now?
Yen için döviz kuru dolar karşısında yükseldi.The exchange rate for the yen against the dollar has risen.
Kamyon kumu yere döktü.The truck dumped the sand on the ground.
Sürücüler trafik kurallarının farkında olmalı.Drivers should be aware of the traffic rules.
Tom onu yangından kurtardı.Tom saved her from the fire.
Tom uzun adama kuşkuyla baktı.Tom looked at the tall man suspiciously.
Tom kuşlara iyi bakar.Tom takes good care of the birds.