(Bir kuşun tüyleri birlikte hareket edermiş)(Vrána k vráně sedá)
(Bir kuşun tüyleri birlikte hareket edermiş)(Рыбак рыбака видит издалека)
Böylece kuşun kanı, akarsu, canlı kuş, sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplikle evi paklamış olacak.그는 새의 피와 흐르는 물과 산새와 백향목과 우슬초와 홍색실로 집을 정결케 하고
Böylece kuşun kanı, akarsu, canlı kuş, sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplikle evi paklamış olacak.и очистит дом кровью птицы и живою водою, и живою птицею и кедровым деревом, и иссопом и червленою нитью;
Böylece kuşun kanı, akarsu, canlı kuş, sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplikle evi paklamış olacak.וחטא את הבית בדם הצפור ובמים החיים ובצפר החיה ובעץ הארז ובאזב ובשני התולעת׃
Böylece kuşun kanı, akarsu, canlı kuş, sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplikle evi paklamış olacak.ويطهر البيت بدم العصفور وبالماء الحي وبالعصفور الحي وبخشب الارز وبالزوفا وبالقرمز.
Böylece kuşun kanı, akarsu, canlı kuş, sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplikle evi paklamış olacak.要 用 鳥 血 、 活 水 、 活 鳥 、 香 柏 木 、 牛 膝 草 、 並 朱 紅 色 線 、 潔 淨 那 房 子
Böylece kuşun kanı, akarsu, canlı kuş, sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplikle evi paklamış olacak.要 用 鳥血 、 活水 、 活鳥 、 香柏木 、 牛膝草 、 並 朱紅色 線 、 潔淨 那 房子
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor. Bunlar güneye uçuyor.Also, wie jeder vernünftige Vogel auch, zieht er gen Süden.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor. Bunlar güneye uçuyor.Dus, zoals elke verstandige vogel zou doen, gaat hij naar het zuiden.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor. Bunlar güneye uçuyor.Så, som enhver fornuftig fugl ville gøre, flytter den sydpå.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor. Bunlar güneye uçuyor. Tüm popülasyon güneye gidiyor.Giống như mọi loài chim biến nhiệt, chim ưng bay xuống phía Nam.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor. Bunlar güneye uçuyor. Tüm popülasyon güneye gidiyor.Kuten mikä tahansa järkevä lintu ne muuttavat etelään.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor. Bunlar güneye uçuyor. Tüm popülasyon güneye gidiyor.Zatem, jak każdy rozsądny ptak, przemieszcza się na południe.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor. Bunlar güneye uçuyor. Tüm popülasyon güneye gidiyor.Как поступила бы любая здравомыслящая птица, он перемещается на юг, вся популяция летит на юг.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor. Bunlar güneye uçuyor.Όπως θα έκανε λοιπόν κάθε λογικό πουλί, μετακινείται νότια.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor.Deci, asa cum ar face orice pasare inteligenta, migreaza spre sud.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor.De modo que, como cualquier pájaro haría, se mudó al sur.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor.Donc, comme n'importe quel oiseau raisonnable ferait, il migre vers le sud.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor.E così, come farebbe ogni uccello di buonsenso, lui si sposta a sud. Loro si spostano a sud.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor.그러니 상식적인 새라면 당연히
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor.Takže, ako by každý inteligentný vták urobil, odíde na juh. Idú na juh.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor.Tehát, ahogy bármely józan madár tenné, délre költözik.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor.Така че, както би направила всяка здравомислеща птица, той се движи на юг.
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor.לכן, כפי שכל ציפור הגיונית תעשה,
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor.إذاً، سيفعل الباز ما سيفعله أي طائر عاقل،
Böylece mantıklı bir kuşun yapacağı gibi, güneye uçuyor.飛んでいきます みなで南へと移動します
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Hihetetlen.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Fantastické. Toto je najvýnimočnejšiu migrácia zo všetkých dravcov.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Incredibile. Questa è la migrazione più straordinaria tra gli uccelli predatori.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Incredibil.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Increíble. Esta es la migración más extraordinaria de cualquier ave de rapiña.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Incroyable.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.굉장하죠. 맹금류 중에서는 가장 놀라운
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Ongelofelijk. Dit is de meest buitengewone migratie van alle roofvogels.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Thật khó tin.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Unglaublich. Das ist die außerordenlichste Wanderung eines Raubvogels überhaupt.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Uskomatonta. Tämä on mitä erikoisin vaellus saalistajalinnulle.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Utroligt.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Απίστευτο.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Невероятно.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Невероятно. Это самая необычайная миграция из всех хищных птиц.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.בלתי יאמן. זוהי הנדידה הכי לא שגרתית
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.هائل. هذه الهجرة عظيمة جداً
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.渡りの中では最長の 並外れた移動距離です
Bu kuşun yaptığı, kendi görüntüsüyle kavga etmek.Alors, ce que fait cet oiseau c'est lutter contre sa propre image.
Bu kuşun yaptığı, kendi görüntüsüyle kavga etmek.Azt csinálja, hogy nekirepül a saját tükörképének.
Bu kuşun yaptığı, kendi görüntüsüyle kavga etmek.Czemu ten ptak to robi? Walczy ze swoim odbiciem.
Bu kuşun yaptığı, kendi görüntüsüyle kavga etmek.Der Vogel bekämpft sein Ebenbild.
Bu kuşun yaptığı, kendi görüntüsüyle kavga etmek.Điều mà con chim làm là chiến đấu với chính hình ảnh của nó.
Bu kuşun yaptığı, kendi görüntüsüyle kavga etmek.Este mirlo pelea contra su propia imagen.
Bu kuşun yaptığı, kendi görüntüsüyle kavga etmek.이 새가 하는 일이란 자신의 모습과 싸우는 것입니다.
Bu kuşun yaptığı, kendi görüntüsüyle kavga etmek.O que este pássaro faz é lutar com a própria imagem.
Bu kuşun yaptığı, kendi görüntüsüyle kavga etmek.Pasărea se luptă cu propria imagine. Pasărea se luptă cu propria imagine.
Bu kuşun yaptığı, kendi görüntüsüyle kavga etmek.Quello che fa questo uccello è combattere contro la sua immagine
Bu kuşun yaptığı, kendi görüntüsüyle kavga etmek.Tento vták teda zvádza boj so svojím vlastným odrazom.
Bu kuşun yaptığı, kendi görüntüsüyle kavga etmek.To, co ten pták dělá je, že bojuje s vlastní představou.
Bu kuşun yaptığı, kendi görüntüsüyle kavga etmek.Wat deze vogel dus doet, is tegen zijn eigen evenbeeld vechten.
Bu kuşun yaptığı, kendi görüntüsüyle kavga etmek.Yang dilakukan burung ini adalah berkelahi dengan gambarnya sendiri.
Bu kuşun yaptığı, kendi görüntüsüyle kavga etmek.Αυτό που κάνει το πουλί είναι να πολεμάει την ίδια του την εικόνα.