Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Ahjussi, conosce il dolore di un uccello migratore? Si calma difficilmente.
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Ahjussi, cunoasteti suferinta unei pasari migratoare? Isi gaseste cu greu un cuib.
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Ahjussi, kennen Sie sich mit dem Trauer des Zugvogels aus? Er pendelt sich ein mit Schwierigkeiten.
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Ahjussi znasz smutek ptaka wędrownego? Osiada się z trudem
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Paman, apa kau tahu duka burung migran? DIa mengendap dengan kesulitan.
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Κύριε, ξέρετε την θλίψη ενός μεταναστευτικού πουλιού; Εγκαθίσταται με δυσκολία.
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Аджусси, вы знаете печаль кочующей птицы? Онас трудом привыкает к новым местам
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?آجوشي هل تعلم بـمأساة الطائر المهاجر؟ يستقر(في مكان ما) بصعوبة
Ama, bildiğiniz gibi, bir kuşun ne olduğu tartışmasına geldik.Aber ihr wisst, wir haben uns gerade gefragt, was ein Vogel sein kann.
Ama, bildiğiniz gibi, bir kuşun ne olduğu tartışmasına geldik.Ale, víte, právě jsme slyšeli diskusi o tom, co by mohli být práci.
Ama, bildiğiniz gibi, bir kuşun ne olduğu tartışmasına geldik.Ale, wiecie, właśnie wróciliśmy z dyskusji o tym, czym mógłby być ptak.
Ama, bildiğiniz gibi, bir kuşun ne olduğu tartışmasına geldik.Dar, știți, tocmai venim de la discuția despre ce ar putea să fie o pasăre.
Ama, bildiğiniz gibi, bir kuşun ne olduğu tartışmasına geldik.우리는 방금 새가 어찌될 것인가에 대한 논의로부터 출발했습니다.
Ama, bildiğiniz gibi, bir kuşun ne olduğu tartışmasına geldik.Mais nous venons d'avoir cette discussion sur ce qu'est un oiseau.
Ama, bildiğiniz gibi, bir kuşun ne olduğu tartışmasına geldik.Men vi kommer netop fra en diskussion om, hvad en fugl mon er.
Ama, bildiğiniz gibi, bir kuşun ne olduğu tartışmasına geldik.Pero, saben, acabamos de tener una discusión de lo que podría ser un pájaro.
Ama, bildiğiniz gibi, bir kuşun ne olduğu tartışmasına geldik.Però, vedete, abbiamo appena finito di parlare di come si possa definire un uccello.
Ama, bildiğiniz gibi, bir kuşun ne olduğu tartışmasına geldik.We bespraken zojuist wat een vogel zou kunnen zijn,
Ama, bildiğiniz gibi, bir kuşun ne olduğu tartışmasına geldik.Αλλα ξέρετε, μόλις λέγαμε για το τι μπορεί να είναι ένα πουλί.
Ama, bildiğiniz gibi, bir kuşun ne olduğu tartışmasına geldik.Но вот до меня на этой сцене проходила дискуссия о том, что это за создания - птицы.
Ama, bildiğiniz gibi, bir kuşun ne olduğu tartışmasına geldik.Но, знаете, току-що имаше дискусия "Какво може да бъде птица?"
Ama, bildiğiniz gibi, bir kuşun ne olduğu tartışmasına geldik.אבל, אתם יודעים, אנחנו רק הגענו מהדיון על מה ציפור עלולה להיות.
Ama, bildiğiniz gibi, bir kuşun ne olduğu tartışmasına geldik.ولكن ، كما تعلمون ، كنا للتو في مناقشة ماهية الطائر.
Ama, bildiğiniz gibi, bir kuşun ne olduğu tartışmasına geldik.鳥とは何でしょうか?
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Pointa je, že kojot přeběhne přes kraj za ním.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Rzecz w tym, że kojot zbiega z klifu zaraz za nim.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Ale vec je taká, že kojot vybehne mimo útesu hneď za ním.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Csakhogy a prérifarkas utánaugrik.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Dar problema e că lupul sare de pe stâncă după ea.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Doch die Sache ist, der Kojote rennt gleich nach ihm über die Klippe.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Il fatto è che il coyote gli corre dietro e si butta giù a sua volta.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.그런데 코요테도 따라서 절벽에서 떨어집니다.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Maar de coyote loopt achter hem aan van de klif.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Mais le fait est, le coyote court au-delà de la falaise après lui.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Mas o caso é que o coiote salta do penhasco atrás dele.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Men det er det ved det, at prærieulven løber ud over klippen efter ham.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Mutta kojootti juoksee sen perässä.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Namun yang menarik adalah serigala ini juga berlari untuk mengejarnya.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Nhưng con sói lại chạy khỏi cái vực ngay sau con chim cu.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Pero la cosa es que el coyote salta el acantilado tras él.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Το θέμα είναι ότι το κογιοτ πηδάει και αυτό από τον βράχο.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Але справа в тім, що Койот біжить з бескиду просто слідом за ним.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Но дело в том, что койот бежит с обрыва за ней.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Но и койота продължава след ръба на скалата след него.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.אך העניין הוא זה, הקויוט רץ מעבר לצוק מיד בעקבות הציפור.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.ولكن المشكلة .. ان الذئب يعدو خلفه عبر الجرف
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.面白い事に
Anka kuşuna benzeyen bir kuş,bu çorak kıyının küllerinden dışarı çıkıyorMột chú chim, giống như phượng hoàng, hiện ra từ đám bụi của bờ biển cằn cỗi này.
Anka kuşuna benzeyen bir kuş,bu çorak kıyının küllerinden dışarı çıkıyorO pasăre, ca un phoenix, iese din cenuşa acestui ţărm pustiu.
Anka kuşuna benzeyen bir kuş,bu çorak kıyının küllerinden dışarı çıkıyorTento pták jako Fénix povstává z popela této pustiny.
Anka kuşuna benzeyen bir kuş,bu çorak kıyının küllerinden dışarı çıkıyor'Ενα πουλί, σαν φοίνικας, ξεπρο- βάλει από τις στάχτες της ακτής.
Anka kuşuna benzeyen bir kuş,bu çorak kıyının küllerinden dışarı çıkıyorПодобно птице Феникс, жизнь возрождается здесь из пепла бесплодного побережья.
Anka kuşuna benzeyen bir kuş,bu çorak kıyının küllerinden dışarı çıkıyorציפור, הדומה לעוף-החול .מופיעה מתוך העפר בחוף העקר הזה
Anka kuşuna benzeyen bir kuş,bu çorak kıyının küllerinden dışarı çıkıyorالطير، شبه العنقاء، يظهر منه رماد هذا الساحل القاحل
(Bir kuşun tüyleri birlikte hareket edermiş)(chim cùng loại.)
(Bir kuşun tüyleri birlikte hareket edermiş)( fåglar av en fjäder flock tilsammans)
(Bir kuşun tüyleri birlikte hareket edermiş)(le piume di un uccello radunate insieme)
(Bir kuşun tüyleri birlikte hareket edermiş)(Ptaki zawsze latają razem)
(Bir kuşun tüyleri birlikte hareket edermiş)(Soort zoekt soort)
(Bir kuşun tüyleri birlikte hareket edermiş)(Vögel der selben Art)