Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Han är från BUsan, så han är lite kort i ton.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Hij komt uit Busan , dus is hij een beetje kortaf .
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Il vient de Busan, donc il est un peu laconique.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.On jest z Busan, dlatego jest trochę lakoniczny.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Είναι από το Μπουσάν, γι'αυτό είναι λιγάκι απότομος.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Он из Пусана, так что немного молчаливый.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın., הוא לא מדבר הרבה
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.وهو من بوسان ، لذلك فهو قليلا حذر.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.ああはい。
Bu şekilde sebep olmadığınız kusurlardan sorumlu tutulmayacağınızdan emin olabilirsiniz.Ainsi, vous pourrez vous assurer que vous ne serez pas tenu responsable de défauts que vous n’avez pas causés.
Bu şekilde sebep olmadığınız kusurlardan sorumlu tutulmayacağınızdan emin olabilirsiniz.Así se asegura de que no se le pidan responsabilidades por desperfectos que no haya causado.
Bu şekilde sebep olmadığınız kusurlardan sorumlu tutulmayacağınızdan emin olabilirsiniz.Näin varmistat, että et joudu vastuuseen vioista, joita et ole aiheuttanut.
Bu şekilde sebep olmadığınız kusurlardan sorumlu tutulmayacağınızdan emin olabilirsiniz.På så sätt säkerställer du att du inte ställs ansvarig för fel som du inte har orsakat.
Bu şekilde sebep olmadığınız kusurlardan sorumlu tutulmayacağınızdan emin olabilirsiniz.بذلك تتأكد من أنك لن تكون مسؤولاً عن الاعطاب التي لم تتسبب بها.
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.이 과학에 다른 점이 있다면, 과거 300년 이상 연구했던 수학에 기반을 둔 과학보다 더 일반적이라는 것이죠.
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.Deze wetenschap is anders, algemener dan de op wiskunde gebaseerde wetenschap van de afgelopen 300 jaar.
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.Ez a tudomány másfajta, általánosabb érvényű, mint a matematikai alapú tudományunk az utóbbi 300 év során.
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.Ta nauka jest inna, bardziej ogólna, niż nauka bazująca na matematyce, którą mamy od ostatnich 300 lat.
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.Тази наука е различна, по-обща от онези с математическата основа, която познаваме последните 300 години насам.
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.Эта другая наука, - более общая, чем основанные на математике науки, развивавшиеся за последние 300 лет
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.מדע זה הוא שונה, כללי יותר מאשר מדע מבוסס מתמטיקה שהיה לנו במשך 300 ומשהו שנים אחרונות.
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.هذه العلم مختلف، أكثر عمومًا، من العلوم المعتمدة على الرياضيات التي نعرفها في 300 عام مضت.
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.この300年我々の使ってきた 数学に基づく科学より もっと一般的なのです 一体どうやって自然は
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın."CA: "Olhem para este colibri tão giro a voar para o meu quartel-general".
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın."C'est plutôt, "regarde le jolie colibri qui s'introduit dans mon quartier général."
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın."E cam aşa: "Uite ce Colibri drăguţ zboară în centrul meu de comandă."
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın."E': "Guarda quel bel colibrì che vola nel mio quartier generale".
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın."Értem már: "Nézd ezt az édi kis kolibrit, ami itt röpköd a főhadiszállásunkon!"
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın.""Guck mal, was für ein süßer Kolibri da in mein Hauptquartier fliegt."
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın.""Kijk naar die leuke kolibrie die mijn hoofdkwartier komt binnengevlogen."
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın."사실 사람들은 "우리 본사로 날라 들어오는 저 벌새 참 귀엽지?" 그렇게 될 수 있죠.
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın."Se trata de, "Miren ese lindo colibrí volando por mis instalaciones".
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın.""Spójrz na tego uroczego kolibra który wleciał nam do kwatery głównej".
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın."Vlastně to znamená: "Podívej se na toho roztomilého kolibříka, který k nám vletěl do hlavního štábu."
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın."В действителност, това е нещо като:
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın.""Ой, какая милая колибри залетела к нам в штаб".
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın."זה למעשה, "תראה את הקוליברי החמוד הזה שנכנס לתוך המטה."
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın."في الواقع المراد أن يقال: "أنظر الى الطائر الطنان الظريف... .. الذي يحلق الى مركز شركتي."
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın."「ほら うちの本部の上を かわいらしいハチドリが飛んでいる」みたいな (笑)
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.온 이스라엘 가운데 압살롬 같이 아름다움으로 크게 칭찬 받는 자가 없었으니 저는 발바닥부터 정수리까지 흠이 없음이라
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.וכאבשלום לא היה איש יפה בכל ישראל להלל מאד מכף רגלו ועד קדקדו לא היה בו מום׃
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.ولم يكن في كل اسرائيل رجل جميل وممدوح جدا كابشالوم من باطن قدمه حتى هامته لم يكن فيه عيب.
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.以 色 列 全 地 之 中 、 無 人 像 押 沙 龍 那 樣 俊 美 、 得 人 的 稱 讚 . 從 腳 底 到 頭 頂 、 毫 無 瑕 疵
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.以色列 全 地 之中 、 無人像 押 沙龍 那 樣 俊美 、 得 人 的 稱讚 . 從腳 底 到 頭頂 、 毫無 瑕疵
Bu tür kusurlar, hiçkimsenin haberdar olmadığı kusurlardır.Ce sont des défauts inconnus de tous au moment de la vente du bien.
Bu tür kusurlar, hiçkimsenin haberdar olmadığı kusurlardır.De är fel som ingen känner till.
Bu tür kusurlar, hiçkimsenin haberdar olmadığı kusurlardır.Ne ovat vikoja, joista kukaan ei tiedä.
Bu tür kusurlar, hiçkimsenin haberdar olmadığı kusurlardır.Son defectos de los que nadie tiene constancia.
Bu tür kusurlar, hiçkimsenin haberdar olmadığı kusurlardır.Такими являются дефекты, о которых никому не известно.
Bu uçurumlarda yüz binlerce kuşun yavası varÎn aceste faleze sunt cuiburile a sute de mii de păsări de mare.
Bu uçurumlarda yüz binlerce kuşun yavası varTrên những vách đá này có tổ của hàng trăm nghìn loài chim biển.
Bu uçurumlarda yüz binlerce kuşun yavası varTýto útesy skýtají domov statísícům mořských ptáků.
Bu uçurumlarda yüz binlerce kuşun yavası varΣτα βράχια υπάρχουν φωλιές εκατοντάδων θαλασσοπουλιών.
Bu uçurumlarda yüz binlerce kuşun yavası varНа этих утёсах находятся гнёзда сотен тысяч морских птиц.
Bu uçurumlarda yüz binlerce kuşun yavası varבצוקים אלה נמצאים הקינים .של מאות אלפי עופות-ים
Bu uçurumlarda yüz binlerce kuşun yavası varفي هذه المنحدرات أعشاش لمئات الآلاف من طيور البحر
Bu yüzden kusura bakmayın ve size kendimi tanıtmama izin verin.Así que me disculpo, y me presento
Bu yüzden kusura bakmayın ve size kendimi tanıtmama izin verin.Tout d'abord, je m'en excuse et je me présente.
Canım kusura bakma, seni yalnız bıraktım.Siento mucho haber tardado, carino.
Canım kusura bakma, seni yalnız bıraktım.Съжалявам, че се забавих, скъпи. Готов ли си да тръгваме? Дааааааааа!