Bunu söylediğim için kusuruma bakmayın.Jangan ingatkan aku berkata seperti ini
Bunu söylediğim için kusuruma bakmayın.Je ne peux m'empêcher de vous dire.
Bunu söylediğim için kusuruma bakmayın.Nem szoktam ilyesmiket mondani.
Bunu söylediğim için kusuruma bakmayın.No me prestes atención por decirlo.
Bunu söylediğim için kusuruma bakmayın.No me prestes atención por decirlo.
Bunu söylediğim için kusuruma bakmayın.Non faccia caso a quello che ho detto.
Bunu söylediğim için kusuruma bakmayın.Proszę nie zwracać uwagi na to co mówię
Bunu söylediğim için kusuruma bakmayın.لا تشغلى بالك بما اقول
Bu pençeler yine sonsuzluk sembolü olan, deve kuşu tüyünü taşır.En deze dragen een struisvogelveer, ook een symbool van het eeuwige leven.
Bu pençeler yine sonsuzluk sembolü olan, deve kuşu tüyünü taşır.V nich drží pštrosí brk, také symbol věčného života.
Buradaki anahtar, kusurlar.Čiže kľúčom sú nedostatky.
Buradaki anahtar, kusurlar.Defectele sunt deci, cheia.
Buradaki anahtar, kusurlar.Die Schwächen sind also der Schlüssel.
Buradaki anahtar, kusurlar.Donc les défauts sont essentiels.
Buradaki anahtar, kusurlar.Dus de minpuntjes zijn hier van belang.
Buradaki anahtar, kusurlar.Entonces, los defectos son la clave.
Buradaki anahtar, kusurlar.I difetti sono la chiave.
Buradaki anahtar, kusurlar.Jadi kekurangan adalah kuncinya.
Buradaki anahtar, kusurlar.단점들이야말로 핵심이에요.
Buradaki anahtar, kusurlar.Nên những sai sót chính là chìa khóa.
Buradaki anahtar, kusurlar.Portanto, os defeitos são essenciais.
Buradaki anahtar, kusurlar.Szóval a kulcs, a hiba.
Buradaki anahtar, kusurlar.Więc to wady są tutaj kluczem.
Buradaki anahtar, kusurlar.Οπότε τα ελαττώματα είναι το κλειδί.
Buradaki anahtar, kusurlar.Истина в изъянах.
Buradaki anahtar, kusurlar.Отже істина в вадах.
Buradaki anahtar, kusurlar.Така че недостатъците са ключът.
Buradaki anahtar, kusurlar.החסרונות, אם כך, הם המפתח.
Buradaki anahtar, kusurlar.إذا العيوب هي المفتاح.
Buradaki anahtar, kusurlar.今までも よく言われてきました
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.이것은 기형 폐를 갖고 있었고 10분 만에 죽었습니다.
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Celui-ci avait une malformation du poumon, et est mort après 10 minutes, mais Alberto savait que
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Deze had een misvormde long en stierf na 10 minuten.
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Este tenía una malformación en un pulmón y murió a los 10 minutos, pero Alberto tenía la seguridad de que
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Ten miał niewykształcone płuca i zmarł po 10 minutach.
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Тот детёныш родился с недоразвитым лёгким, и он умер 10 минут спустя.
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.לפרט זה היו עיוותים בריאות והיא מתה לאחר 10 דקות,
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.فقد ولد بعيب في شكل الرئةمات على إثره بعد 10 دقائق من ولادته،
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.しかしアルベルトはクローン技術の
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Ceea ce avem este, într-un fel, o furtună pozitivă perfectă.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Ce qu'on a, d'une certaine façon, c'est une tempête positive.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.De certo modo, temos uma tempestade positiva perfeita.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Er is een ware storm van ontwikkelingen.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.지금 우리가 지니고 있는건 매우 긍정적인 방향으로의 변화입니다.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Lo que tenemos es, en cierto modo, una tormenta positiva perfecta.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Mert most értük el a kritikus tömeget.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Perché si è verificata la 'tempesta perfetta', in senso positivo.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Was wir haben ist, sozusagen, ein perfekter positiver Sturm.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.W pewien sposób mamy idealną, pozytywna burzę.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Онова, което имаме, в известен смисъл е една съвършена позитивна буря.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.מה שיש לנו, בעצם, היא סערה טכנולוגית מושלמת .
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.ما لدينا يمثل، بطريقة ما، عاصفة مثالية ايجابية.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.これが利用者主体の健康管理を築くのです
Buradaysa dirilişin sembolü olan Anka Kuşu var.Pak jsme dostali tohoto malého fénixe zde což je samozřejmě symbolem vzkříšení
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Cậu ta đến từ Busan, nên có hơi cộc lốc.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Dia berasal dari Busan, makanya dia sedikit kaku.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.E' di Busan, quindi é un pò rude.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.E din Busan , e putin mai taciturn.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Er ist von Busan, deshalb ist er ein bisschen zurückhaltend.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Fant je iz Busana, zato je nekoliko zadržan.